1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

13.05.2009 - Avrupa basınından özetler

Bugünkü Avrupa basınında, binlerce Yahudi’nin öldürülmesinden sorumlu tutulan John Demjanjuk’un dün ABD’den Almanya’ya teslim edilmesi ve Papa 16. Benedikt’in Ortadoğu gezisiyle ilgili yorumlar göze çarpıyor.

default

Avusturya’nın liberal Der Standard gazetesi, Nazi döneminde binlerce Yahudi’yi gaz odalarına göndermekle suçlanan eski gardiyan John Demjanjuk’u yorum sütunlarına taşıyor. Gazete Almanya’nın savaş suçlusu Demjanjuk’un adalete teslim edilmesi için gösterdiği çabaları övüyor:

“Bir kişinin yargı önüne çıkması, onun mutlaka ceza alacağı anlamına gelmiyor. Belki de hakkındaki deliller yeterli bulunmayacak. Buna rağmen Almanya’nın dava açması büyük önem taşıyor. Cinayet suçu 60 yıl geçtikten sonra bile zaman aşımına uğramaz. Almanya, Muz Cumhuriyeti değil. Bundan daha da önemlisi, zanlının cezalandırılması, Almanya’nın 2. Dünya Savaşı’nın üzerinden onlarca yıl geçtikten sonra Nazi dönemi suçlularını, omuz silkip başını çevirmek yerine cezalandırmayı tercih etmesidir. Çünkü suçun işlendiği dönemin üzerinden uzun zaman geçti ve kurbanların sayısı tıpkı suçlular gibi giderek azalıyor. Adaletin yerini bulma çabası, Alman halkı arasında giderek yaygınlaşan, Nazi dönemini gözden geçirme sayfasını kapatmayı düşünenlere de önemli bir mesaj niteliği taşıyor.”

Kassel’de yayımlanan Hessische/Niedersaechsische Allgemeine gazetesi ise 89 yaşındaki John Demjanjuk’un Almanya’ya teslim edilmesini Almanya açısından ele alıyor. Yorumda şu satırları okuyoruz:

“Burada, Nazi dönemi kurbanlarına günümüzde bir hukuk devletinin adalet borcunu yerine getirmesi söz konusu. Nasyonal Sosyalizm döneminde işlenen cinayetlerin takip edilmesi, savaş sonrası Almanya’sının hukuk sistemi için hiç de başarılı bir süreç değildi. Birçok suçlu, haklarında takibat yürütülmediği için rahat bırakılmış oldu. Suçluların suçuna, ilgisizliğin utancı eklendi. Bu konuda şimdi hem politik, hem de ahlaki açıdan aydınlatılması gereken her şey aydınlatılmalı. Bunu sadece kurbanlara değil, kendimize de borçluyuz. Aksi takdirde Nazi döneminde işlenen suçların gölgesinden kurtulamayız”

Milano’da yayımlanan Corriere della Sera adlı İtalyan gazetesi ise Papa 16’ncı Benedikt’in Ortadoğu gezisini değerlendiriyor. Gazete İsrailliler’in Papa’nın gezisinde yaşadığı hayal kırıklığını ele alıyor:

“Papa 16’ncı Benedikt tarihteki ilk Papa olarak Ağlama Duvarı’na çıkmak için Müslümanlar'ın kutsal saydığı Haremüşşerif’teki Kubbetüssahra’yı ziyaret etti. Bu Papa için oldukça zengin ama zor bir gündü. İsrail gazetelerinin büyük bölümü Benedikt’i, soykırım anıt müzesi Yad Vaşem’i ziyareti sırasında sadece ‘ılımlı’ bir konuşma yaptığı için suçladı. Bazıları ise Papa’nın gençlik yıllarında Hitler Gençliği Örgütü’ne üye olduğunu hatırlattı. Papa buna rağmen barış gezisinde, yolundan şaşmadan ilerliyor.”

Fransız Katolik La Croix gazetesinin aynı konuyla ilgili yorumu ise şöyle:

“Papa 2. Jean Paul’ün 2000 yılında Ağlama Duvarı önünde, Katolikler’in Yahudiler’in acı çekmesine sebep olmalarından dolayı özür dileyerek yaptığı jest gib,i Papa 16’ncı Benedikt de Kudüs ziyaretinde. Tanrı’ya Yahudi, Müslüman ve Hristiyanlar için dua etti. Eğer Papa orada o anda herkes için dua etmeseydi, o zaman hiç kimse için dua etmemiş olacaktı.”

Alman Münchner Merkur gazetesi ise Papa’nın İsrail temaslarında önemli bir fırsatı kaçırdığı görüşünde:

“Benedikt, selefinin Ağlama Duvarı önünde, Yahudiler’in öldürülmesinde Hristiyanlar’ın da suçluluk payı olduğunu teslim eden, barış jestini tekrar etmeliydi. Alman bir Papa olarak orada Katolik Kilisesi kadar Alman halkını da temsil ettiği için gözle görülür bir mesaj vermeliydi. Benedikt bunu yapmamakla büyük bir fırsat kaçırmış oldu.”



Derleyen: Hülya Topçu

Editör: Ahmet Günaltay