1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

16.05.2006 - Alman basınından özetler...

16 Mayıs 2006 tarihli Alman gazetelerinde işlenen çeşitli konular arasında Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün göçmen çocuklarının durumuna ilişkin, 17 ülkede yaptığı eğitim araştırmasıyla ilgili yorumlar öne çıkıyor.

Düsseldorf’da yayımlanan Handelsblatt’tan alıntılarla başlıyoruz basın turumuza: “Sorunun iki açıdan ele alınması gerekiyor. Uyum politikaları açısından bakıldığında tüm çocuklara çocuk yuvası zorunluluğu getirilmesi, velilerin mali yüklerinin azaltılası ya da zorunlu dil kursu uygulamalarının yürürlüğe girmesi gerekiyor. Eğitim politikaları açısından ele alındığında ise okullarda tam gün eğitime geçilmesi ve Almanca öğrenimini teşviki kaçınılmaz. Ancak eyaletler bu programlar için kaynak yetersizliğinden yakınıyor. Federal Eğitim ve Araştırma Bakanı ise bu konunun eyalet yönetimlerinin tasarrufundan çıkarılıp ülke genelinde tek tip uygulamaya gidilmesini savunuyor. Bunun için de Almanya’da çok uzun süredir gündemde olan fedaralizm reformunu bir an önce gerçekleştirip, eyaletler ve merkezi hükümet arasındaki arasındaki doğrudan işbirliği yasağını kaldırmaları gerekiyor.“

Münih’te çıkan Abendzeitung ise konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yapıyor: “Herhalde daha beteri olamazdı: Sınıf amacına ulaşamadı! Göçmen çocukların teşvikini konu alan Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün son araştırmasından bu sonucu çıkarabiliriz. Diğer ülkelerde, çocuğun ülkede kalış süresi uzadıkça eğitim seviyesi de iyileşiyor. Ancak Almanya’da neredeyse tam tersi bir durum söz konusu. Bu konudaki önlemler çok daha önceden alınmalıydı. Tabii bu önlemler sadece göçmen ailerin çocuklarıyla sınırlı olmamalı.“

Son olarak Nürnberger Nachrichten’den bir alıntı yapıyoruz: “Sonuçlar ayrıntılı bir şekilde incelendikçe, durumun vahameti daha da belirginleşiyor. Son altı yıldır yabancı düşmanlığının artış gösterdiği Danimarka ve Belçika’nın Flaman bölgeleriyle Almanya dışındaki hiçbir ülkede ikinci kuşak göçmenlerin eğitim seviyesi, ebeveyinlerinden daha geride değil. Burada Almanya’nın uyum politikasının iflası açıkça gözler önüne seriliyor. Edmund Stoiber’in önerdiği türden yaptırımlarla bu sorunun üstesinden gelinebileceğine inanmak safdillik olur.“