1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

13.01.2004 - Alman basınından özetler...

Almanya Savunma Bakanı Peter Struck bugün Alman ordusunda alınacak tasarruf önlemlerini açıklıyor. Bu önlemlerin arasında çeşitli askeri projelerin askıya alınması ve askerlik süresinin kısaltılması da bulunuyor. Alman gazetelerinde yorum konusu olan noktaysa, askerlik görevi yerine sivil hizmet yapılması olanağının, tasarlanan önlemlerle ortadan kaldırılmak istenmesi.

Almanya’da sosyal sistemin dayanaklarından olan sivil hizmet, askerlik yapmak istemeyen, vicdani nedenlerden dolayı silah kullanmayı ve gerektiğinde savaşmayı reddeden genç erkeklerin yararlanabildiği bir alternatif. Askerlik yerine sivil hizmet yapan gençler, yaşlılar yurtlarında, özürlüler bakım evlerinde ya da hastanelerde çalışıyor, çevre projelerinde az bir ücretle tam kadrolu bir elemanın görevlerini yerine getiriyor. Federal orduda yapılacak kısıntılar, bu hizmet süresinin kısaltılmasını ya da tümden ortadan kaldırılmasını da beraberinde getirebilecek. „ Frankfurter Rundschau“ gazetesi konuyla ilgili yorumunda şu satırlara yer veriyor:

„Federal hükümet sivil hizmeti kaldırması tasarısını gerçekleştirise, o zaman önemli olan, buradan tasarruf edilen paranın Maliye Bakanı Hans Eichel’in bütçe açıklarını kapatmaya değil, sosyal hizmetlere akıtılmasıdır. Tasarrufla sağlanacak 900 milyon euro ek gelirin önemli bölümünün yeniden yapılandırma programları çerçevesinde kullanılması gerekir. Gönüllü hizmetler Almanya’da uzun zamandır önemsenmeyen bir konu. Bu hizmetlerin yeniden çekici hale getirilmesi gerekiyor. Buysa genç insanların önemli bir deneyim yaşamasını beraberinde getirir. Ayrıca, sivil hizmetlerden yoksun kalacak sosyal kuruluşlara da büyük yararı olacaktır. Almanya işte bunu tartışmalı şimdi.“

Berlin’de yayımlanan „ Die Tageszeitung“ gazetesi ise başka bir görüşte. Devletin genç insanları bir yıl boyunca zorunlu sosyal hizmetlere mecbur kılmasının, askerlik yerine yapılabilen sivil hizmeti telafi edemeyeceğini vurgulayan gazete, reşit olan her gencin, hangi deneyimi yaşamak istediğine kendisinin karar verebilmesi gerektiğini belirtiyor. Zorunlu hizmetin Anayasa’ya da aykırı olduğuna işaret edilen yorumda, zorunlu hizmetin bir hukuk devletinde alternatif olmadığı, özellikle sosyal alanda böyle bir şeyin düşünülemeyeceği belirtiliyor.

„Kölner Stadtanzeiger“ gazetesi, sivil hizmetin kaldırılması planlarının ardında, Sosyal Demokrat Parti ile Yeşiller’den oluşan hükümet koalisyonunun ileride zorunlu askerlik görevini de kaldırması isteğini yattığını öne sürüyor. Yorumda şu satırları okuyoruz:

„Sosyal Demokratlar’ın bu tasarılarını görünce, yurttaşlar arasında dayanışma ilkesinin temel taşlarından birinin ortadan kaldırılması şüphesi doğuyor. Askerlik görevi ve sivil hizmetler, herkesin içinde yaşadığı topluluk için yapabileceği en temel görevlerdendir. Ayrıca sivil hizmet kaldırıldığı takdirde, bunların şimdiye dek üstlendiği ucuz hizmetleri kim hangi ücrete yapacak?“ diye soruyor, „ Kölner Stadtanzeiger“ gazetesi.

İsrail Devlet Başkanı Moşe Katsav’ın Suriye Devlet Başkanı Başar Esad’a yaptığı barış görüşmeleri davetini Suriye’nin reddetmesi, Berlin‘de yayımlanan „ Die Tageszeitung“ gazetesine yorum konusu olmuş bugün. İsrail’in Filistinliler’le zor bir aşamaya gelindiği zamanlarda Golan Tepeleri sorununu çekmeceden çıkardığı öne sürülen yorum, kısaca şöyle:

„Katsav’ın Suriye Devlet Başkanı Esad’ı Kudüs’e davet etmesini böyle yorumlamak gerekir. 1967‘deki savaştan bu yana yalnızca İsrail işgalindeki Gazze Şeridi ya da Batı Şeria değil, Golan Tepeleri‘nde de İsrail askerleri bulunuyor. Suriye’nin bu konudaki tavrı belli. 10 yıl önce İsrail, Filistin, Lübnan ve Suriye’nin de bulunduğu toplu bir barış anlaşması talep eden Şam yönetimi, artık 'Önce Suriye' diyor. Bu parolanın da içerdiği şartsa 'toprak karşılığında barış'. Eğer İsrail Golan Tepeleri’ni Suriye‘ye geri verirse, o zaman Suriye de İsrail’le bir barış anlaşması imzalayacak. Bu durumda Filistinliler Suriye’yi de ilgilendirmiyor. İsrail’in daveti, reklamdan başka birşey değil. Suriye Devlet Başkanı’nın Kudüs’e gitmesi, İsrail’i resmen tanımak anlamına da geleceği için, önce bunun İsrail ile Suriye arasında imzalanacak bir anlaşmayla belirlenmesi gerekecektir. Eğer Suriye Devlet Başkanı İsrail’i ziyaret ederse, o zaman yalnızca geri dönerken Golan Tepelerini de bavulunda geri getirmek zorundadır.“

Hristiyan Demokrat politikacıların seçim kampanyalarında Türkiye’nin Avrupa Birliği üye adaylığını konu etmek istemesi, Münih’te yayımlanan „Süddeutsche Zeitung“ da şöyle yorumlanıyor:

„Bu yılki Avrupa Parlamentosu seçimleri Almanya’da iç politikayı belirleyecek. Bunun içerisinde Türkiye’nin Avrupa Birliği üye adaylığı da konu edilecek. Bu konunun neden iç politika konusu olduğuna gelince... Hristiyan Birlik partilerinden bazı politikacılar, bu ülkede yaşayan insanların korkularını kötüye kullanarak, göç konusunu, Türkiye‘nin Avrupa Birliği’ne getireceği mali yükü ve hatta Türkiye’nin üyeliği durumunda İslami terörün Avrupa’ya yayılacağı iddialarını ortaya atıyor. Sosyal Demokratlar bu iddiaları çürütmek zorunda. Çünkü Türkiye’nin olası üyeliğinin zarardan fazla yarar getireceği ortada. Özellike Türkiye’nin İslamın biçimlendirdiği demokratik düzende bir toplum olduğu düşünülürse. Hristiyan Birlik gereksiz yere korkuları körüklüyor. Bunu yaparken gerçekleri de söylemiyor. Örneğin Avrupa Birliği içinde yer alacak bir Türkiye’nin, üyelik için gerekli şartlar dolayısıyla bugünkü Türkiye’den farklı ülke olması gerektiğini söylemiyor. Hristiyan Birlik Partileri, özellikle göç ve uyum konularında ciddi bir tasarı ortaya koymamaları dolayısıyla da bu konuda inandırıcı olmaktan uzak.“