1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

13.10.2011 - Avrupa basınından özetler

Bugünkü Avrupa basının ağırlık verdiği konular İsrailli asker Gilad Şalit'in serbest bırakılması için sağlanan uzlaşma ve ABD ile İran arasında saldırı iddiaları nedeniyle ilişkilerin daha da gerilmesi.

default

İspanya'dan El Mundo, 5 yıldır Hamas'ın elinde bulunan İsrailli asker Gilad Şalit'in 1000 Filistinli tutuklu karşılığında serbest bırakılması yönünde, İsrail ve Hamas arasında sağlanan uzlaşmayı yorumluyor:

"İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu akıllı bir manevra yaptı. Çünkü Hamas'la esir değiş-tokuşu yönünde sağlanan anlaşma, Filistin Özerk Yönetim Konseyi Başkanı Mahmut Abbas'ı zayıflatıyor. Daha birkaç gün öncesine kadar Mahmut Abbas, bağımsız Filistin Devleti'nin BM'ye tam üye olmayı talep eden başvurusuyla, rolünü güçlendirmiş görüyordu. Şimdi en önemli rakibi, Hamas, Filistin konusunda başrolü üstleniyor ve müzakere partneri olarak ağırlığını ve yeteneğini gösteriyor. Hiç şüphe yok ki şu sıralar ne güçlü bir Abbas, ne de Filistinliler'in birlik ve bütünlüğü İsrail hükümetinin çıkarına. Buna rağmen İsrailliler günün birinde barış anlaşmasının onaylanması için her iki cephe arasında (El Fetih ve Hamas) barış ve uzlaşmanın sağlanmasının kaçınılmaz olduğunu biliyor."

Hollanda'dan de Volkskrant İsrailli asker Gilad Şalit'in serbest kalması için sağlanan uzlaşmayı şöyle değerlendiriyor:

"İsrail'de düşmanların eline düşen askerleri kurtarmak, bir onur meselesi. Ayrıca beş yıl önce kaçırılan Şalit'in olayı, ailesi ve arkadaşlarının yürüttüğü kampanya sayesinde geniş ölçüde tanındı. Başbakan Netanyahu baskıyı hissetti ve 'ya şimdi ya da hiç' yönünde karar vermesi gereken bir noktaya geldi. Bu, Hamas'ın mutlaka başarılı olmak istediği ve ek taleplerden vazgeçtiği bir döneme denk geldi. Son dönemlerde Hamas, BM'de boy gösteren Filistin Özerk Yönetim Konseyi Başkanı Mahmud Abbas karşısında inisiyatifi kaybetmişti. Ancak 1000 Filistinli tutuklunun serbest bırakılması, New York'taki sembolik zaferi gölgede bırakıyor."

Avusturya'dan Die Presse bugünkü sayısında, ABD'nin İran'la ilgili son iddialarına yer veriyor. Gazete Amerikan yönetiminin, Suudi Arabistan'ın Washington Büyükelçiliği'ne yapılması planlanan saldırıdan İran'ı sorumlu tutmasını şöyle yorumluyor:

"Peki molla rejiminin böyle bir saldırı planlamasının gerekçesi ne olabilir? Tahran Suudilere karşı ihtiraslı bir düşmanlık içinde. Sünni krallıktaki her türlü istikrarsızlık, İranlılar'ın işine gelir. Suudi Arabistan'ın Washington Büyükelçisi Adil El Cubeyr'e yönelik bir saldırıdan sonra akıllara şüpheli olarak İran değil, Suudi Arabistan'ın ezeli düşmanı El Kaide örgütü gelir. Ancak New York'taki yargı süreci bu saldırı planlarının mimarının İran olduğunu bütün detaylarıyla gün ışığına çıkarsa bile Tahran'ın bunun çok daha katı sonuçları olmasından korkmasına gerek yok. ABD krizin hakim olduğu şimdiki koşullarda askerî bir maceraya atılmayacaktır. İran ABD'nin yaptırımlarına zaten maruz kalmış durumda."

İtalyan Corriere della Sera gazetesi yarın parlamentodan güvenoyu isteyecek olan İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi'nin durumunu analiz ediyor:

"Berlusconi hükümeti, 2010 bütçesiyle ilgili olarak İtalya Parlamentosu'nda rutin olarak yapılan oylamada yenilgiye uğramasının ardından bu durumu, 'beklenmedik teknik bir aksaklık' olarak nitelendirdi. Bu 'beklenmedik teknik aksaklık' İtalya'yı yeni bir krize sürükleyebilir. İtalya hükümeti için, krizi aşmanın tek bir yolu var: Göstermelik güvenoylamalarının yerine ülkenin acilen ihtiyacı olan reformları hayata geçirmesi ve böylece yeni bir kararlılık sergilemesi."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Topcu

Editör: Beklan Kulaksızoğlu

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız