1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

13.11.2009 - Alman basınından özetler

Alman Savunma Bakanı Guttenberg’in Afganistan ziyareti, üniversitelerdeki öğrenci eylemleri ve Almanya’yı yasa boğan Alman mili kaleci Robert Enke’nin intiharı bugünkü Alman gazetelerinin başlıca yorum konuları.

default

Almanya Savunma Bakanı Karl-Theodor zu Guttenberg, Afganistan Devlet Başkanı Karzai ile de bir araya geldi

Almanya Savunma Bakanı Karl-Theodor zu Guttenberg, dün Afganistan’a sürpriz bir ziyaret düzenleyerek, Devlet Başkanı Hamid Karzai ile bir araya geldi. Gutenberg Mezar-ı Şerif’de görevli Alman birliklerini de ziyaret etti. Almanya'nın batısındaki Hagen’de yayınlanan Westfalenpost gazetesi, temaslarını bugün de Kunduz’da sürdürecek olan Savunma Bakanı’nın Afganistan ziyaretiyle ilgili şu yoruma yer veriyor:

“Yeni Savunma Bakanı selefine benzemiyor. Zira Hindikuş’daki durumu “savaş benzeri” şeklinde tanımlamaktan çekinmiyor. Yeni Savunma Bakanı, bu yüzden selefi Franz Josef Jung’a göre, askerlerin orada karşı karşıya oldukları gerçeklere daha yakın denebilir.”

Düsseldorf merkezli Rheinische Post gazetesiyse Afganistan’daki yetersiz kalan yeniden yapılanma çalışmalarına dikkat çekiyor:


“Guttenberg haklı. Afganistan’a yönelik angajman artmazsa bu ülkede hiçbir başarı elde edilemez. Tabi daha çok birlik ve destek de şart. Bu destek kapsamında polis ve askerler eğitilmeli ve maaşları da yüksek tutulmalı. Aksi takdirde ülke yeniden dünyanın terör kampı konumuna gelecektir.”

Avusturya ve İsviçre'de başlayan öğrenci eylemleri Alman üniversitelerine de sıçradı. 20 kentte üniversitelerdeki amfileri işgal eden öğrenciler, eğitim koşullarının iyileştirilmesini talep ediyor. Münih kentinde yayımlanan Abendzeitung’un üniversite öğrencilerinin durumunu konu alan yorumu şöyle:

“Toplumda üniversite öğrencileri hakkındaki yaygın düşünce, öğrencilerin geç kalkıp, ancak öğleden sonra saat üç sularında kahvaltı ettikleri, haftada en çok üç derse girdikleri ya da kütüphaneden aldıkları kitapları sadece iade etmek üzere eline aldıkları yönünde. Fakat üniversite yaşamının gerçekleriyle bu tarz düşünceler hiçbir şekilde örtüşmüyor. Günümüzde üç yıl içinde Bachelor seviyesine ulaşmak gerekiyor. Bu da kısa sürede daha çok sınav, derslere daha fazla devam zorunluluğu anlamına geliyor. Bunun üzerine bir de eğitim harçları ekleniyor. Öğrencilerin ayaklanıp, üniversitelerde derslikleri işgal etmeleri, toplumdaki klişelerin ortadan kalkması ve karşı karşıya kaldıkları duruma dikkat çekmek için iyi bir yöntem. Zira üniversiteli olmak artık neredeyse tam zamanlı bir işte çalışmaya eşdeğer.”

Alman milli takımının kalecisi Robert Enke’nin intiharının Almanya’da yarattığı şok devam ediyor. Futbolcunun yakınları, birlikte çalıştığı kişiler ve futbol dünyasının önde gelen isimleri, Enke’yi ölüme götüren nedenleri tartışıyor. Enke, salı akşamı intihar etmişti. Minih kentinde yayımlanan Süddeutsche Zeitung’un 32 yaşındaki Robert Enke’nin beklenmedik ölümüyle ilgili yorumunda şu satırları okuyoruz:

“Robert Enke için hiçbir kaçış imkânı kalmamıştı. Enke, içinde bulunduğu durumdan kurtulacak hiçbir yol göremedi, çıkış noktası bulamadı. Tek çıkar yol olarak içine kapanmayı gördü, depresyona girdi ve yaşamına son verdi. Spor camiası artık, başarılı sporcuların her zaman mutlu, sağlıklı ve güçlü oldukları masalının gerçeği yansıtmadığını kavramalı. Perde kapandı ve başka bir kurbana daha gerek yok.”

Düsseldorf’ta yayımlanan Westdeutsche Zeitung da milli kaleci Robert Enke’yi intihara sürükleyen depresyon konusunu taşıyor yorum sütunlarına:

“Depresyon gerçeği toplumda hâlâ bir tabu olarak görülmeye devam ettikçe, ne kadar yaygın ya da etkilerinin ne boyutta olduğu tam olarak anlaşılamayacaktır. Ancak mevcut gelişmeler, bu hastalıkla daha etkin ve kararlı bir mücadele için bir fırsattır. Doktorların hastalarında öncelikle fiziksel şikâyetlere yönelip, arkasında aslında olası bir depresyonun yattığının farkına varmaması şaşılacak bir durum değil, sıradan. Ağır depresyon geçiren hastaların çeşitli ilaçlarla sakinleştirilmeleri ya da psikolojik rehabilitasyon merkezlerine tıkılıp, onurlarının zedelenmesi veya insanların onlara yardımcı olacak hiç kimse bulamayıp ölüme gitmeleri de öyle.”

© Deutsche Welle Türkçe


Derleyen: Meltem Karagöz

Editör: Murat Çelikkafa