1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

15.02.2011 - Alman basınından özetler

Alman gazetelerinde bugün, İtalya'ya akın eden Tunuslu mülteciler ve bu durumun beraberinde getirdiği sorunlar irdeleniyor. Alman ordusunda yabancıların askerlik yapması tartışması da dikkat çeken konulardan.

default

Der Tagesspiegel gazetesi, AB’nin iltica sisteminin mükemmel olmadığını teslim ediyor, ancak İtalya ve diğer AB üyesi ülkelerin, Tunus ve Mısır’da başarıyla sonuçlanan devrimlere rağmen sırtlarını ülkelerine çeviren genç kitlelerin oluşturduğu iltica dalgasına kayıtsız kalamayacaklarını belirtiyor ve ekliyor:

“Tunus’taki iktidar boşluğundan yararlanarak AB ülkelerine iltica etmek isteyen Kuzey Afrikalıların ülkelerine geri gönderilmeleri zorunluluğu da doğabilir.”

Frankfurter Rundschau gazetesi, Tunus ve Kahire'deki rejimlerin devrilmesine Batılı ülkeler arasında en fazla şaşıranın İtalya olduğunu işaret ediyor, “oysa ki Kuzey Afrika sadece coğrafi anlamda değil, kültürel ve tarihi anlamda da İtalya’ya yakın” diyor ve yorumunun devamında İtalya ile genelde Avrupa’nın sığınma politikalarını eleştiriyor:

“İtalya hükümeti karşılaştığı mülteci akınına hep alarm zilleri, sert politikalar ve çaresizlik karışımının oluşturduğu, öteden beri bildiğimiz tavırlarla yaklaşıyor. En azından şimdilik kitlesel sınırdışı politikalarından uzak durdu. Ancak bir noktada hakkını vermek gerek. Akdeniz’de izlemekte olduğumuz şey sadece İtalya’nın değil, tüm Avrupa’nın dramıdır. Ama Avrupa, bekleyip görmek, sorunların temeline inmemek, kendini sorunlara kapalı tutmak gibi bildiğimiz refleksleri göstermeye devam ediyor.”

Die Tageszeitung gazetesi de Lampedusa’ya mülteci akını konusunda kaleme aldığı yorumda, Mısır’da, Cezayir’de bundan sonra nelerin olacağını kimsenin önceden kestiremediğini belirtiyor. Gazete, Kuzey Afrika’dan ve siyah Afrika'dan onbinlerce kişinin Akdeniz’e kıyısı bulunan ülkeleri transit geçiş yolu olarak kullanarak Avrupa ülkelerine geçmeyi deneyeceklerine işaret ediyor ve yorumunu şu görüşlerle noktalıyor:

“Almanya Dışişleri Bakanı Westerwelle’yi asıl düşündüren, Arap ülkelerinde ortaya çıkması muhtemel demokratik sistemlerin geleceği, ya da Tunuslu veya Mısırlı gençlerin gelecek perspektiflerinden ziyade, bu yöndeki endişelerdir.”

Kölner Stadtanzeiger gazetesi, mülteciler meselesinde Avrupalıların iki görevin üstesinden gelmek zorunda olduğunu hatırlatıyor: “Birincisi, İtalya’ya, mültecilere insani tavır alması konusunda yardımcı olmak. İkincisi, tıpkı Avrupa bankalarının kurtarılması operasyonunda olduğu gibi, Tunuslu ve Mısırlıların ülkelerinde kalmalarını sağlamak amacıyla acilen perspektifler yaratmak”… . Yorumun devamını okuyoruz:

“Şu hususun kavranması gerekiyor: İnsanları kendi ülkelerine hapsedemezsiniz. AB’nin şu anda Kuzey Afrika’daki gelişmelere olumlu etkide bulunma fırsatı bulunuyor. Brüksel’in şu ana kadar bu konuda bir olağanüstü zirve önerisinde bulunmamış olması iyiye işaret değil!. Para deniliyorsa, o konuda bir sorun yok! Ki o paralar daha önceleri despotların cebine indirilmekteydi.”

Son olarak Sächsi s che Zeitung gazetesinin, yabancıların Alman ordusunda askerlik yapması tartışmalarına ilişkin yorumuna bakıyoruz:

“Bir açıdan NATO ülkeleri vatandaşlarının Alman ordusunda görev yapmaları konusunda karşı bir argüman bulunmuyor. Öte yandan zorunlu askerlik taraftarlarının öne sürdüğü, Alman ordusunun demokratik toplum ilkelerinden kopmaması gerekliliği de yabana atılamayacak bir argüman. Başka bir deyişle, askeri üniformayı giyen kişi, kendini aynı zamanda hizmet verdiği ülkenin vatandaşı olarak hissetmek zorunda. Aksi takdirde -içinde yabancı personel olsun ya da olmasın- Alman ordusu lejyon birliklerine dönüşecektir.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Çelik Akpınar

Editör: Beklan Kulaksızoğlu