1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

14.11.2003 - Alman basınından özetler...

Seyahat şirketi sahibi Vural Öger’in politik kariyeri, İsviçre’de Ermeni soykırımı yasası tartışmaları, Türkiye’deki adalet reformu ve Irak konusundaki güncel gelişmeler, bugünkü Almanca basında yer alan bazı konuların başlığı.

Berliner Zeitung, Almanya’da örnek Türk olarak gösterilen turizmci Vural Öger’in Sosyal Demokrat Parti Genel Başkanı ve Başbakan Gerhard Schröder tarafından Avrupa Parlamentosu Milletvekili adayı gösterilmesine genişçe yer vermiş. Yazıda Öger’in yerel bir parti örgütünden değil de, Başbakan tarafından Avrupa Parlamentosu milletvekilliğine aday gösterilmesinin, parti içinde kızgınlık yarattığını öne sürüyor. Öger Sosyal Demokratların adaylar listesinde 10. sırada gözüküyor. Buysa Türk yatırımcının seçilmesini kesinleştiriyor.

Ancak parti tabanı ve partinin Avrupa politikası konusunda uzmanlaşmış üyeleri, bu durumdan hiç de memnun değiller. Bunun nedeniyse, Berliner Zeitung’un haberine göre açık: Partililer Vural Öger’in Avrupa Parlamentosu’nda Almanya’nın değil de, Türkiye’nin çıkarlarını koruyacağını öne sürüyor. Ayrıca Öger’in ticari işlerinin yoğunluğuna dikkat çeken Sosyal Demokratlar, Öger’in Avrupa Parlamentosu’na haftada bir iki günden fazla zaman ayıramayacağı görüşündeler.

Berliner Zeitung, parti içi tüm tepkilere rağmen, Schröder’in Öger adını mutlaka listeye aldırmak istediğini vurgularken, parti tabanından da “Bu aday Schröder’in Öger’i” cümlelerinin duyulduğunu yazıyor. Aynı zamanda Schröder’in bu adımının hem Sosyal Demokratlar’ın Türk seçmenlere bir teşekkürü olduğu hem de Avrupa Parlamentosu seçimleri öncesi Türkiye aleyhinde seçim kampanyası başlatacak olan Hristiyan Birlik Partileri’ne karşı bir adım olduğu, yine Berliner Zeitung’un değerlendirmesinde yer alan ifadeler.

Financial Times Deutschland gazetesi de aynı konuya yer verdiği haber yorumunda, özellikle Sosyal Demokrat Partili Avrupa Parlamentosu Milletvekili Martin Schulz’un bu durumdan hoşnut olmadığına yer veriliyor. Martin Schulz gazeteye verdiği demeçte “Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği konusunda 2004 yılı sonunda karar verilecektir” diyor.

Aynı gazetede yer alan bir başka yazıdaysa, Türkiye Adalet Bakanı Cemil Çiçek’in Berlin temasları konu edilmiş. Türkiye’de adalet alanında olumlu gelişmeleri sayan gazete, ancak Alman hükümetinin İnsan Hakları danışmanı Claudia Roth’un da sözlerine yer veriyor. Roth Türkiye İnsan Hakları Vakfı hakkında açılan davayı sert biçimde eleştirmiş, “Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne doğru atacağı adımlar kağıt üzerinde değil, uygulamada belli olacaktır” demişti. Gazetenin haberine göre Türkiye Adalet Bakanı Çiçek, temaslarında Metin Kaplan konusunda da görüşmelerde bulundu.

İsviçre’de Almanca olarak yayınlanan Tagesanzeiger gazetesinde bugün ilginç bir haber çarpıyor göze. “Türkiye’yle yeni uyuşmazlıklar” başlıklı haberde, İsviçre Parlamentosu’nda gelecek dönemde Ermeni Yasa tasarısı olarak adlandırılan bir yasanın kabul edilmesi yönünde talepler bulunduğuna dikkat çekiliyor. Sonbaharda yasa tasarısı, bir İsviçre heyetinin Türkiye ziyareti öncesinde krize neden vermemek için geri çekilmişti. Heyetin Türkiye ziyareti iptal edilince, Ermeni Yasa Tasarısı konusu da yeniden gündeme geldi. Gazetenin haberine göre, İsviçre Dışişleri Bakanı Calmy Rey’in ziyaretinin iptal nedeniyse, Waadlandt Bölgesel Parlamentosu’nun Ermeni Yasa Tasarısı’nın kabul etmesiydi. Şimdiyse Aralık ayında bir Türk diplomatın İsviçre ziyaretinin beklendiğine dikkat çeken gazete, 16 Aralık tarihinde parlamentoya getirilmesi öngörülen Ermeni Yasa Tasarısı’nın Türkiye’yle zaten nazik olan ilişkileri daha da zedeleyebileceğini öne sürüyor.

Düsseldorf’ta yayınlanan ekonomi gazetesi Handelsblatt’ a geçiyoruz. Konumuz bu kez Almanya’nın nükleer enerjiden vazgeçmesi ve bu konuda somut atılan ilk adım olan Kuzey Almanya’daki Stade Nükleer Enerji Santralı’nın kapatılması. 2001 yılında Sosyal Demokrat ve Yeşiller’den oluşan şimdiki hükümet koalisyonu, nükleer enerjiden vazgeçmeyi kararlaştırmış, bunun sonucunda gelecek 20 yıl içerisinde Almanya’daki tüm nükleer santralların kapatılmasını öngörmüştü. Bugünse en eski nükleer enerji santralı Stade elektrik şebekesinden alındı. Gazetenin yorumu şöyle:

“Almanlar'ın gelecek 10-15 yıl içerisinde nükleer enerjiden vazgeçilmesini üzüntüyle karşılayıp karşılamayacklarını şimdiden kestirmek olanaksız. Yeni enerji santrallerinin kurulması gerekliliği ve enerji fiyatlarının gün geçtikçe artması karşısında, belki de 10 yıl sonra çevre korumacılar da kalan nükleer enerji santrallerinin işletim süresini uzatmak isteyecektir. Ancak bugünden yeni nükleer enerji santralleri kurulmasını talep etmenin bir anlamı yoktur.”

Son olarak da Irak konusuna bakıyoruz basın özetleri programımızda. Berlin’de yayınlanan Die Welt gazetesi, Amerika’nın şimdi Avrupa’nın talep ettiği yere geldiğini belirterek, yorumunda şu görüşlere yer veriyor:

“Berlin ve Paris yönetimleri Amerika Birleşik Devletleri’nden, iktidarın biran önce Iraklılar’a devredilmesini talep etmişti – bu aslında hiç de kolay değil. Ancak Amerika şimdi bu adımı atmaya hazırlanıyor – Almanya ya da Fransa’nın taleplerinden değişik olsa da. Berlin’in şimdi yapması gereken şey, eski taleplerini hatırlayıp Washington’un bu adımını desteklemesi olmalıdır. Böylece Irak’ta durumun daha da kötüleşmesi engellenebilir hem de Avrupa’nın bütünlüğüne katkıda bulunulur. Hiçkimse Irak’ın eski durumuna dönmesini isteyemez, aynı zamanda Avrupa’nın kendi içindeki çatlakları da giderebilir böyle bir adım.”