1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

15.03.2012 - Avrupa basınından özetler

Avrupa basını Suriye'de son durum, AB yolundaki Balkan ülkeleri ve Çin Ulusal Halk Kongresi ile ilgili yorumlara ağırlık veriyor.

default

Paris’te çıkan Le Monde bugünkü yorum sütununda Suriye’ye müdahale olasılığını gözden geçiriyor:

“Suriye’ye müdahale etmeli miyiz? Ülkedeki durum Libya’dakinden bariz bir biçimde daha karmaşık olduğu için, protesto hareketinin başlangıçında bu soru gündeme getirilmedi. Ancak şimdi yine telaffuz edilmeye başlandı. Müdahale edilmesi yönündeki çağrılar, başta akla yatkın gelebilir, ancak şartlar gayet elverişsiz. Birleşmiş Milletler kararı olmadan Batı’nın bu bölgede askerî bir müdahalede bulunması, Arap ülkelerinin desteği olsa da, siyasî açıdan düşünülemez bile. Bu sadece, İran’ın tartışmalı nükleer programı yüzünden zaten gergin olan durumu daha da kızıştırır. Ancak yine de Suriyelileri kaderlerine terk edemeyiz. Batılı ülkeler, Suriye’deki muhalefete destek olabilmek için lojistik ve diplomatik açıdan mümkün olan tüm desteği vermeli ve istihbarat desteği sağlamalı.”

Suriye’deki durumla ilgili olarak İspanyol El Pais gazetesi şu satırlara yer veriyor:

“Beşar Esad rejimine karşı ayaklanmanın birinci yıldönümünde hâlâ ufukta bir çözüm gözükmüyor. Despot Esad, demokratik güçlerin felç durumda olmasını ve Rusya ile Çin’in Güvenlik Konseyi üzerinden kendisine verdiği açık çeki kullanarak, kendi halkına yönelik yeni katliamlar yapıyor. Uluslararası kınamalar ise, Moskova ve Pekin’in sunduğu koruma kalkanı karşısında etkisiz bir silah. Bir mucize olmadığı takdirde, Suriye toplumu üzerindeki kontrolünü kaybetmiş olan rejimin kanlı suçları sürecek. Trajedi daha uzun bir süre devam edeceğe benziyor.”

Lüksemburg’da çıkan Luxemburger Wort adlı gazete ise, Avrupa Birliği’ne üye olmak için sırada bekleyen Balkan ülkelerine değiniyor yorum sütununda ve bu ülkelere üyelik perspektifi sunulmadığı takdirde Balkanlar’daki sorunların azalacağına artacağını kaydediyor:

“Önce Reform Antlaşması, sonra da borç krizi olmak üzere, kendi sorunlarıyla uğraşan Avrupa Birliği, genişleme konusunu uzun bir süre gündemin arka sıralarına itmişti. Üstüne üstlük son iki genişleme turunun sindirilmesi de Birlik için kolay olmamıştı. Ancak şimdi harekete geçilmesi için baskı artıyor. Balkan devletleri nispeten sorunlu adaylar. Bir yandan Avrupa’nın yoksulları arasında yer alan Balkan ülkeleri, aynı zamanda bir dizi de krizi beraberlerinde getirmeye adaylar. Son dönemde genişleme tartışmaları hareketlendi. Hırvatistan muhtemelen 2013’te Birlik üyesi olacak. Yıllardır sorun yaşayan Sırbistan ile Kosova yönetimleri arasında bazı konularda mutabakat sağlanmasının ardından, Sırbistan da resmen adaylık statüsü kazandı. Diğer iki aday ülkede ise bir gelişme yok. Bosna-Hersek kendi içinde yaşadığı sorunlar nedeniyle ilerleme kaydedemiyor. Makedonya konusunda ise, Yunanistan ile devam eden anlaşılması zor bir isim tartışması üyelik müzakerelerinin başlamasına engel oluşturuyor. İki tarafın da Sırbistan ve Kosova’yı örnek alması gerekiyor.”

Dünyanın en büyük parlamentosu olan Çin Ulusal Halk Kongresi’nin 10 gün süren yıllık olağan oturumu, dün sona erdi. Avusturya’nın başkenti Viyana’da çıkan liberal çizgideki Der Standard konuyu yorum sütununa taşımış:

“Ülkenin liderlik sisteminde değişiklik konusu, Çin’deki eleştirel kesimlerin ve Batı’nın talep ettiği reform değil. Ancak konunun gündeme gelmesi bile, Deng Şiaoping’in Çin için öngördüğü modernizasyon modelinin sınırlarına varıldığını gösteriyor. Vatandaşlara kişisel özgürlüklerinden vazgeçmeleri karşılığında toplumsal refahın sağlanacağı yönünde verilen vaatler cazibesini yitirdi. Hem Çin Başbakanı Ven Jiabao, hem de arkasından gelecek siyasetçiler, açıkça dile getirmeseler de, bunun farkındalar. Ama yeni ufuklara yelken açacakları şüpheli. İktidarda geçirdikleri 10 yıl, Çin için konsolidasyon dönemi olarak nitelendiriliyor ve bir anlamda ülkeyi neredeyse donma noktasına getiren bir reform süreci olarak değerlendiriliyor.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Aydın Üstünel

Editör: Ayhan Şimşek

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız