1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

16.11.2005 - Avrupa basınından özetler...

Alman ve diğer Avrupa basınında bugün Ortadoğu’daki gelişmeler, Almanya’da Sosyal Demokrat Parti’deki yönetim değişikliği, Fransız yönetiminin aldığı yeni güvenlik kararları ve İsviçre – Türkiye maçı gibi konular dikkat çekiyor.

Almanya’da Sosyal Demokrat Parti’nin eski Doğu Almanya kökenli Matthias Platzeck’i genel başkanlığa seçmesini “Münchner Merkür” şöyle yorumluyor:

“Yeni Genel Başkan Platzeck’in partisinde köklü bir değişim yapması gerekiyor. Sosyal Demokratlar eski kimliklerini yitirdi. Diğer yandan parti, koalisyon ortağı muhafazakarlarla somut başarılara imza attıkça parti tabanı ile kabinede yer alan Sosyal Demokrat bakanlar arasındaki uçurum büyüyecek. Buna paralel Platzeck’in daha çok soruya yanıt bulması gerekecek. Bu yanıtlar, yeni Genel Başkan’ın, bir yandan partisinin Sosyal Demokrat ruhunu korurken, diğer yandan politik gelişmelere uyum sağlayıp sağlayamadığını gösterecek.”

Konuyla ilgili “Neue Osnabrücker Zeitung”un yorumu:

“Platzeck’in şimdiye kadarki başarıları takdiri hak ediyor. Ama genel başkanlık seçiminde geniş destek bulmasını, sadece Platzeck’in kişiliği ile açıklamak mümkün değil. Bunda, Sosyal Demokrat Parti’nin başbakanlığı muhafazakarlara kaptırmış olması ve Platzeck’in selefi Franz Müntefering’in başarısız yönetimin ardından derin bir nefes alma umudu da etkili oldu.”

“Die Welt” gazetesine göre ise Platzeck, partisinin iki önde gelen ismi Gerhard Schröder ve Franz Müntefering’in aksine “girişimci ve öğrenme hırsı ile dolu bir vatandaş” profili çiziyor. “Frankfurter Allgemeine” de Sosyal Demokrat Parti Kongresi’nin, Schröder’in ve Müntefering’in vedası olsun, Platzeck’in seçimi olsun, duygusal bir kongreye dönüşmesini iki nedene bağlıyor. Bunlar, parti içi iktidar krizinin çözülmesi ve partinin muhalefete düşmemesi.

Alman “Süddeutsche Zeitung”, Ortadoğu’daki gelişmeleri “Günün Konusu” başlığı altında kapsamlı şekilde değerlendiriyor. Gazete, ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’ın arabuluculuğu ile İsrail ile Filsitin yönetimleri arasında sağlanan sınır anlaşmasını, “Acizler evinde umut” başlığı ile yorumluyor. Makalede, “Filistinliler, Refah sınırının açılması ile daha iyi bir hayata kavuşacaklarına inanıyor” deniyor. Bir başka yazıda ise Rice’ın, Ortadoğu politikasında Henry Kissenger’in döneminin “aktif pazarlık diplomasisi”ne geri döndüğü belirtiliyor. “Arafat’ın uzun gölgesi” başlıklı yorumda ise geçtiğimiz günlerde Yaser Arafat’ın, birinci ölüm yıldönümünde sönük biçimde anıldığını belirtilerek “Pek çok politikacı, Arafat’ın siyaset sahnesinden çekilmiş olmasından memnun” deniyor.

Lüksemburg’da yayımlanan “Luxemburger Wort” adlı gazetenin yorumu da İsrail ile Filistin arasında varılan anlaşma ile ilgili:

“Gazze Şeridi - Mısır sınırının 25 Kasım’da açılacak olması tarihi bir adım. Bu adım sınır trafiğinin kontrolünün de ötesinde bir anlam taşıyor. Filistinliler, 1967’deki Altı Gün Savaşları’ndan beri ilk kez kendi dış sınırlarını denetler hale gelecek. Filistin halkının uzun süreden sonra ilk kez dünyaya açılan bir kapısı olacak.”

İngiliz gazetesi “Daily Telegraph” ise Filistin Özerk Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas’ı “aşırı güçleri kontrol altına almak konusunda beceriksiz” olarak niteliyor. Yazıda, İsrail’e yönelik tehdide rağmen sınır anlaşmasının Filistin bölgelerine umut getirmek için gerekli olduğu belirtiliyor.

Irak ile ilgili ABD’deki gelişmeler de gazetelerin yorum köşelerine yansıyor. “Süddeutsche Zeitung” Amerikan Senatosu’nun Bush hükümetinden Irak’daki gelişmeler ile ilgili düzenli rapor talep ettiğini belirterek “Ama Senato, eğer Demokratlar’ın asker çekme takvimini kabul etseydi, ikinci bir Vietnam için yeşil ışık yakmış olurdu” yazıyor.

Fransız gazetesi “Liberation”, Fransa’da uzatılan olağanüstü hal uygulamasını yorumluyor:

“Olağanüstü hal başlatıldığında tartışmaları beraberinde getirdi. Bu uygulamanın uzatılması ise sadece gereksiz değil, aynı zamanda tehlikeli. Devlet güç gösterisi yapıyor. Ama sokağa dökülen gençleri korkutmak için değil, seçmenlerin aşırı sağcıların kucağına düşmesini engellemek için. Ama aşırı reaksiyonlar, zayıflık göstergesidir. Devletin hiçbir neden yokken görevlendirdiği koruyucu melekler, olası bir polsi develtinin canavarlara haline dönüşebilir.”

Avusturya gazetesi “Der Standart“ Fransa’daki olaylar ile ilgili Cumhurbaşkanı Jacques Chirac’ın önceki akşam yaptığı konuşmayı “1955’de ülkesinde sosyal alandaki uçurumu kapama sözü veren Chirac, bu sefer verdiği sözü yerine getirmeli” şeklinde yorumluyor.

Türk Milli Takımı’nın 2006 Dünya Kupası yolunda bu akşam İsviçre’ye karşı oynayacağı maç da gazetelerde konu ediliyor. “Süddeutsche Zeitung”, “İsviçreliler, kendi evlerinde kazandıkları zaferden sonra Türklerin yılgın tepkisi ile karşılaştı” yazıyor. “Die Welt”, İsviçre takımının fanatik taraftarlarca “Cehenneme hoşgeldiniz” yazılı pankartalarla karşılamasını “90 dakika öncesinde tadımlık cehennem” başlığı ile okurlarına aktarıyor.

Frankfurter Allgemei ise maç dolayısı ile Türk kökenli, Avrupa parlamenteri Cem Özdemir ile futbol ve entegrasyon konulu bir söyleşiş yapmış. Özdemir söyleşi de “Geleceğim modern Alman’ı Hamit ya da Ahmet ismini taşıyabilir” diyor. Özdemir, gelecekte Alman takımında Türk kökenli futbolcuların oynaması durumunda Almanya’nın içeride ve dışarıdaki imajının değişeceğini savunuyor.

  • Tarih 16.11.2005
  • Hazırlayan Derleyen: Tuba Tuncak
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AboU
  • Tarih 16.11.2005
  • Hazırlayan Derleyen: Tuba Tuncak
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AboU