1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

15.12.2011 - Alman basınından özetler

Alman gazetelerinin ağırlıklı konuları aşırı sağla mücadele, Cumhurbaşkanı Christian Wulff’un geçmişte aldığı özel kredi nedeniyle eleştirilmesi ve Almanya’da hükümet ortağı Hür Demokrat Parti içindeki krizin büyümesi.

default

Neue Osnabrücker Zeitung aşırı sağla mücadele konusundaki görüş ayrılıklarını masaya yatırıyor: 

“Federal İçişleri Bakanı, Neonazilerle ilgili oluşturulacak veri bankası konusunda Adalet Bakanı ile münakaşa halinde. Hükümet ortakları Hrıstiyan Birlik ve Hür Demokrat Parti her zaman olduğu gibi Neonazilere ait verilerin depolanması ile ilgili yeni düzenlemede de anlaşmazlığa düştü. Aşırı sağcı Nasyonal Demokrat Parti'nin (NPD) yasaklanması konusu eyaletlerin arasını bozdu. Bazı parlamenterler Neonazi terör hücresi ile ilgili skandalın açıklığa kavuşturulması için Federal Meclis'ten özel savcı görevlendirmesini talep ederken, başkaları bir meclis araştırma komisyonu kurulmasını istiyor. Bazı başka parlamenterler de Federal Meclis'in eyalet temsilcileriyle birlikte bir komisyon kurması gerektiğini savunuyor. Kimileri de bunların tamamını bir arada düşünüyor. Ancak kesin olan bir şey varsa, o da şu ana kadar hiçbir adımın uygulamaya geçirilmemiş olması.”

Frankfurter Rundschau gazetesi Cumhurbaşkanı Christian Wulff’un Aşağı Saksonya Eyaleti Başbakanlığı yaptığı sırada aldığı özel krediyle ilgili eyalet parlamentosunu yanlış yönlendirdiği suçlamalarını ele alıyor. Gazeteye göre Wulff güvenilirliğini zedeledi:

“Cumhurbaşkanlığı görevinde bulunan kişinin, temsil etme ve seçkin konuşmalar yapma yeteneğinin yanı sıra önemli bir noktaya daha sahip olması gerekir: O da sık sık dile getirilen ‘makama saygı’yı, o makamda oturana karşı da duymamız, hissetmemiz  için gerekli olan inandırıcılık ve güvenilirlik. Wulff, bir cumhurbaşkanından beklenen talep ve istekleri yerine getiremedi. Bunun sadece Wulff’un özel kredi almasıyla değil, diğer olaylarla da ilgisi var. Özellikle de Aşağı Saksonya Eyaleti Başbakanı iken, aldığı bu krediyi Eyalet Parlamentosu’ndan gizlerken sergilediği davranışla... Ayrıca Wulff’un olan biteni sözcüsü aracılığıyla 'açıklığa kavuşturmaya' çalışırken benimsediği tarzla ilgisi var. Wulff bunu yaparak bu ‘büyük makam' için ne kadar ‘küçük' olduğunu göstermiş oldu.”

Almanya'da hükümetin küçük ortağı Hür Demokrat Parti'de (FDP) sular durulmuyor. Partinin gençleşme ve yenilenme sürecinde kendisine bel bağlanan 32 yaşındaki Genel Sekreter Christian Lindner’in dün istifa etmesi, gazetelerde büyük yankı buldu. Düsseldorf’ta yayımlanan Handelsblatt gazetesi istifayı hükümet açısından ele alıyor:

“Merkel’in koalisyon ortağı Hür Demokrat Parti yoğun bakımda ve uzun bir güçsüzlük döneminden sonra şimdi ani bir ölüm tehlikesiyle karşı karşıya. Başbakan Yardımcısı Philipp Rösler, Hür Demokrat Parti genel başkanlığı ve federal ekonomi bakanlığı görevleri arasında yorgun düşmüş durumda. Ve Hür Demokrat Parti yeni yönetim döneminde de giderek daha derin bir siyasi anlamsızlığa doğru batıyor. Bu durum yüzünden koalisyonun büyük ortağı Hrıstiyan Birlik partileri içinde, Sosyal Demokrat Parti ile bir büyük koalisyona gitmeye yoğun bir biçimde kafa yoranlar var. Ancak bu stratejilerin hepsinde, Sosyal Demokratlar açısından Merkel’e kurtarıcı elini uzatmak için ortada bir neden olmadığı göz ardı ediliyor."

Bonn’da yayımlanan General-Anzeiger ise Hür Demokrat Parti Genel Sekreteri Lindner’in istifasını şöyle yorumluyor:

“Lindner’in istifası, Hür Demokrat Parti Genel Başkanı Philipp Rösler için son şans. Rösler istifanın ardından çok hızlı bir biçimde genel sekreterlik görevine getireceği güvenilir bir politikacı aradı. Ancak bu şekilde partinin düşüş eğilimini durduramayacak. Rösler artık nihayet söz verdiği gibi parti içinde işlerin yoluna girmesini sağlamalı, aksi takdirde kendisi teslim olmak zorunda kalacak.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Topçu

Editör: Ercan Coşkun

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız