1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

16.08.2012 - Alman basınından özetler

Almanya’nın Hamburg eyaletinde Müslüman derneklerle imzalanan Hak Eşitliği Antlaşması ve Yunanistan’ın durumu bugünkü Alman basınında öne çıkan yorum konuları.

Ein Käufer entnimmt einem Zeitungsständer mit den Tageszeitungen Die Welt und Frankfurter Allgemeine Zeitung am Freitag (06.08.2004) das Nachrichtenmagazin Der Spiegel. Wie schon die FAZ, kehren nun auch die Axel Springer AG und der Spiegel-Verlag in ihren Print- und Online-Publikationen zur alten Rechtschreibung zurück. Auch der S¸ddeutsche Verlag will sich anschlieflen. Die Deutsche Presse-Agentur dpa will ein Meinungsbild bei den Kunden einholen, auf dessen Grundlage eine Entscheidung in Zusammenarbeit mit den anderen deutsch-sprachigen Nachrichtenagenturen gefällt werden soll. Foto: Ulrich Perrey dpa/lno

Symbolbild deutsche Presseschau Presse

Hamburg'da eyalet yönetimi, Sünni dernekler ve Alevi cemaati arasında imzalanan “Hak Eşitliği Antlaşması” konusunda Stuttgarter Zeitung’un yorumu şöyle:

“Antlaşma, ülkemizde İslam’ın ne kadar güçlü bir şekilde kökleştiğini gösteriyor. Bu nedenle İslam’ın tanındığına dair önemli bir jest. Hatta belki bir model de olabilir. İslam ile Protestan Kilisesi arasında din dersi konusunda planlanan işbirliği başarılı olursa sınırlar aşılır, önyargılar azalır. Kağıtta yazan her şey hayata geçirilecek diye bir şey yok. Ama Müslüman temsilciler bu vesileyle anayasadaki değerlere bağlılıklarını bir kez daha ilan ettiler. Bunu sadece bir laf olarak önemsiz görenler, işi çok hafife alıyor demektir.”

Frankfurter Rundschau gazetesinin yorumu ise şöyle:

“Eğer İslam, İçişleri Bakanı’nın vurguladığı gibi Almanya’nın bir parçası değilse, artık en azından Hamburg’un bir parçası. Eyalet yönetimi, üç Sünni dernek ve Alevi cemaati arasında imzalanan antlaşmanın maddeleri kısmen yeterince net değil ama sembolik nitelikte. Sünni ve Alevilere yönelik asıl önemli mesaj, kent halkının tanınan bir parçası olduklarıdır. Hamburg’daki antlaşma Türkiye’ye örnek olabilir. Çünkü antlaşma ile Alevilere Türk devletinin şimdiye kadar tanımaya yanaşmadığı haklar tanınıyor.”

Westdeutsche Allgemeine Zeitung ise Yunanistan’daki mali krizi konu alıyor:

“Euro’nun geleceği ile ilgili muharebe artık çoktandır Yunanistan’da değil, İspanya, Fransa ve İtalya’da veriliyor. Zar zor oluşturulan Atina hükümeti ülkeyi boğmadan son derece katı tasarruf önlemlerini uygulamak gibi zorlu bir görevle karşı karşıya. Avrupa’nın tarihî çekirdeğini oluşturan ülkede siyasî istikrarı güvenceye almak uğruna bu katı koşullar biraz yumuşatılamaz mı? Sorunun acımasız yanıtı: Hayır. Yunan kamu maliyesini güçlü şekilde sağlamlaştırma yoluna bir kez girildi ve bu yoldan çıkılırsa, olsa olsa kemer sıkmaktan inleyen halka kısa süreli bir rahatlama sağlanır. Ama tasarruf karşıtlarına yanlış mesaj verilmiş olur. Şu an Yunanistan’a gerçek anlamda yardım edebilecek tek şey, rekabet gücünün artırılması ve devlet yapısının işlerliği için yapılacak yatırımlardır. Avrupalı partnerlerden ek para gelmesine tek gerekçe bu olabilir. ”

Berlin’de yayımlanan Tagesspiegel gazetesi ise Başbakan Antonio Samaras’ın durumunu irdeliyor:

“Samaras’ın imrenecek yanı pek yok. Yunan Başbakanı haziran ayında seçildikten sonra iflasın önüne geçebilmek için uluslararası kreditörlerin koşullarını yerine getirmeyi taahhüt etti. Ama Samaras’ın da mucize gerçekleştiremeyeceği artık açıkça görülüyor. Yunanistan’da özellikle de sıradan vatandaşın son iki yılda son derece sert kısıntıları göğüslemek zorunda kalmasına anlayış gösterilebilir. Ancak Samaras’ın bazı noktalarda gerekli reform iradesini göstermemesi antlaşılamaz. Örneğin Yunanistan’daki memur ordusunun küçültülmesi işini planlanandan daha ağıra aldı. Başbakan Merkel önümüzdeki hafta kendisiyle yapacağı görüşmede bu konuda ısrarcı olduğunu göstermeli.

Die Zeit gazetesi ise ihracat politikası ile ilgili Avrupa ülkelerinin Almanya’ya yönelttiği eleştirileri değerlendiriyor.

“Almanya’nın ihracattaki başarıları sayesinde krizi hafif atlatması, doğrudan komşularına da yarıyor. Almanya’da özellikle de önde gelen ihracat sektörlerinde ücretler yine artıyor. Yani ek satın alma gücü oluşuyor, bunun bir kısmı ithal malları ya da güney ülkelerine yapılan seyahatler için harcanıyor. Yani Almanya’yı komşularının sırtından ihracat politikası yürütmekle suçlamak saçmalıktır.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Beklan Kulaksızoğlu

Editör: Ahmet Günaltay

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız