1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

13.11.2008 - Avrupa basınından özetler

Avrupa gazetelerinde, ekonomi ön planda. Dünya Finans Zirvesi'ne ilişkin değerlendirmelerin yer aldığı gazetelerde, petrol fiyatları, Alman ekonomisinin durumu ve Rusya ile ABD arasındaki gerginlik de dikkat çekiyor.

default

Almanya'nın önemli gazetelerinden Süddeutsche Zeitung, hafta sonundaki Dünya Finans Zirvesi'ni konu alan yorumuyla başlıyoruz:

“Ana hedef, dünya finans sistemini dengeye oturtmak olmalı. Yatırım fonları devlet denetiminden vergi cennetlerine kaçıp, bütün Alman sanayi şirketlerini satın alabilecek kadar sermaye biriktirebiliyor. Kredilerin sigortalanması bile, Alman milli gelirinin on katı hacmindeki bir spekülasyon unsuru haline geldi. Almanya’nın yurtiçi hasılası kadar para bir çırpıda yok edilebiliyor. Büyük sanayi ülkelerinin bile mukavemetini kıran bu spekülasyon sistemi dizginlenmeli. Birey, meçhul güçlerin akıbetleriyle oynadığı hissinden kurtarılıp kendi hayatı hakkında yeniden söz sahibi kılınmalı.”

Washington'da bu Cumartesi yapılacak Dünya Finans Zirvesi öncesinde İspanya'da yayımlanan sağ liberal görüşlü El Mundo gazetesinin yorum sütununda şu satırları okuyoruz:

"G-20 ülkelerinin katılacağı zirveye yönelik beklentiler büyük. Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, zirveyi kapitalizmin yeniden doğuşu olarak bile nitelendiriyor. Fakat, zirvenin bir akşam yemeği ve beş saatlik bir toplantıdan ibaret olduğu gözönünde bulundurulursa, katılımcıların büyük gelişme kaydetmesini beklememek lazım. Zirvede, birkaç aylık bir süre içinde somut öneriler hazırlayacak uzman çalışma grupları oluşturulacak, katılımcılar ayrıca dünya finans sisteminde reform niyetinin altını çizen bir kapanış bildirgesi ile piyasaları yatıştırmaya çalışacak."

Rusya'nın, ABD'nin Doğu Avrupa'ya yerleştirmeyi planladığı füzesavar sistemine karşı, Polonya sınırındaki Kaliningrad şehrine füze yerleştirme planı da, İtalyan Corriere della Sera gazetesinin yorum sütununda ele alınıyor:

"George W. Bush ve Vladimir Putin arasındaki iyi ilişkilere ve teröre karşı verilen ortak mücadeleye rağmen, ikili ilişkilerde Rus tarafının hıncını anlamak lazım. Moskova, Afganistan konusunda Washington'ın çizgisine uydu, ancak son sekiz yılda kendini daha çok bir kuşatma politikasının kurbanı olarak gördü. Şimdi Barack Obama'nın seçim zaferi ile, ilişkilerde yeni bir sayfa açma fırsatı doğdu. Medvedev ise, bu fırsatı özenle değerlendireceğine ne yapıyor? Obama, füze kalkanını hayata geçirirse, Kaliningrad'a İskender füzeleri yerleştirme tehdidinde bulunuyor!"

Fransa'da çıkan ekonomi gazetesi Les Echos ise düşmekte olan petrol fiyatları konusunda bir yorum sunuyor okurlarına:

"Siyah altının fiyatındaki düşüş, uzun vadede sorun olacak. Varil fiyatı 80 doların altına düştüğü takdirde, şirketlerin petrol çıkarmak için masrafa girip yatırım yapma motivasyonu azalacak. Öte yandan rezervler sınırlı olduğu için, petrol fiyatları eninde sonunda yükselişe geçecek. Ancak şu anda düşük seyreden fiyatlar, sanayicileri ve politikacıları rahatlatıyor ve bu rahatlama, yenilenebilir enerji yatırımlarının azalmasına yolaçabilir. Ama petrol günün birinde bitecek ve o güne şimdiden hazırlık yapmamız gerek."

Almanya'nın Oldenburgische Volkszeitung gazetesi ise "beş bilgeler" olarak da adlandırılan başbakanlık ekonomik danışma kurulunun Alman ekonomisine ilişkin tahminlerini şöyle değerlendiriyor:

“Kapıya dayanan resesyon ancak yoğun yatırımlarla savuşturulabilir. Büyük koalisyon ortakları tarafından hazırlanan ‘mütereddit tedbirler paketi’ inandırıcı olmadı. Profesörler heyetinin ekonominin çarklarının borçlanma pahasına yeniden harekete geçirilmesini önermesi şu bakımdan önemli: Paranın, çoğalarak geri dönmesi için önce harcanması gerekir. Bunu kavramak için bilge olmak gerekmez. Sağduyu ile de bu sonuca varılabilir.”