1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

13.02.2012 - Avrupa basınından özetler

İflasın eşiğindeki Yunanistan’ı kurtarma çabaları ile Suriye ve İran’daki gelişmeler, bugünün Avrupa basınında öne çıkan yorum konuları…

default

Fransız Liberation gazetesi, Avrupa'nın Yunanistan politikasını sert dille eleştiriyor:

"Avrupalıların Yunanistan'a karşı tutumu tiksindirici. Başbakan rapor vermeye çağırılıyor, ülke muhasebesi aşağılayıcı bir şekilde kontrol altına alınıyor ve bir milletin egemenliği açık bir şekilde göz ardı ediliyor. Bunu yapan da başta Almanya. Kaldı ki pek çok uzman, tamamen resesyondaki bir ekonomiyi daha da daraltan Avrupalıların reçetesine inanmıyor. Bugün faturayı ödeyenler Yunan vatandaşları, hem de en yoksul kesimi. Soru, bu kabul edilemeyecek şartlara daha ne kadar tahammül edebilecekleri."

İtalyan La Stampa gazetesinin yorumu ise şöyle:

"Yunanistan'da olup bitenleri bizim için de öğretici olabileceği için dikkatle takip ediyoruz. Her iki büyük siyasî partinin liderleri, başka kurbanlar vermenin kaçınılmaz olduğu konusunda Başbakan ile hemfikir. Ama artık halkın canına tak etti. Çünkü şimdiye kadar fedakarlıkta bulunulması talebi topluma eşit bir şekilde yansımadı ve umut ışığı da yok. İçinde yaşadığımız dönemlerde hiçbir demokrasi böylesine bir baskıyla karşı karşıya kalmadı. Şu anki ortamı 1930'lu yıllarda diktatörlüklere zemin hazırlayan ortamla karşılaştırabiliriz. Bu tür durumlarda sistemin içine işleyen yolsuzluklar tüm yükü en zayıfların üzerine yükler."

Avusturya'dan Der Standard gazetesi ise Suriye'deki durumu ele alıyor:

"Uluslararası topluluğun hali içler acısı. Arap Birliği'nin BM ile ortak barış gücü önerisi hayalden ibaret. Askerî müdahale seçeneğini zaten kimse ağzına bile almıyor. Rejime karşı savaşan gruplar bölük pörçük, kimin ne olduğu belli değil. Kendini birdenbire Irak'tan sızan cihatçılarla aynı safta bulmak içten bile değil. Bundan dolayı ülkedeki gruplara silah sevkiyatı da sorunlu bir konu. Suriye'ye karşı cephe oluşturan Arap Körfez ülkelerinin birdenbire demokrasinin ilkeleri ve ‘koruma sorumluluğu' prensibini özümsemesi de hayal olur. Bu, Suriye'deki rejimin zerre kadar daha iyi olduğu anlamına gelmiyor. Ama kötünün karşısında ille de iyinin olmadığını gösteriyor."

Macaristan'ın başkenti Budapeşte'den Nepszava gazetesi, İran yönetiminin giderek sertleşen söylemini blöf olarak değerlendiriyor ve Avrupa'nın asıl kendi içindeki gelişmelerden endişelenmesi gerektiğini belirtiyor:

"İran'ın nükleer silahlara sahip olmasına büyük güçler de İsrail de izin vermez. Çünkü bu, İsrail'in yok edilmesine giden gerçek bir olasılık doğurur. Yani İran blöf yapıyor. Nükleer silahlara sahip olmamasına rağmen nükleer şantaj yoluna başvuruyor. Yeterli askerî araçlara sahip değilken, Hürmüz Boğazı'nı kapatmakla tehdit ediyor. Sonuçta dünyanın önceden kestirilebilir bir süre için İran'ın nükleer silahlarından da Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasından da korkmasına gerek yok. Asıl korkulması gereken, özellikle de burada, Avrupa'nın göbeğinde Macaristan'a da ulaşan, giderek daha fazla şiddet içeren ve sürekli yayılan nefret kültürüdür."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Beklan Kulaksızoğlu

Editör: Başak Sezen