1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

17.03.2009 - Alman basınından özetler

İsrail’de koalisyon oluşturma çabaları, Pakistan’daki siyasi gerginlik, AB’nin doğudaki komşularla işbirliğini güçlendirme politikası ve Opel’in kurtarılması tartışmaları, bugünkü Alman basınının öne çıkan konuları.

default

İsrail’de koalisyon hükümeti oluşturma çabaları, Pakistan’daki siyasi gerginlik, AB’nin doğudaki komşu ülkelerle işbirliğini güçlendirme politikası ve otomobil üreticisi Opel’in kurtarılması tartışmaları, bugünkü Alman basınının öne çıkan konuları.

Wetzlarer Neue Zeitung gazetesi yorumunda, İsrail’de oluşturulmasına çalışılan hükümetin barışı tesis edecek değil, barışı engelleyecek bir koalisyon hükümeti olacağı görüşünü savunuyor.

“ ... Oluşturulmaya çalışılan bu koalisyon hükümeti, Amerikan Başkanı Barack Obama’nın ilan ettiği ‘yoğun barış politikalarına’ karşı ‘yoğun barışı engelleme politikaları’ koyacaktır. Ancak Avrupa’dan ya da ABD’den gelecek uyarı niteliğindeki sözlerle İsrail’de oluşturulmasına çalışılan ‘barış karşıtı koalisyon’un durdurulması mümkün değil. Bu olsa olsa, -özellikle Netanyahu’ya karşı- baskı ve zorlama ile mümkün olabilir. Netanyahu, Annapolis’te üzerinde uzlaşılan barış sürecini ve bu sürecin sonunda bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını kabul etmek zorunda. Hem de önkoşul öne sürmeden. Bunu yaptığı anda, Zipi Livni ile koalisyonun önünde de hiçbir engel kalmaz.”

Financial Times Deutsc hland gazetesinin yorumu ise Pakistan’daki siyasi çalkantılarla ilgili.

“Acaba ABD, Pakistan’da sürekli iktidar kavgası içinde bulunan tarafların ve aşırı dinci güçlerin ülkeyi çöküntüye götürmesini engelleyebilecek mi, engelleyemeyecek mi? Pakistan’daki son gelişmeler ülkede istikrarın sağlanması yönünde atılmış adımlar mıdır, bunu şimdiden söylemek mümkün değil. Pakistan Cumhurbaşkanı’nın asgari demokratik oyun kurallarına uyulması için gösterdiği çaba ülkede biraz olsun sükunet sağladı. Ancak bu gelişmeler sonucunda Cumhurbaşkanı Zerdari’nin siyasi konumu zayıflarken, muhalefet lideri Navaz Şerif güçlendi. İşte ortaya çıkan bu siyasi durum, yeni anlaşmazlıkların kaynağı olabilir.”

Saarbrücker Zeitung gazetesinin yorumu ise AB dışişleri bakanlarının dün Brüksel’deki buluşmalarına ilişkin. Gazete AB dışişleri bakanlarının, Avrupa’nın doğusundaki komşularla daha sıkı işbirliğine girilmesi yönündeki talepleri konusunda gazete şu yorumu yapıyor:

“... AB, doğudaki ülkeleri kucaklama politikasını siyaseten ucuza mal edeceğini hiç sanmasın. Örneğin Beyaz Rusya Cumhurbaşkanı işine geldiği biçimde Brüksel ile kedi-fare oyunu oynadı. Büyük laflarla ilan edilen reformlar eksik bir biçimde uygulamaya konuldu. Ülkede büyük bir siyasi görüş değişikliğinden sözetmek mümkün değil. Böyle bir liderin -siyaseten- kucaklanması ne derece doğrudur, bilinmez. Ancak herşeye rağmen bu ülkeye ve ülkenin insanlarına işbirliği elinin uzatılması da elbette doğrudur.”

Weser-Kurier gazetesinin yorum konusu ise Almanya’da Opel otomobil işletmelerini ve işyerlerini kurtarma tartışmaları. Yorumda, Opel’in kurtarılması için anahtarın Beyaz Saray’da olduğu, Opel’in bağlı olduğu ana holding General Motors’a karar alması için 31 Mart’a kadar süre tanındığı hatırlatılıyor:

“ ... Opel’in bağlı olduğu Detroit’teki ana holdinge milyarlık ek devlet yardımları yapılacak mı, yapılmayacak mı? Asıl karar işte bu noktada çıkacak. Bu yüzden Berlin’de, Düsseldorf’ta, Wiesbaden’da, Mainz’da ya da Erfurt’taki Alman yöneticiler tüm siyasi çekinceleri bir tarafa bırakıp, Başkan Obama’yı, ya da en azından onun önemli bir danışmanını kazanmak zorundalar. Eğer bunu başarabilirlerse, işte ancak o zaman Opel’i kurtaracak ‘beyaz atlı şövalye’nin, yani ciddi bir yatırımcının aranmasına başlanabilir.”