1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

17.02.2009 - Alman basınından özetler

17 Şubat 2009 Salı gününün Alman gazetelerinde, bağımsızlığının birinci yıldönümünde Kosova, Alman Nasyonal Demokrat Parti'nin yasaklanması talepleri ve Alman ekonomisindeki gelişmeler öne çıkıyor.

default

Kieler Nachrichten gazetesi, birinci bağımsızlık yılını dolduran Kosova’nın durumunu şu satırlarla değerlendiriyor:

“Şimdiye kadar 54 devletin resmen tanıdığı küçük Kosova’ya ABD Başkanı da kutlama mesajı gönderdi ama bu küçük devlet tek başına ayakta kalacak duruma hala gelemedi. Balkan ülkeleri birbirine girdiğinde yanı başındaki yangını görmezden geldiğini unutmak isteyen Avrupa, Kosova’ya yardım etmek zorundadır. Avrupa ülkeleri, Kosova’nın eski Yugoslavya devletinin karmaşık yapısı içinde çıban başı olacağını bilmelerine rağmen bu sorunun kendiliğinden çözülmesini temenni etmekteydiler. Ama öyle olmadı. Avrupa’nın, sırtındaki kambur olarak gördüğü Kosova’ya yardım etme gönüllülüğünün azaldığını görüyoruz.”

Avrupa’daki bu yeni devletin hayatta kalma şansını değerlendiren Maerkische Oderzeitung gazetesi, bazı üyelerinin siyasi ve ekonomik nedenlerle tanımaya yanaşmadığı Kosova’ya AB tarafından yardım edilmesinin kaçınılmaz olduğunu savunuyor:

“Priştine yönetiminin yakında AB ve NATO’ya üye olmak istemesi yadırganacak bir durum. Uluslararası mahkemelerde Kosova’nın bağımsızlığına karşı mücadele veren Belgrad yönetimiyle Kosova arasındaki anlaşmazlık daha da büyüyecek. Hatta Sırp çoğunluğun yaşadığı bölgelerin Kosova’dan ayrılıp Sırbistan’a bağlanması bile mümkün. AB ve NATO, şimdilik buna fırsat vermiyor. Ancak günün birinde, himaye altında tutulan Kosova’nın geleceği hakkında karar vermek gerekecek.”

Hafta sonunda 6 bin dolayındaki aşırı sağcı ve Neonazi’nin toplandığı Dresden’deki olayların ardından Nasyonal Demokrat Parti’nin yasaklanması yolundaki taleplerin arttığına dikkat çeken Rhein-Neckar Zeitung gazetesinin yorumu şöyle devam ediyor:

“Aslında hafta sonunda cereyan eden olaylar parti kapatmanın ne kadar yararsız olacağını gösterdi. Çünkü Alman aşırı sağı giderek marjinal gruplara ayrılıyor ve sokaklarda gövde gösterisi yapan aşırı sağcıların çoğu da parti üyesi değil. Aşırı sağ, internet sayesinde parti örgütlenmesi olmadan da eylemlerini koordine edebiliyor. Devlet bu aşırı uçlarla mücadele etmek istiyorsa, önce yasaları sertleştirmelidir. Neonaziler'in Dresden’in şehir merkezini kulis olarak suiistimal etmelerine neden izin verildi? Oysa, Rudolf Hess’in mezarının bulunduğu ilçenin belediyesi, Hitler’in yaverinin ölüm yıldönümünde Neonaziler’in orada toplanmalarını yasaklamakla örnek bir davranışta bulunmamış mıydı?”

Berliner Zeitung gazetesi, Venezüella Devlet başkanı Hugo Chavez’in istediği anayasa değişikliğini halka onaylatmasını konu alan yorumunda şu satırlara yer veriyor:

“Chavez’in zaferini izah etmek kolay. Ülkenin sosyal problemlerine sahip çıkması, Chavez’in en önemli liyakatıdır. Ondan öncekiler fakirlik, yetersiz beslenme, kötü sağlık hizmetleri ve eğitim altyapısı gibi sorunlarla ilgilenmemişlerdi. Chavez son yıllardaki astronomik petrol gelirleri sayesinde ülkesinin sosyal sistemini düzeltmek için çok para harcadı. Venezüellalıların yarısı da taktir, sadakat ve oylarıyla ona teşekkür etti.”

Neue Osnabrücker Zeitung gazetesinin Alman ekonomisiyle ilgili son tahminleri konu alan yorumuyla basın özetlerini kapatıyoruz:

“Almanya Başbakanı’nın halkı alıştırmaya çalıştığı 2009’la ilgili kötü haberler peş peşe gelmeye başladı. Tahmin raporları, henüz ilkbahar belirtilerinin yer almadığı hava raporlarına benziyor. Tıpkı hava gibi konjonktür de eninde sonunda düzelir. Aradaki fark, konjonktürün düzelmesine yardımcı olunabileceğidir. Uzmanlar teşvik programıyla daralmanın tüketime yansımasının kısmen önlenebildiği görüşündeler. Tüketici de şimdiye kadar krizi pek hissetmedi. Ama kendimizi kandırmayalım ve kötü günlere hazırlıklı olalım. Uzmanlar da, beklenmedik olumlu havaya rağmen sonunda haksız çıkacaklarına üzülmesinler.”