1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

16.09.2011 - Avrupa basınından özetler

Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ve İngiltere Başbakanı David Cameron’un Libya’ya dün yaptıkları sürpriz ziyaret ve Kaddafi sonrası dönemde Libya’nın geleceği, bugünün Avrupa basınında öne çıkan yorum konuları.

default

Avusturya'nın başkenti Viyana'dan Der Standard gazetesinin ‘Çocuk yuvası prensibi' başlıklı yorumu şöyle:

“Başkumandanlar Sarkozy ve Cameron ikilisi, Trablus koşusunu kazandı. Türkiye Başbakanı Erdoğan’a sadece birkaç saatlik fark attılar. Erdoğan diplomatik zarafet göstererek Paris ve Londra'dan gelen son dakika yolcularıyla protokolde bir çakışma yaşanmaması için Tunus ziyaretini uzattı. Dış politikada çocukça rekabet güdüsü galip geldi. Peki tüm bunlar ne anlama geliyor? Çocuk yuvalarında hızla koalisyonlar kurulması, atılganlık ve öğretmenin takdirini kazanmak önemlidir. Bu, stratejiden ziyade taktiktir ve her gün yeniden karar verilir. Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy'nin Libya emellerinin arkasındaki de işte bu politika.”

Fransız Le Figaro gazetesi de Libya ziyaretini Sarkozy açısından ele elıyor:

“Bingazi’deki Tahrir Meydanı’nda aldığı alkışlar, Sarkozy için görev döneminin en güzel anlarından olsa gerek. Kaddafi rejimine karşı ayaklanmanın başlangıcından yedi ay sonra bu, Fransa’nın, devrimin başarısı ve Arap Baharı’nın demokratik çabalarına destek vermede merkezi rol oynadığını gösteriyor. Kaddafi henüz bulunamamış olsa da, çatışmalar sürse de ve yeniden imar önünde büyük zorluklar bulunsa da, Sarkozy ve Cameron bu coşku anının ve kararlılıklarının getirdiği başarının tadını çıkardı.”

Avusturya'dan Salzburger Nachrichten ise ‘Para ve özgürlük' başlıklı yorumunda Libya savaşının arkasındaki nedenleri irdeliyor:

“Libya’da konu sadece demokrasi ve özgürlük değil. Petrol ve doğalgaz rezervleri de  bir o kadar rol oynuyor. Çöldeki güneş enerjisi de gelecekte büyük rol oynayacak. Bu, özellikle de çölden gelecek hammadde akışına bağımlı olan Avrupa için geçerli. AB şimdiye kadar Libya ham petrolünün baş alıcısıydı ve şimdi de en kısa zamanda bu konuma yeniden ulaşmak istiyor. Ancak Libya petrolüne duyulan aşk, yeni tehlikeleri de  beraberinde getiriyor. Libya muhalefetinin iktidar ve muazzam para uğruna verilen savaşta bölünmüşlüğü giderek daha açık bir hal alıyor.”

İtalyan La Repubblica gazetesinin yorumunda ise şu satırları okuyoruz:

“Libya’da devletin fiyaskoyla sonuçlanacağı gibi bir kehanette bulunulamaz. Silahlı kabilelerin askerî çatışmalarından ibaret bir siyasetin ülkeyi kanlı bir kaosa sürüklemesi, Afganistan'dakine benzer şekilde Libyalı aşiret reislerinin de yabancı ülkelerin pis işlerdeki çıkarları tarafından desteklenmesi gibi. Tarihin bizi olumlu bir şekilde şaşırtacağından yola çıkalım. Kaddafi’nin yarın pes edeceğini ve savaşın birden sona ereceğini, binlerce ailenin, öldürülmüş, sakat kalmış, işkence görmüş yakınlarının öcünü almaktan feragat edeceğini düşünelim. Ve Geçici Ulusal Konsey’in, üzerinde çalıştığı yeni bir devlet kurma projesini hayata geçirmede başarılı olduğunu…”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Beklan Kulaksızoğlu

Editör: Ahmet Günaltay

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız