1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

13.09.2012 - Alman basınından özetler

Almanya'da Federal Anayasa Mahkemesi'nin Avrupa İstikrar Mekanizması'na yeşil ışık yakma kararının olası sonuçları ve İslam karşıtı bir filmin yankıları bugünkü Alman basınından seçtiğimiz yorumu konularını oluşturuyor.

Frankfurter Allgemeine Zeitung, karara ilişkin yorumunda, Federal Anayasa Mahkemesi’nin bu konuda belirli bir çizgiyi devam ettirdiği görüşünde:

“Mahkeme, bütçenin belirlenmesi konusunda, ya da Euro Bölgesi’nin kurumlarını ilgilendiren finans politikalarına ilişkin önemli kararlarda Federal Meclis’in sorumluluğunu öne çıkartıyor. Bu yeni bir şey değil! Ancak bu sorumluluğun altının daha güçlü bir biçimde çizilmesi amacıyla yargıçlar yazılı bir ilâve protokol gerektiğine işâret ediyorlar. Başka bir deyişle, Avrupa İstikrar Mekanizması (ESM) kurumlarının kararlarında Almanya Federal Meclisi’nin onayının bulunması kaydı vurgulanıyor. Avrupa İstikrar Mekanizması’nı (ESM) kayıtsız-şartsız imzalamış olan Euro Bölgesi ülkeleri artık bu noktayı da dikkate almak zorunda kalacaklar.”

Düsseldorf kentinde yayımlanan Handelsblatt gazetesi, Federal Anayasa Mahkemesi’nin kararının belki politikacılara da bir fırsat tanıyabileceğini, tartışmalı noktalarda uzlaşmanın yolunu açabileceğini belirtiyor ve yorumuna şöyle devam ediyor:

“Siyasetçilerin üzerinden zor konularda karar alma yükü kalkmıştır ve siyaset bu fırsatı iyi kullanmalıdır. Şimdiye kadar Euro’ya eleştirel bakanlar bile dünkü kararın ardından temkinli davranmaya başladılar. Almanya Başbakanı Angela Merkel bu durumu iyi gözlemlemiş gibi. Federal Meclis’teki konuşmasında Merkel, ‘yitirilmiş olan güvenin yeniden kazanılması”ndan söz etti. Bu güven kazanma, Avrupa’nın iki önemli hatası giderildiği takdirde mümkün olabilir: Konuşmalarda kullanılan savaş ve barış eksenli hitabetten vazgeçilirse ve Avrupa’nın inşası, şeffaflıktan uzak bir biçimde birtakım arka odalarda yapılmazsa… .”

Münih’te yayımlanan Süddeutsche Zeitung, aldığı kararla Federal Anayasa Mahkemesi’nin itibarını artırdığını, ancak bunu Avrupa’ya ilişkin kararları ile gerçekleştirmediği görüşünü savunuyor:

“Kararlar sürecinde sanki Avrupa’nın sağlığına kavuşmasının yolunu Karlsruhe açabilirmiş gibi bir izlenim doğdu. Şimdi ise mahkeme boyunu aştığını fark etti. Avrupa’nın bütünleşmesinin yönetimi ya da refakati konusunda çok fazla şey vaat etti, az şeyde sözünü tuttu. Mahkemenin Avrupa’yı Karlsruhe suları ile yıkama ve Karlsruhe ruhu ile donatma çabalarını (ki bu artık tarih olmuştur) alaya almamak gerekir, çünkü başarılı olunsaydı, bu, güzel bir sonuç olurdu. Ama 1993 yılında Maastricht kararlarıyla başlayan ve şimdi sonlandırılan bu denemeler fazla bir şey getirmedi. Sadece diğer AB ülkelerinin öfkelenmesine, Almanya’da da beklentilerin artmasına neden oldu.”

Financial Times Deutschland gazetesi ise yorumunda ekonomik değil, siyasî bir habere odaklanmış. Yorum, Yahudi asıllı Amerikalı bir yönetmenin çektiği Hz. Muhammed’in hayatına ilişkin tartışmalı filmin İslâm Dünyası’nda yarattığı tepkiler ve Libya’da ABD Libya Büyükelçisi ile üç Amerikalı görevlinin Libyalı eylemciler tarafından öldürülmesi ile ilgili:

“Bu hakaretlerle dolu filmle ABD'nin Libya Büyükelçisi’nin bir ilgisi var mı? Hayır. Peki Amerikan diplomasisinin bununla bir ilgisi var mı? Hayır. Ama radikal İslamcı güçler için böyle bir film Amerika’nın temsilcilerine karşı şiddete başvurma gerekçesini oluşturuyor. Şiddet, batıya karşı duyulan kör nefret duygularını körüklüyor. Şimdilik bu radikal güçler sadece marjinal konumda ve bu ülkelerin hiç birinde henüz İslâmcı bir halk isyanı yok. Örneğin geçen Temmuz ayında Libya’da yapılan parlamento seçimlerinde dinci partiler liberallere karşı yenik düştü. Radikal güçler, İslam karşıtı bir filmi tam zamanında gelmiş bir fırsat olarak görerek, sadece taraftarlarını kışkırtmaya çalışmakla kalmıyor, ılımlı seçmenleri de duygu sömürüsü yaparak kendilerine yandaş kazanmaya çalışıyorlar.”


© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Çelik Akpınar

Editör: Nihat Halıcı

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız