1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

14.02.2011 - Alman basınından özetler

Mısır’daki gelişmeler, 14 Şubat 2011 tarihli Alman gazetelerinin ağırlıklı yorum konusunu oluşturuyor. Gazeteler, Mısır halkının azmini överken, Mübarek sonrası döneme ilişkin tahmin ve değerlendirmelere de yer veriyor.

default

Basın turumuza Stuttgarter Zeitung’dan bir alıntıyla başlıyoruz. 18 gün süren halk ayaklanması sırasında Mısır halkının âdeta kendi kendini yeniden keşfettiği saptamasını yapan gazetede şu satırları okuyoruz:

“Mısır halkı normal şartlar altında metroya bile düzenli olarak binmeyi başaramayacak kadar aceleci ve düzensizdir. Ama aynı halk, Tahrir Meydanı’ndaki protestolar sırasında son derece sabırlı davrandı, itiş-kakıştan uzak şeklide nizam ve intizam içinde hareket etti. Hatta ayaklanmanın zaferle sonuçlanmasının ardından vatandaşlar el ele verip Tahrir Meydanı’nın temizlenmesi için çalıştı. Mısırlılar kendilerini ilk kez, yönetime kayıtsız şartsız boyun eğen bir gürûh olarak değil, söz sahibi vatandaşlar olarak hissetti.“

Heidelberg kentinde çıkan Rhein-Neckar-Zeitung ise Mübarek rejiminin devrilmesinden sonra yönetimi devralan ordunun, demokrasiye hızlı bir geçiş için zemin hazırlayıp hazırlayamayacağını sorguluyor:

“Mübarek gitti. Artık gözler, askerlere çevrilmiş durumda. Bugün itibariyle şu saptamayı yapmak mümkün: Firavunların ülkesinde çok fazla bir değişiklik yok. Belki bundan sonra olacaktır: Göstericiler, Tahrir Meydanı’nı boşalttı ve artık bir an önce reformların yapılmasını bekliyor. Ordu ise hiç zaman kaybetmeden iktidar yapılanmasını baştan aşağı değiştirmek istiyor. Bu işin sonunda orta vadede demokrasi mi gelecek yoksa ‘üniformalı ahtapotlar‘ ülkeyi talan etmeye devam mı edecek, orasını zaman gösterecek.“

Bavyera eyaletindeki Regensburg kentinde yayımlanan Mittelbayerische Zeitung ise Mısır’daki özgürlük mücadelesinin asıl şimdi başladığını savunuyor:

“Mısır halkı önemli bir muharebeyi kazanmayı başardı ama savaşın neticesi henüz belli olmadı. Tamam, üç haftalık protestolar sonunda halk amacına ulaştı ve Firavun’un tahtı devrildi. Ancak özgürlük yolunun bugün, Mübarek dönemine göre daha az dolambaçlı olduğunu söylemek de yanlış olur. Bütün mesele, iktidarı devralan askerlerin, Mübarek tarafından vaat edilen reformları gerçekleştirmeye hazır olup olmadıkları. Bu noktada aşılması gereken çok önemli bir engel var: Mısır’ın, yakın tarihiyle yüzleşmesi gerekiyor; hem de bütün çıplaklığıyla… Bu yüzleşmeyi sadece Mübarek aşiretinin halktan çaldığı milyarlarla sınırlandırmamak gerekiyor. İşkenceler, keyfî adalet mekanizması ile sistematik rüşvet ve yolsuzlukların sorumlularından da hesap sorulmalı. Ama ordu, buna pek yanaşmayacaktır. Çünkü askerler, tüm bu olumsuzlukların en önemli aktörlerinden biriydi. Mısır halkının özgürlük mücadelesi asıl şimdi başlıyor.“

Son olarak Düsseldorf merkezli Rheinische Post gazetesinden bir yorum aktarıyoruz. Gazete, Mübarek rejiminin devrilmesinin sevincinin kısa sürmesinden endişe ediyor:

“Mısırlılar, büyük zaferlerinin sarhoşluğu içinde sevinç çığlıkları atmaya devam ediyor. Ancak 30 yıllık Mübarek iktidarının ardından ilk endişeler de belirmeye başladı. Yönetimi devralan ordu, her ne kadar seçimlerin düzenleneceğini açıklasa da, geçiş hükümetinde sivillere yer verilmeyecek.İktidarın yeni sahiplerinin, önce Hüsnü Mübarek’e ebedî bağlılık yemini edip, daha sonra saf değiştirmiş olmaları, pek güven verici bir durum değil doğrusu. Askerler, iktidar koltuğunun ne kadar güzel ve rahat olduğunu keşfedebilir. Bu nedenle hem Mısır halkı, hem de Batılı ülkeler işi sıkı tutmalı. Demokrasi yolunda aceleci ve kararlı davranılması şart.“

© Deutsche Welle Türkçe


Derleyen: Murat Çelikkafa

Editör: Beklan Kulaksızoğlu