1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

14.12.2011 - Alman basınından özetler

Bugünkü Alman gazetelerinde ön plana çıkan konular Kanada’nın Kyoto Protokolü’nden çekildiğini açıklaması ve Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff’e yönelik kredi suçlamaları.

default

Münih merkezli Süddeutsche Zeitung Kanada’nın sera gazlarının azaltılmasını öngören Kyoto Protokolü'nden, protokolde kalması halinde milyarlarca dolar ceza ödemek zorunda kalma riski yüzünden çekilme kararını yorumluyor:

“İklimin korunması konusunda Birleşmiş Milletler Kyoto Protokolü’nden daha iyi bir antlaşma var mı? Hayır. Ancak Kanada ve bazı başka ülkeler, iklim dostu enerjinin bedelini ödemeye hazır olmadığından Kyoto’ya alternatif yeni bir küresel sözleşme gündeme geliyor. İklimi korumayıp, bu konuda günah işleyenler aşırı kuraklık ve seller yüzünden günün birinde mantıklı davranmak zorunda kalabilir. Ancak o zamana dek iklimin korunması için mümkün olduğunca çok ülkenin kendi hedefini belirlemesinden başka çare kalmıyor. Ülkeler bu konuda işbirliği yapabilir, niyetli olanlar aralarında bir koalisyon oluşturabilir ve iklimi korumayan, ona zarar verenlere ceza ya da vergiler yoluyla yaptırımlar uygulanabilir. İşletmeler ve tüketiciler iklimin korunmasının uzun vadede işe yarayacağını, çünkü giderek azalan hammaddelerin tasarruflu bir biçimde kullanılmasının zorunlu hale geldiğini idrak etmek zorunda. Sonuçta önemli olan kaynakların dostane bir biçimde tüketilmesi. İklimin korunması gerekli, ancak bunun için bir tek antlaşma yapılması yerine birçok çözümün birlikte düşünülmesi gerekiyor.”

Nürnberger Zeitung ise aynı konuyla ilgili yorumunda şu satırlara yer veriyor:

“İklimin korunmasının günümüzde artık çok fazla kıymeti yok. Borç krizi ve onun ekonomik, sosyal ve politik sonuçları, bu konuyu geri plana itti. Aşırı borçlu ülkelerin ayakta kalması ve çeşitli toplulukların aralarında uzlaşamaması gibi sorunların yarattığı endişelerden, iklim değişikliklerinden duyulan korkuya yer kalmıyor. Dünya genelinde sıcaklık bir, iki ya da üç derece artacak. Bu tehdit, bir banka sisteminin iflas etmesi sonucu yaşanacak kriz ya da Euro Bölgesi’nin dağılması kadar yakın bir tehdit olarak görünmüyor.”

Bugünkü gazetelerin geniş yer ayırdığı bir başka konu ise Cumhurbaşkanı Christian Wulff’un Aşağı Saksonya Eyalet Başbakanlığı yaptığı sırada, eşinin eyaletin hatrı sayılır Geerkens ailesinden 500 bin euro kredi alması. Cumhurbaşkanı bu kredi ile görevini kötüye kullandığı yönünde dile getirilen suçlamaları reddediyor. Frankfurter Allgemeine Zeitung’un konuyla ilgili yorumu şöyle:

“Cumhurbaşkanı yine manşetlere konu oluyor. Ancak bunun nedeni Cumhurbaşkanı'nın Euro krizi başladığından beri önünde duran, Cumhurbaşkanlığı döneminin büyük ve önemli konusunu nihayet bulması değil. Sebep, eyalet başbakanı olduğu dönemde açıklama yapması iyi olacak bir konu hakkında suskun kalması. Almanlar paraları ve Avrupa için endişe ederken Cumhurbaşkanı suskunluğunu koruyor ve seyahatlerini sürdürüyordu. Şimdiyse sadece uzak ülkelerde çektirdiği rüya gibi fotoğraflarla değil, aynı zamanda telaş yaratan yeni bir durumla gündeme geliyor. Wulff'un başbakanı olduğu dönemde Aşağı Saksonya Eyalet Parlamentosu’nu yanıltıp yanıltmadığı ya da onlara bütün gerçekleri söyleyip söylemediği şeklinde sorular gündeme geliyor. Sözkonusu şüpheler, daha önce adının karıştığı ve Bakanlık Yasası’nı ihlal ettiğini itiraf etmek zorunda kaldığı 'uçak bileti skandalıyla' da yakından ilintili.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Topçu

Editör: Ercan Coşkun

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız