1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

16.03.2010 - Alman basınından özetler

Doğu Kudüs’te yeni yerleşim birimleri inşa etmekte ısrar eden İsrail ile ABD arasında tırmanan gerilim ve Almanya’nın artan silah ihracatı bugünkü Alman gazetelerinde ele alınan başlıca yorum konularını oluşturuyor.

default

Münih merkezli Süddeutsche Zeitung, “İsrail: 2, ABD: 0” başlığıyla yayımladığı yorumda, İsrail’le yaşanan yerleşim birimleri krizinde hamle sırasının ABD’de olduğunu belirtiyor:

“İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, geçen hafta ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’in ülkesindeki temasları sırasında, yeni yerleşim birimleri inşa edileceğini duyuran koalisyon ortağı Şas Partisi’ni cezalandırmayı düşünmediğini ortaya koydu. Netanjahu gerilimi daha da tırmandırarak ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’un söz konusu kararın geri çekilmesi yönündeki talebine de kulak asmadı. Sorun yerleşim birimlerinin inşaatlarına ne zaman başlanacağının açıklanması değil elbette. Sorun inşaatlara başlanacak olması. (…) Netanyahu açısından, siyasi geleceğine dair endişeleri, Amerika’nın İsrail’in geleceğiyle ilgili kaygılarından daha önemli. İsrail ABD’ye şimdiye kadar iki kez meydan okudu. Önce ABD Başkan Yardımcısı sonra da Dışişleri Bakanı üzerinden. Bu oldukça etkileyici bir oran. Şimdi hamle sırası ABD’de. Ancak Washington hangi yöntemlerle İsrail'i yola getirebilir ki? Netanyahu, ABD’nin İsrail’e, İsrail’in ABD’ye olan bağımlılığından daha çok ihtiyaç duyduğunun farkında. Bu yüzden ABD’nin İsrail’le yaşanan sinir harbini kazanma şansı bulunmuyor.”

Nürnberger Nachrichten gazetesinin aynı konudaki yorumunda da şu satırlar dikkat çekiyor:

“İsrail şimdiye kadar uluslararası hukukun gereklerinden son derece şüpheli davranışlarla sıyrılmayı başardı. Çoğu İsrail hükümeti bu konudaki eleştirileri kabul etmiyor. Her İsrail hükümeti milli çıkarları Ortadoğu’nun kalıcı barışa kavuşturulmasına tercih etti. Ancak kriz bölgesini felce uğratan Netanyahu gibi isimlerin günlerinin sayılı olduğunu söylemek mümkün. En azından Washington yine bu gidişata boyun eğmezse.”

Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü SIPRI’nin verilerine göre, Almanya’nın silah ihracatı son beş yıl içinde ikiye katlandı. Westdeusche Zeitung’un, Almanya’nın silah ihracatında dünya üçüncülüğüne yükselmesiyle ilgili değerlendirmesi şöyle:

“Roket ve bombalardan arındırılmış bir dünya tabiî ki arzulanan bir hedef. Ancak güçlü devletler güçsüzleri boyunduruk altına aldığı, uçaklar gökdelenleri parçaladığı, teröristler kendileri gibi düşünmeyenleri bombaladığı müddetçe silah ticareti devam edecektir. Şayet Almanya silah satmazsa, bunu Rusya, Çin, ABD ya da en kötü ihtimalle kural tanımaz ülkeler yapacaktır. (…) İşin iyi tarafı, çoğu tank, savaş gemisi ya da savaş uçaklarının, hiçbir zaman kullanılmamak niyetiyle satın alınıyor olması.”

Heidelberg merkezli Rhein-Neckar Zeitung'un aynı konudaki yorumunda da şu satırları okuyoruz:

“Askerî malzeme satışı sadece birçok şirketin değil binlerce insanın ve ailelerinin de ayakta kalmasını sağlıyor. Bu düşüncenin gayesi elbette savaş araç ve gereçlerinin satışını masumlaştırmak değil. Ancak şimdi hükümeti eleştiren Yeşiller Partisi de örneğin 1999'da iktidar ortağı iken Sırbistan'ın havadan bombalanmasına yeşil ışık yakmıştı. Demek, silah ihracatından kötüsü de olabiliyor...”

© Deutsche Welle Türkçe


Derleyen: Meltem Karagöz

Editör: Ahmet Günaltay

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız