1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

13.07.2009 - Alman basınından özetler

Bugün imzalanacak Nabucco doğalgaz boru hattı projesi, ABD Başkanı Barack Obama'nın Afrika konuşması, Almanya'da aşırı sağ ve vergi indirimi tartışmaları, bugünkü Alman basınında öne çıkan konular…

default

Neue Osnabrücker Zeitung, iki rakip proje Kuzey Akım ve Nabucco’da eski Sosyal Demokrat - Yeşiller koalisyonunun ortakları Gerhard Schröder ve Joschka Fischer’in üstlendiği rolün bir ironi oluşturduğunu belirtiyor ve ekliyor:


“Almanya ve Avrupa için iki hat da avantaj getirecektir. Sonuçta rekabet işleri canlandırır ve fiyatları dizginler. Nabucco, herşeyden önce Moskova’ya bağımlılığı azaltacak. Çünkü boru hattıyla Hazar Denizi ve Orta Asya doğalgazının Rusya dışarıda bırakılarak taşınması planlanıyor. Moskova ise buna karşı uzun süredir Karadeniz üzerinden Güney Akım hattını planlıyor. Bu boru hattının yeterli verimi sağlaması durumunda Avrupa’nın bu projeden korkmasını gerektirecek bir durum yok. Türkmenistan’ın önemli bir doğalgaz sevkiyatçısı olarak anlaşma öncesinde AB projesine ilgi duyduğu sinyalini vermesi, Kazakistan gibi ülkeler için de bir işaret olabilir. İran’dan doğalgaz sevkiyatı ise şu an çok muhtemel görünmese de uzun vadede oldukça karlı.”


Handelsblatt gazetesi ise ABD Başkanı Barack Obama'nın Afrika'ya gerçekleştirdiği ilk resmi ziyarette verdiği mesajları değerlendiriyor yorumunda:


“Obama, pekçok diğer Batılı politikacı ve Rock yıldızından farklı olarak, Afrika'nın gelişmesinin yardım paralarının akışından geçtiği mesajını vermedi, kıtanın temel sorununu başka bir nedene, yolsuzluklara bulaşmış, iktidar hırsıyla yanıp tutuşan siyasi elite dayandırdı. Obama, Afrika kıtasındaki kötü siyasi yönetimi ve Afrika halklarının kendi kaderleriyle ilgili daha fazla sorumluluk almaya yanaşmamalarını eleştirdi. Obama'nın 'Evet Afrika bunu yapabilirsin' mesajı, kıtanın değişmek zorunda olduğundan başka bir anlam taşımıyor. Obama, Afrikalılar tarafından hep ön plana çıkarılan sömürge geçmişinin artık bahane olarak kabul edilemeyeceğini göstermiş oldu.”


Almanya’nın Dresden kentinde Mısırlı hamile bir kadının mahkeme salonunda aşırı sağcı sanık tarafından bıçaklanarak öldürülmesi ile ilgili tartışmalar da sürüyor. Dresden kentinde yayımlanan Saechsische Zeitung’un yorumu şöyle:


“Olayı siyasi emellere alet etmeye çalışma girişimleri hiç kimseye bir şey kazandırmaz. Merve el Şerbini cinayeti Almanya’da günlük yaşam için tipik bir örnek değil. Mısır’dan Almanya’ya karşı yöneltilen eleştirileri anlamak yine de mümkün. Ama genelleyerek Almanlara 'Nazi' diye küfredildiği İran’da sınır aşılmış durumda. Rejim taraftarı fanatiklerin Tahran’daki protestosu herşeyden önce, kendi ülkelerindeki muhalefetin kanlı bir şekilde bastırıldığı gerçeğini örtbas etmeye yönelik.


Bild gazetesi ise Almanya'da seçim kampanyaları sırasında yaşanan vergi indirimi tartışmalarına değiniyor ve devletin vergi politikasını eleştiriyor:

“Yarın kalkıp işe giden sevinebilir. Çünkü yılın geri kalan 170 gününde kendisi için çalışacak. Ama yıl başından beri geçen 195 iş gününde devlet için çalıştığımız gözönüne alındığında öfkelenmek için de her tür neden mevcut. Devlet, çalışıp kazandığımızın yüzde 33’ünü vergiler, yüzde 21’ini sosyal kesintiler olarak elimizden alıyor. Yani kazandığımızın yarısını. Sonuçta yılın yarısından çoğunu Maliye Bakanlığı ve sosyal bürokrasi için çalışıyoruz. Devlet doymak bilmiyor. Arada bir kesintilerden ya da vergilerden küçük indirimler yapılıyor, ama sonra yeni kesintiler geliyor. Vergi ve sosyal ödeneklerin düşürülmesi lüks değil, zorunluluktur.”




Derleyen: Beklan Kulaksızoğlu



Editör: Hülya Köylü