1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

16.04.2012 - Alman basınından özetler

Bugünkü Alman gazetelerinin ağırlıklı konuları hafta sonu İstanbul’da yapılan İran’ın nükleer faaliyetleriyle ilgili görüşmeler ve Afganistan’da Taliban’ın düzenlediği şiddetli saldırılar.

Frankfurter Rundschau, Batılı güçler ile Rusya ve Çin'in hafta sonu İran'la İstanbul'da yaptığı görüşmeleri ele alıyor. Yorum şöyle:

“Nükleer görüşmede, İran'ın uranyum zenginleştirmeyi durdurması ve kendisine uygulanan yaptırımların gevşetilmesi karşılığında nükleer tesislerini sıkı denetimlere açması konusunda sağlanan uzlaşmanın, sadece zaman kazanmaya yönelik olduğu kesin. Karşılıklı olarak tanınıp, kabul edilecek, bölgesel barış antlaşmaları ve büyük güçlerin güvenlik konusunda vereceği güvenceyi kapsayan bir barış planı olmaksızın, Ortadoğu'daki nükleer sorun çözümlenemez. Bunun alternatifi de savaş olur.”

Berliner Zeitung'un aynı konuyla ilgili yorumu ise şöyle:

"BM Güvenlik Konseyi'nde veto yetkisi olan müzakereleri yürüten ülkeler ile Almanya'nın önümüzdeki altı haftayı çok daha ihtiyatlı ve etkili müzakareler için kullanma konusunda uzlaşması sadece umut edilebilir. Çünkü ne İran, ne de İsrail zamanı ve faaliyetlerini durdurmuş değil: İran'daki santraller atom bombasının hammaddesi olan uranyumu zenginleştirmeye devam ediyor. İsrail hükümeti ise nükleer müzakerelerin başarılı olacağına inanmıyor ve bu görüşmelerin kendisini durdurmasına izin vermek istemiyor.”

Bugünkü gazetelerin geniş yer ayırdığı bir başka konu ise Afganistan'da radikal İslamcı Taliban'ın ‘ilkbahar operasyonu' adı altında, başta başkent Kabil olmak üzere ülkenin birçok kentinde düzenlediği saldırılar. Mannheimer Morgen saldırıları şöyle yorumluyor:

“Hiç kimse kendi ordusunu kontrol altına almadığı sürece, bağımsız, egemenliğini sağlamış bir Afganistan'ı mümkün kılacak düzenli, aşamalı bir geçişin yaşanması yönündeki beklentisi de tam bir komediye dönüşür. İsyancılar düzenledikleri sansasyonel, şiddetli operasyonlarla çarpışma güç ve kabiliyetlerini kanıtlamak istiyorlar. Ancak stratejileri uzun vadede, ülkenin korunmasında görev yapan askerî birliklerin müdahalesini bekleme prensibine dayanıyor. Şayet ülke bölünürse, Afganistan bunun ardından büyük olasılıkla, Taliban'la barış görüşmeleri yürütmek ya da iç savaş arasında bir tercihin yapılacağı yol ayrımına gelecek. Hindikuş'un geleceği pek de umut vaat etmiyor.”

Hannoversche Allgemeine Zeitung ise yorumunda şu görüşleri savunuyor:

“Diplomlatlardan, bundan sonra da intihar saldırıları düzenlemeye devam edecek suçlularla aynı masaya oturmasını istemek zor. Ancak buna rağmen sadece askerî yöntemlerin Afganistan'a yardım etmeyeceği ortada. Şayet Batılı ülkeler 2014 yılında Afganistan'ı küçülmüş, aşağılanmış bir kaybeden olarak terk etmek istemiyorsa, o zaman düşmanları ile müzakereler yürütmek zorunda. Bunu ne kadar erken yaparlarsa o kadar iyi olur.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Topçu

Editör: Hülya Köylü

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız