1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

16.11.2009 - Alman basınından özetler

Enke'nin intiharının düşündürdükleri, ABD-Çin ilişkileri, iklim tartışmaları ve Alman Sosyal Demokrat Parti'nin hafta sonu yapılan kongresi, Alman gazetelerinin başlıca yorum konularını oluşturuyor.

default

Robert Enke'yle ilgili yorumlarla başlıyoruz basın turumuza.... Stuttgarter Zeitung, uzun süredir depresyon tedavisi gören ancak durumunu sürekli saklayan Enke'nin günümüz toplumunda yaygın bir sorunu gündeme taşıdığını vurguluyor:

“Robert Enke'nin korkunç sonu, küreselleşen dünyanın hızla artan taleplerine ayak uyduramamaktan korkan ve korkuları giderek artan insanların hislerini yansıtıyor. Bu bağlamda profesyonel futbol dünyasının katı bir şekilde başarıya odaklı, bazen insan ögesine yer olmayan ortamı, kaderci bir iç dinamikle kendi egolarını doyuran bir toplumla aynı özellikleri gösteriyor. Büyük iş dünyasının çarklarını çeviren işadamları, siyasetçiler ve yöneticilerin biraz olsun izana gelmeleri, Enke'nin bıraktığı miras olabilir.”

Frankfurter Allgemeine Zeitung ise yorumunda din duygusuna vurgu yapıyor:

“Hrıstiyanlığın temel dualarından birinin, bir futbol stadyumunda hep bir ağızdan okunabilmesi, dinler ve sembollerinin toplumsal yaşamdan uzaklaştırılmasını toplumsal ilerlemenin işareti sayan insanları düşündürmelidir. Cenaze törenleri, barbarlıktan uygarlığa geçişin ögelerinden olmuştur. Pazar günü yapılan törende onbinlerce insan Robert Enke'ye karşı son görevlerini işte bu şekilde yerine getirdi.”

Süddeutsche Zeitung ise ABD Başkanı Barack Obama'nın Asya turu ışığında Çin-ABD ilişkilerini konu alıyor.

“Çin dünya çapında petrol ve değerli metaller için verilen mücadelede giderek daha da agresifleşiyor. İklim değişikliğiyle mücadelede ciddi işbirliğine yanaşmıyor, uluslararası toplulukla aynı çizgiyi izleyeceği yerde kendi çıkarı için İran, Kuzey Kore gibi ülkelerin nükleer programlarına destek veriyor. Pekin yönetimi maalesef her düzlemde, ABD'nin partneri değil ekonomik rakibi olmak istediği işaretini veriyor. Akılcı bir Çin politikasında bu zorluğun gözönüne alınması gerek. Çin ile ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi ve Çin'in uluslararası örgütlere daha sıkı bir şekilde bağlanması doğru yoldur. Ancak Obama, Çin’in küreselleşmenin getirdiği dengesizliklerin düzeltilmesine yardımcı olmadan küreselleşmeden en çok yarar sağlayan ülke konumunu devam ettiremeyeceği mesajını da açıklıkla vermelidir.”

Aralık ayında Kopenhag'da yapılacak iklim zirvesi öncesinde ülkelerin karbondioksit salınımı ile ilgili miktarlar üzerinde hala uzlaşmaya varamaması, umutları azaltıyor. Frankfurter Rundschau'nun yorumu şöyle:

“Zirvenin iptal edilmesi daha hayırlı olur. Mega zirvede Kyoto'nun yerini alacak yeni bir anlaşmanın zaten imzalanamayacağının ortaya çıkması insana bunu dedirttiriyor. Devlet ve hükümet başkanları, bakan, memur, çevreci ve gazetecilerden oluşan yaklaşık 10 bin katılımcının Kopenhag'a gidip zaman öldürmek yerine evlerinde oturmasıyla bile karbondioksit salınımından büyük tasarruf edilebilir… Zirvenin iptali doğru bir tepki olabilirdi. Ama riske atılan şeyin büyüklüğü, yani gezegenimizin geleceği bizi aktif olmaya zorluyor. Önümüzde yerine getirilmesi gereken ödevin önemi göz önüne alındığında teslimiyete yer kalmıyor.”

Alman Sosyal Demokrat Parti'nin genel seçimlerde uğradığı hezimetin ardından hafta sonunda yapılan parti kongresinde köklü değişikliklere imza atıldı. Nürnberger Nachrichten gazetesinin yorumu şöyle:

“Sosyal Demokrat Parti ölmedi. Mirasını savaşmadan Sol Parti, Hrıstiyan Birlik Partileri ve Yeşiller arasında paylaştırmaya niyeti yok. Geleceği için savaşma iradesi gösteriyor. Parti bu mesajı kamuoyuna gönderebilmesini herşeyden önce yeni Başkan Sigmar Gabriel'e borçlu. Gabriel, parti kongresinde şık bir rejiyle gözleri geçmişin yasından geleceğe çevirmeyi, ekip çalışması ve atağa geçme iradesini yaymayı başardı. Sosyal demokrasinin başında 2005 yılından bu yana ilk kez bu umudu yayabilen biri var.”

© Deutsche Welle Türkçe


Derleyen: Beklan Kulaksızoğlu

Editör: Murat Çelikkafa