1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

13.04.2011 - Avrupa basınından özetler

Bugünkü Avrupa gazetelerinden seçtiğimiz yorumların tamamı, Japon hükümetinin Fukuşima nükleer santralindeki kazanın derecesini Çernobil’deki gibi en üst seviyeye çıkartmış olmasını konu ediniyor.

Europäische Presseschau türkisch 3. Mit europäischen Zeitungen. DW-Grafik: Per Sander 2010_05_28_presseschau_türkisch.psd

Europäische Presseschau türkisch 3


İspanyol El Periodico de Catalunya adlı gazete, Fukuşima’daki nükleer facianın boyutlarının Çernobil ile benzer olduğunun, Japon makamları ile santralleri işleten Tepco firmasının ise hatalı, hatta muhtemelen sorumsuzca kararlar aldıklarının da şimdi artık su yüzüne çıktığını belirtiyor. Yorum şu ifadelerle devam ediyor:

“Çalışmalarda şeffaflık ve ön tedbir diye birşey yoktu, kullanılan yöntemler de tartışmalıydı. Krizin atlatıldığından bahsetmek için henüz çok erken. Oysa ki Japonya’da büyük şiddette depremler olabileceği tehlikesi bilinmekteydi. Nitekim son artçılar bunun bir göstergesi. Japonya önce ülkeye atılan iki atom bombasının kurbanı olmuştu. Şimdi ise üzerinde denetim sağlayamadığı bir kalkınma ve sanayi politikasının kurbanı oldu.”

Strasbourg’ta yayınlanan Dernieres Nouvelles d'Alsace adlı Fransız gazetesi, büyük bir sanayi ülkesi olan Japonya’nın Fukuşima’daki nükleer kazanın ve açtığı uzun vadeli zararların üstesinden gelmeyi başaramamasının, konuya ilişkin yeni şüphelerin doğmasına yolaçtığını belirtiyor ve yorumunda şu görüşleri savunuyor:

“Ve bu büyük güven bunalımı siyasetçileri de gafil avladı. Fransa’da nükleer enerji konusu âdeta dosyaya konularak rafa kaldırıldı. Başka çevre konuları, örneğin iklim değişikliği ön plana geçti. Nükleer atıkların bulunduğu konteynırları taşıyan trenlerin Strasbourg’un tam ortasından geçmesi skandalına, birkaç yüz nükleer karşıtı dışında kim tepki gösterebildi? Ancak gelinen noktada nükleer enerjiye direniş, artık zaruri bir ilerlemeye karşı duruş ve modası geçmiş bir tavır olarak algılanamayacak.”

Sol-liberal İtalyan La Rebupplica gazetesi, İtalya’da, Fukuşima olayından önce de nükleer enerjiye dönüş önerilerine inanmanın zor olduğunu anımsatıyor, ama şimdi ortaya atılan kısa düşünme molası önerisinin gülünç olduğunu belirtiyor. Yorumun devamını okuyoruz:

“Herşeye rağmen Japonya’daki nükleer facia, sadece nükleer santraller konusundaki muhtemel yeni planların değil, doğa ve insan ilişkilerinin de nasıl olması gerektiğinin yeniden sorgulanmasını İtalya’ya ve diğer ülkelere dayatıyor. Hem yıkımlara, hem de zaferlere damgasını vurmuş olan bilim dönemi sınavda. Nükleer enerjinin içerdiği belki başka özellikler de var; ancak katlanarak artan gücüyle, varlığımızı borçlu olduğumuz doğa ile olan ilişkimize bugün başka hiç birşeyin yapamadığı kadar yıkıcı etkisi olacağını da ortaya çıkartıyor.”

Paris’te yayımlanan sol-liberal Liberation, kazanın olduğu santrallerin yakınında hem Japonların ve diğer ülkelerden uzmanların yaptıkları radyasyon ölçümlerinde şimdiye kadar en kötü senaryonun, yani insanların kitlesel bir biçimde radyasyona maruz kalmadığının saptandığını vurguladıktan sonra şu görüşleri savunuyor:

“Ne var ki nükleer enerjinin tehlikeleri tasavvur sınırlarını aşıyor. Görüntünün çok şey ifade ettiği bir toplumda, nükleer tehlikeler görünmez kalıyor. Tüm bir bölge çöle dönüşüyor. Buraya belki 10, 20 hatta 30 yıl süreyle ayak basılamayacak. Görünmez olan radyoaktif ışınlar konusundaki korkular ise daha uzun süre varlığını sürdürecek; Japonya’da da, bizde de...”

© Deutsche Welle Türkçe


Derleyen: Çelik Akpınar

Editör: Murat Çelikkafa