1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

14.01.2011 - Alman basınından özetler

Tunus'ta işsizliği ve hayat pahalılığını protesto gösterileriyle başlayan kargaşa ve Almanya'da patlak veren dioksin skandalı bugünkü Alman gazetelerinin yorum ve analiz köşelerinde öne çıkan konular arasında yer alıyor.

default

Frankfurter Allgemeine Zeitung, "Kuzey Afrika'da İsyan" başlıklı birinci sayfadan verdiği yorumunda, Tunus'ta içsavaş benzeri çatışmalar beklenip beklenmeyeceğini soruyor ve ülkeden gelen son görüntülerin bu soruya 'evet' şeklinde yanıt verilebileceğini ortaya koyduğunu belirtiyor. Yorumun devamında özetle şu görüşlere yer veriliyor:

"Taşrada başlayan taşkınlıklar başkent Tunus'a kadar gelmiş durumda. Tunus, Mağrip ülkeleri arasında şimdiye kadar en istikrarlı ülke olarak algılanıyordu. Ne var ki ülkedeki bu sükunetin ardında neler olduğunu kimse bilmek istemiyordu. Tunus Devlet Başkanı Bin Ali yönetiminde ülke Kuzey Afrika'nın Belarus'u olmuştu. İnsan hakları örgütleri ülkedeki siyasi tutukluların sayısının artmasını, baskıları, medyanın susturulmuş olduğunu sık sık gündeme getiriyordu. Ülkenin aydınlarına da gözdağı verilmiş, kimileri Fransa'ya kaçmış ve ancak orada görüşlerini yayma fırsatı bulmuşlardı. Tunus devlet başkanı daha önceleri içişleri bakanlığı görevi sırasında ise İslami muhalefeti bastırmıştı, Şimdi aynı baskı aygıtını diğerlerine karşı uyguluyor. Ancak muhalefetin sesini iyice yükseltmesi sonucunda taviz vermeye başladı. Demokrasi konusunda kendisinden kimse fazla bir şey beklemiyor. Bin Ali, Tunus'taki muhalefet hareketinin -İran'dakinden farklı olarak- başsız olmasından, liderleri bulunmamasından medet umuyor ve ilkbahar aylarında turizm sezonunun başlamasıyla direnişin son bulacağını ümit ediyor."

Emder Zeitung adlı gazete de aynı konudaki değerlendirmesinde Tunus'ta halkın isyan provasında olduğunu, hatta bazılarının içsavaştan bile sözettiklerini saptıyor. Gazete, bu dramatik duruma, ülkedeki yoğun işsizliğin yolaçtığı söylense de, asıl sebebin daha derinlerde yattığı görüşünü savunuyor:

"Tatilciler ülkesi olarak Tunus dışa karşı demokratik bir çehre takınan, ama içinde parçalanmış ve baskıcı, totaliter yapılanmaları barındıran ülkeler arasında sayılıyor. Kuzu postuna bürünmüş kurt misali… . Tunus'taki yönetim, ülkenin ağır sosyal ve ekonomik sorunlarını ya küçümsedi, ya da uzun süre görmezden geldi. Şimdilerde başgösteren şiddet dalgası, işte bu sahte yüzün maskesini alaşağı ediyor."

Westdeutsche Zeitung gazetesinden seçtiğimiz yorumda başka bir konuya, Almanya'daki dioksin skandalına değiniliyor. Gazete, gıda skandalı nedeniyle Almanya'da insanların ağzının tadının iyice kaçmış olduğunu belirtiyor ve yem üretiminin daha sıkı denetlenmesi konusunda Federal Tarım Bakanı Ilse Aigner'in daha fazla gayret göstermesini tavsiye ediyor:

"Ancak Almanya'da daha sıkı denetim yapabilmek için eyaletlerin yetkilerini federal yönetime devretmeleri gerekir. Hayvan yemi üretiminin Hamburg'ta da, Saarland'ta da aynı şartlarda yapılması teminat altına alındığı ve denetimler açık bir biçimde tek bir elden yapılmaya başladığı takdirde, işte ancak o zaman elimize bir fırsat geçmiş olacak ve 'Alman üreticiden soframıza taze yiyecekler' diye tanıdığımız slogan gülünç kaçmayacaktır."

Landshuter Zeitung da aynı konuyu yorum sütununa taşımış. Gazete, Almanya'daki dioksin skandalı nedeniyle Alman tarım üreticilerinin hem maddi, hem de ürünlerinin adının lekelenmesi nedeniyle manevi zararları olduğuna dikkat çekiyor:

"Oysa ki Almanya'da gıda maddeleri kalitesi dünya sıralamasında üst düzeyde. Ve Almanya'daki gıda maddelerinde bulunan zararlı madde oranı çok ufak boyutta. Asıl şikayetler hep Almanya'ya getirilen ucuz ithal mallarında ortaya çıkıyor."


© Deutsche Welle Türkçe


Derleyen: Çelik Akp ınar


Editör: Murat Çelikkafa