1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

17.03.2009 - Avrupa basınından özetler

İstanbul’daki Dünya Su Forumu, Fransa’nın NATO’nun askeri kanadına dönme isteği ve İsrail’de aşırı sağcı Avigdor Lieberman’ın dışişleri bakanlığına aday gösterilmesii bugünkü Avrupa basınında öne çıkan konular.

default

Fransız Le Monde gazetesi İstanbul’daki Dünya Su Forumu kapsamında kaleme aldığı yorumunda, BM’nin son raporunda alarm zilleri çaldığını, gelecek nesillere temiz içme suyu sunma konusunda zorluklar yaşanacağını belirtiyor:

“ ... Atmosferin gittikçe ısınıyor olması, içme suyu sorununu daha da yoğunlaştıracağa benziyor. 2030 yılında dünya nüfusunun hemen hemen yarısının, su temininin zor olduğu bölgelerde yaşayacağı saptanıyor. Bu nedenlerle su kaynaklarının dağılımı konusunda uluslararası gerginlikler de kaçınılmaz olacak. İşte İstanbul’da düzenlenen ve çok sayıda uzman ile siyasi liderlerin katıldığı Su Forumu’nda bu konuların konuşulması için fırsat doğuyor. Ümit edilir ki politikacılar su konusunda acilen alınması gerekli önlemleri görür ve uygularlar.”

Fransız Dernieres Nouvelles d’Alsace gazetesi, Fransa’nın NATO’nun askeri kanadına dönüş kararında parlamentonun devre dışı bırakılmasını üzücü buluyor. Gazete, Fransız hükümetinin kararını eleştirdiği yorumunda, “bu konuda 43 yıldan bu yana tüm siyasi partiler arasında görüş birliği mevcutken, bu ulusal mutabakatın yukarıdan gelen bir emirle bozulmaması gerekirdi” diyor ve şöyle devam ediyor:

“ ... Ne var ki Başbakan François Fillon, Parlamento’dan Cumhurbaşkanı’nın bu konudaki isteğini gözünü kırpmadan uygulamasını isteyecektir. Böylece Ulusal Meclis’te yapılması öngörülen gerçekçi ve çok yönlü tartışma ortamı yokedilmiş oluyor. Aslında sonucu önceden belli olmayan böyle bir meclis tartışması için fazlasıyla gerekçe bulunmaktaydı.”

Polonya’da yayımlanan muhafazakar “Rzeczpospolita” (Reşpospolita) gazetesi, İsrail’de kurulma aşamasında olan koalisyon hükümetine değindiği yorumunda, aşırı sağcı politikacı Avigdor Lieberman’ın dışişleri bakanlığına aday gösterilmesini sert bir dille eleştiriyor:

“...Lieberman İsrail’de yaşayan 450 bin Araptan kurtulmak için sınırları değiştirmek istiyor. Geri kalan Arapların da İsrail devletine sadakat açıklaması vermedikleri sürece vatandaşlık haklarını kaybetmelerini savunuyor. Bu durumda Batılı politikacıların İsrail’in yeni dışişleri bakanı ile bulaşmadan önce birkaç kez düşünmesi gerekeceği ortada. İsrail ile ilişkisi bulunan az sayıdaki Müslüman ülkeden politikacıların buna hiç yanaşmayacağı da belli. Ama onlar olmadan Ortadoğu’da barışı tesis etmek hayal olur. Bu nedenlerle Lieberman’ın İsrail diplomasisinin şefi konumuna gelmemesi gerekir.”

Avusturya’dan Kurier gazetesi de Lieberman’ın bölge için bir utanç kaynağı olacağını belirtiyor.

“... İsrailli barış eylemcisi Uri Avnery, ‘Lieberman ile karşılaştırıldığında Avrupa’daki aşırı sağcı politikacılar Jean Marie Le Pen ya da Avusturyalı Jörg Haider çok masum kalır’ diyor. Gerçekten de Avigdor Lieberman’ın dışişleri bakanlığına getirilmesi hiç istenmeyen bir durum olurdu. Hem İsrail’deki demokratlar hem de barış süreci için. Filistinlilerle barış istemeyen, İsrailli Araplara karşı ayrımcılığı kışkırtan, geniş bir alan üzerindeki Yahudi yerleşim birimlerini ülke topraklarına dahil etmeyi planlayan ve İsrail’de sadece siyonist devlete sadakat yemini edecek Arapları görmek istediğini söyleyen bir kişi, tüm bölge için bir utanç kaynağı olacaktır.”