1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

16.11.2011 - Alman basınından özetler

Aşırı sağcı terör ve Nasyonal Demokrat Parti'nin (NPD) yasaklanması için yeni bir girişim başlatılması tartışmaları, Alman basınının önde gelen konuları arasında yer alıyor.

default

Partinin kapatılması için başlatılan girişim 2003 yılında Anayasa Mahkemesi'nden dönmüş, Mahkeme, parti içinde Alman istihbaratına çalışan bağlantı adamlarının varlığını ret kararına gerekçe göstermişti.

Frankfurter Allgemeine Zeitung'un yorumu şöyle:

“Aslında pek çok şey zaten biliniyordu; bağlantı adamları arasında Neonaziler olduğu da. Zaten başka ne olacak ki?  İstihbaratın bağlantı adamlarının aşırı sağ çevrede yönetici pozisyonlarında provokatör rolü üstlendiği ve bunun için kendilerine maaş ödendiği de. Bugün bundan dolayı öfkelenenler, 2003 yılında Nasyonal Demokrat Parti'nin yasaklanması girişimini bağlantı adamlarının partideki varlığı nedeniyle reddeden Anayasa Mahkemesi'nin kararını bir okusun. Son cinayetlerde adı geçen Thüringer Heimatschutz grubunun adı orada da geçiyor. O zamanlar da bağlantı adamlarının işe yarayıp yaramadığı tartışılmıştı. Kelimeler insanın boğazında kalıyor. Bir terör cinayeti serisinin niye bu şekilde adlandırılmadığını sorgulamak gerek. Aşırı sağcı terörün, içine sızılması neredeyse imkânsız küçük grupların işi olması, buna bir neden olabilir. Ama bunun nedeni, zıvanadan çıkmış bu tür küçük grupların Anayasayı Koruma Teşkilatı içinde ya da çevresinde yer alması da olabilir. Salı günü kurulan soruşturma komisyonunun en başta incelemesi gereken alanlardan biri de işte budur.”

Berlin'de yayımlanan Tageszeitung gazetesi ise Mölln ve Solingen'de Türk ailelerin evlerinin ateşe verildiği döneme atıfta bulunarak, “Neonazi katil çeteleri, o zamandan bu yana yaşanan en büyük siyasî hasara yol açtı” diyor ve ekliyor:

“Resmi makamların işin içinde olduğu şüphesi güçlenirse, hukuk devletine güven büyük ölçüde zedelenecektir. Başbakan Angela Merkel'in, devletin can güvenliğini sağlayamaması nedeniyle kurbanların yakınlarından özür dilemesi gerekecektir. Merkel ayrıca Alman devletine güvenin yeniden kazanılabilmesi için bir şeyler düşünmek zorunda. Nasyonal Demokrat Parti'nin yasaklanması yeterli bir önlem değil. Daha ziyade, Türkleri aşağılayanların bu toplumda maalesef pek göze batmadığı gerçeği ile yüzleşmek gerek. Yani başka bir deyişle: Almanya'nın artık bir ırkçılık tartışması yürütmesinin zamanı gelmiştir.”

Neues Deutschland gazetesinin yorumunda ise şu satırları okuyoruz:

“Dönemin Sosyal Demokrat-Yeşiller koalisyon hükümeti sekiz yıl önce NPD'nin yasaklanması konusunda duvara tosladığından bu yana tartışma ikide bir yeniden alevleniyor. Ve sonra yine sönüyor. Nedeni ise hükümetin, yargı süreci önündeki en önemli engeli ortadan kaldırmaya yanaşmaması, yani Neonazi partisinin içindeki istihbarat ajanlarını açığa çıkarmaması ya da geri çekmemesidir. Bu ajanlar sadece bilgi kaynağı değil, aynı zamanda kısmen suça iştirak edenlerdir. Şu anki tartışmaların yine dikkatleri dağıtması ve asıl yapılması gereken ancak yapılmayan şeyi gölgelemesinden korkulur. Yani devletin faşizm karşısında aktif bir şekilde durması, kendi iktidar alanının içini eleştirel bir şekilde gözden geçirmesi ve aşırı sağı reddeden bir topluma örnek oluşturması.”

Handelsblatt gazetesi ise NPD'nin yasaklanması konusunda şu değerlendirmede bulunuyor:

“Sorun, aşırı sağ çevrede istihbarat için çalışanların, kendi ırkçı ya da şimdiki örnekte olduğu gibi şiddet eğilimli nasyonal sosyalist görüşlerini bir yana bırakmamasıdır. Daha da kötüsü, bu çevrelerde bağlantı adamları devletle yaptıkları iş ve resmi makamları nasıl alaya aldıkları ile övünüyorlar. Kimin aşırı sağcı, kimin muhbir olduğu ayırt edilmeden NPD'nin yasaklanması girişimi hem anlamsız olacaktır, hem de sonuç getirmeyecektir.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Beklan Kulaksızoğlu

Editör: Başak Özay

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız