1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

16.09.2010 - Avrupa basınından özetler

Bugünkü Avrupa basını, Romanları sınırdışı etmesi nedeniyle Fransa ile AB arasında yaşanan gerginliği ele alıyor.

default

Avusturya'dan Die Presse, Fransa'nın Romanları sınırdışı etmesi nedeniyle AB ile yaşadığı sorunu masaya yatırıyor. Yorum şöyle:

"Fransa Avrupa'da gücünü artırdı, ancak bir Cumhuriyet olmasının getirdiği özgürlük, eşitlik ve kardeşlik gibi prensipleri bu yeni durumda kullanmaya hazır değil. Fransa sosyal bir sorun haline gelen Romanlar konusunu başka birilerinin sırtına yükleyebilir. Kendi sanayiine ve çalışanlarına öncelik verip, iç pazar kurallarını ihal edebilir. Fransa'da yönetimdeki elitler bunu kendi bakış açılarına göre doğal görüp yapabilirler, çünkü ulusları büyük, AB içinde güçlüler ve bugüne kadar hiç kimseyi de ülkeden kovmadılar. Burada ilginç olan, bu tutumun diğer bazı ülkeler üzerinde olumsuz sonuçlara yolaçması. Böyle bir durum AB'nin sonunu hazırlar ve AB'yi ulusal çıkarların oyuncağı haline getirir."

İspanya'dan sağ liberal El Mundo gazetesi ise aynı konuyla ilgili yorumunda, şu görüşlere yer veriyor:

"Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, kendi kendisine hâkimiyeti ve aklını kaybediyor. Lüksemburglu AB temsilcisi Viviane Reding, Fransa'nın Romanlara yönelik uygulamasını, Nazi döneminde Yahudilerin sürgüne gönderilmesine benzeterek talihsiz bir örnek seçmiş oldu. Ancak konunun özünde haklı. Sarkozy yönetimi, sadece yabancı düşmanı olmakla kalmayıp, aynı zamanda AB hukukunu da ihlal eden, geniş çaplı bir sınırdışı operasyonunu öngören bir politika izliyor."

İtalya'dan sol liberal La Repubblica aynı konuyla ilgili yorumunda, Avrupa'da hakim olan yeni bir korkuya dikkat çekiyor:

"Avrupa'da yeni bir korku var. Bu kez karavanlarda yaşayan, renkli giyinen insanlar bu korkuya neden oluyor. Bu korku, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin, AB'nin Adalet ve Temel Haklardan Sorumlu Üyesi Viviane Reding tarafından nazik olmayan bir muameleye revâ görülmesine neden oluyor. Aynı korku, Sarkozy'nin İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi'den de doğrudan destek görmesini sağlıyor. Bu korkunun sonucu, nezakete hiç de uymayan tarihi bir dönüm noktası. Üstelik sadece özgürlükler ülkesi Fransa için değil, Avrupa'yı Avrupa yapan diğer temel düşünce ve değerler açısından da."

Hollanda'nın de Volkskant gazetesi ise yorumunda sorunda Romanlar'ın da payı olduğunu ileri sürüyor:

"Romanlar konusunda Nazilerin işlediği suçları tez olarak dile getirenler, Romanlar sorununu da bulandırmış oluyor. Burada Doğu Avrupa'da eskiden beri dışlanan, Batı Avrupa'da da hiçbir biçimde uyum sağlayamamış bir halk grubu söz konusu. Batılı hükümetlerin Romanları topluma entegre etme girişimlerinin başarısı oldukça sınırlı kaldı. Bu durumu, 'izlenen politikanın başarısızlığı' diyerek bir kenara itmek, basit olur. Oysa Romanlar da izole olmalarında sorumluluk taşıyor. Kültürlerine sıkı sıkıya bağlılar ve yaşadıkları ülkelerin kurallarına, onlara özel koşullara uymaya eğilimli değiller. Elbette geniş kapsamlı bir sınırdışı uygulaması doğru yanıt değil. AB içinde her vatandaş, birey olarak muamele görme hakkına sahip."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Topçu

Editör: Murat Çelikkafa