1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

13.03.2006 - Alman basınından özetler...

Bugünkü Alman gazetelerinin hemen hepsinde ortak konu, eski Yugoslavya devlet başkanı Slobodan Miloseviç’in hücresinde ölü bulunması. Financial Times Deutschland gazetesi beş yıldır Lahey’deki BM savaş Suçları mhkemesi’nde yargılanan Miloseviç hakkında şunları yazıyor:

“Dava, sonuçlanmadan sona erdi. Ama BM Mahkemesi, başlangıçtaki güçlüklere rağmen bu tür bir davayı hakkıyla görebileceğini kanıtladı. Pek çok kişi Bosna’da işlenen hunharca suçun ruhani liderinin yakalanabileceğine bile ihtimal vermiyordu. Bundan 10 ya da 20 sene sonra tarih derslerinde hatırlanan, Miloseviç davasının yarıda kaldığı değil, dünya kamuoyunun gözü önünde görüldüğü olacak.”

Frankfurter Allgemeine gazetesi ise Miloseviç’in nasıl toprağa verileceği konusuna ayırmış yorum sütunlarını:

“Miloseviç gerçekten Sırbistan’da mı toprağa verilecek? Eşi ve oğlu hakkında ülkesinde tutuklama emri bulunduğu için Rusya’da verilmesi de söz konusu. Peki Sırbistan’da defnedilirse cenaze töreni ne kadar büyük olacak? Bu konular henüz spekülasyona açık. Diğer yandan asıl önemli olan, en ünlü Sırp’ın ölümü konusunda, Sırp politikacılar nasıl bir tavır takınacak? Bir yandan milliyetçilere göz kırpan Devlet başkanı Kostuniça eski rakibinin işlediği suçları açık açık kınayacak mı, o da belli değil. Üç yıl önce papazları, Başbakan Cinciç’in cenazesini gövde gösterisine dönüştüren Ortadoks kilisesinin tavrı da merak konusu..”

Sttuugarter Nachrichten gazetesine göz atıyoruz şimdi de:

“Tek bir kişiyi öldüren hapse girer, binlerce kişyi öldüren ise tarihin şanlı sayfalarında yerini alır. Bu cümle Sırp lider Miloseviç’in bir katil olarak hüküm giymesi ile, geçerliliğni yitirecekti. Ama Miloseviç’in ölümü bunu engelledi. Ama diğer yandan Lahey’deki mahkeme, Balkanlardaki savaş baronlarının canını, akla gelebilecek her türlü diplomatik yaptırımdan, hatta BM Güvenlik Konseyi’nden bile daha fazla yaktı.”

Neue Osnabrücker Zeitung da mahkemenin önemine değiniyor:

“Miloseviç’in Yugoslavya’yı Büyük Sırbistan’a dönüştürerek, içinde yaşayan Arnavut, Boşnak, Hırvat, Slovenyalı ve Macarları üçüncü sınıf vatandaşa çevirme denemesi, başarısız oldu. Dökülen onca kana rağmen en azından bu, bir teselli. Diğer teselli ise Miloseviç’in lüks bir köşkte değil, hücrede ölmüş olması... Miloşeviç’in, 20. yüzyıl Avrupa tarihinin karanlık sayfları arasında yerini alması da garanti. İşlenen insanlık ve savaş suçları ortadayken Miloseviç’i temize çıkarma çabaları sadece yalandan ibaret kalacaktır. BM mahkemesinin başarısız olduğu, anlamını yitirdiği iddiası da haksız. Bu mahkeme, sadece Milseviç’i yargılamak için kurulmadı ve daha önünde yapacak çok işi var.”

Süddeutsche Zeitung ise Miloseviç’in mirasını konu ediyor:

“ Miloseviç’in yıllar süren savaşlar sonucu arkasında bıraktığı yıkım bugün bile varlığını sürdürüyor. Balkan ulusları ve AB bölgede barışı, yeniden imar ve adaleti sağlamak için uğraşıyor. Ama bu çabalar hala sağlam bir temele oturtulamadı. Barışı, önce Bosna’ya ardından Kosova’ya göndeirlen ve ne kadar kalacakları belli olmayan onbinlerce barış gücü askeri sağlamaya çalışıyor. Yeniden imar deseniz, hasar o kadar büyük ki, yapılan mali yardımların yetmesine imkan yok. “

Bugünkü Süddeutsche Zeitung gazetesinde Türkiye ile ilgili bir haber analiz de dikkat çekiyor. Gazete, Mersin’de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a yumurta fırlatan göstericiler hakkında açılan davayı hicvediyor. Makale, “ Türkiye’de yumurta fırlatan göstericiler, vatan haini sayılıyor.” alt başlığını taşıyor.