1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

16.06.2011-Alman basınından özetler

Bugünkü Alman gazetelerinden seçtiğimiz yorumlar ağırlıklı olarak Yunanistan’daki mali krizin hükümet kirizine dönüşmesini mercek altına alıyor.

default


Süddeutsche Zeitung, Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu’nun ülkesinin içinde bulunduğu krizin tam ortasında istifa edebileceğini açıklamasının, ülkenin yeni bir başlangıca ihtiyacı olduğunu en iyi gösteren sinyal olduğunu belirtiyor. Yorumun devamını okuyoruz:

“Yunanistan’ın kurtuluşunun yükü toplumun sadece bir kesimi tarafından omuzlanamaz. En akılcı yol, hemen yeniden seçimlere gitmek yerine, iktidardaki sosyal demokrat Pasok ile muhafazakar muhalefetin bir ulusal birlik hükümeti oluşturması olur. Ancak iki büyük siyasi cephenin birlik oluşturması sanıldığı gibi kolay görünmüyor. Muhalefet şimdiden seçim kampanyası başlatmış durumda ve işbirliğine girmek için, önerilen tasarruf paketi konusunda AB ile yeniden görüşmelere gidilmesini şart koşuyor. Öte yandan AB maliye bakanları da Yunanistan’a yapılacak milyarlık mali yardımlar konusunda görüş birliği sağlayamıyor. Şimdi AB’nin Atina’daki ortağının da iktidardan çekilmesi tehlikesi baş göstermiş durumda. Papandreu tasarruf paketini belki parlamentoden geçirebilir. Ama yasayı uygulamaya koyması, halk buna rıza göstermeyeceğinden olanaksız gibi görünüyor.”

Handelsblatt gazetesi, en kötü durumda Yunanistan’ın liderlikten yoksun bir şekilde kaos ortamına düşebileceğini, bunun ise AB para birliği açısından öngörülmesi zor sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor:

“Böyle bir durum oluştuğunda, Euro Bölgesi ülkelerinin Yunanistan’ın borçlarının ertelenmesine ilişkin sonu gelmez tartışmalar yapma lüksü olamaz. Atina hükümetinin elle tutulur bir borç silme girişimine ihtiyacı var. Almanya ile Avrupa Merkez Bankası yetkilileri, Yunanistan’ın özel alacaklılarına, ülkenin batık eski devlet tahvillerini yenileriyle değiştirme teklifinde bulunuyor. Bu tahvillerin de Euro Kurtarma Fonu’nun güvencesi altında olacağını vurguluyorlar. Buna karşılık bankaların da faizleri düşürmeleri ve borç vadelerini uzatmaları isteniyor. Ortaya atılan bu çözüm önerisi, herkesin işine yarayacak bir teklif.”

Frankfurter Allgemeine Zeitung, bir noktanın çoğu kez unutulduğunu, onun da, istihdam piyasasında yapılan son reformlar sayesinde Yunanistan’ın daha adil bir konuma geldiği ve genç neslin bu durumdan memnun olduğu gerçeği olduğunu belirtiyor. Gazete, yorumunun devamında şu görüşleri savunuyor:

“Eskiden belirli meslek grupları devlete kendi taleplerini adeta dikte ederler ve başka gruplarla rekabet ortamının doğmasına izin vermezlerdi. Yunan halkı bu duruma bir anlamda göz yumardı. İşte bu konudaki hoşgörünün gittikçe azalmakta olduğu göze çarpıyor. Bu ise Yunanistan açısından herhalde mali krizin olabilecek en olumlu sonucu olarak algılanabilir. Ancak endişe yaratan durum, çok sayıda genç ve eğitimli Yunan'ın valizlerini toplamış, ülkelerini terketmeye hazır durumda beklemeleridir.”

Die Zeit gazetesinden seçtiğimiz yorum ise farklı bir konuda. Gazete, Batılı ülkelerin Libya konusunda gösterdikleri hassasiyeti neden Suriye konusunda göstermediklerini irdelediği yorumda şu görüşleri savunuyor:

“Libya’da doğru olarak kabul edilen politikalar, yani sivil halkı korumak üzere askeri müdahalede bulunmak, neden Suriye için de geçerli değil? Neden himaye ilkesi Libyalılar için geçerli de Suriyeliler için değil? Zira, iyi niyetli olmak her zaman iyi sonuçlar doğurmuyor! Çünkü Libya’ya müdahale sadece etik olarak değil, siyasi ve askeri açıdan da mümkün görünüyordu ve tüm çelişkili duruma ve geri adımlara rağmen Libya’da başarılı olma şansı hala mevcut. Aynı şeyi Suriye için söylemek mümkün değil!”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Çelik Akpınar

Editör: Beklan Kulaksızoğlu

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız