1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

12.12.2011 - Avrupa basınından özetler

Avrupa gazetelerinde bugün ağırlıklı olarak Güney Afrika'da sona eren Birleşmiş Milletler İklim Konferansı'nın sonuçları ve Euro Bölgesi'ndeki krizde Almanya'nın rolü ele alınıyor.

default

İsviçre gazetesi Neue Zürcher Zeitung, Durban'daki zirveyi şöyle değerlendiriyor:

"İklimin korunması konusunda büyük beklentiler içine girmek boşuna. Güney Afrika'daki müzakere maratonunda Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ne üye ülkelerin nihayetinde bir neticeye ulaşması, birçok müzakereci tarafından önemli bir başarı olarak satılmak isteniyor. Konferans Başkanı, katılımcıların bir tarih yazdığını ileri sürüyor. Ancak kutlama yapmak için ortada herhangi bir gerekçe yok. Tek başarı, geminin tamamen batmasını önlemiş olmaktır. Ancak sanayileşmiş ve kalkınmanın eşiğinde olan ülkeler küresel ısınmaya karşı verilen mücadelede, kapsamlı bir anlaşma sağlanması için yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmiyor... İklimin korunması için gerekli olan güçlü kararlar, yine sonraya ertelendi..."

Liberal İspanyol gazetesi La Vanguardia'da ise şu yorum yer alıyor:

"Durban'da sağlanan anlaşma, ileriye doğru atılmış sadece küçük bir adım. Diğer yandan bu anlaşmanın içeriği de belirsiz ve yine en küçük ortak paydalardan söz ediliyor. Küresel ısınmaya karşı etkin bir mücadele görünürde şimdilik yok. ABD, Çin ve Hindistan gibi büyük güçler, karbondioksit emisyonlarının ne kadar azaltılacağına dair açık ve bağlayıcı üst sınırların belirlenmesini engelledi. Şimdiye kadarki Birleşmiş Milletler iklim konferanslarında aslında hiçbir zaman birliktelik sağlanamadı. Şu ana kadar elde edilmiş en anlamlı anlaşma Kyoto Protokolü'ydü, ancak onun koşullarına da çok az uyuldu. Ekonomik ve mali çalkantıların yaşandığı bu dönemde küresel ısınmaya ilişkin endişeler arka plana itildi."

Geçen hafta yapılan Avrupa Birliği liderler zirvesi Avrupa gazetelerinin hâlâ başlıca konusu. Avusturya'da yayımlanan Salzburger Nachrichten'de şu satırları okuyoruz:

"Bu zirvede Avrupa liderleri arasında kimin egemen davrandığı, kimin davranmadığı açıklığa kavuştu. Almanya Başbakanı Angela Merkel, iki taraftan baskı altında. Alman seçmenin yükümlülüğünü taşıyan Merkel bir yandan onların isteklerini yerine getiremiyor. Tıpkı Avrupa karşıtı partisinin isteklerini yerine getirmeye çalışan David Cameron ya da Fransızların talepleri ile karşı karşıya olan Nicolas Sarkozy gibi... Merkel öte yandan da şu günlerde daha da güçlenen bir çağrıya yanıt vermek zorunda. O da şu, Almanya'nın sahip olduğu kapasite ve ekonomik gücüyle borç krizinin üstesinden gelinmesinde öncü rol üstlenebileceği düşünülüyor ve bu nedenle Merkel'in bunun yolunu da açması gerekli."

Danimarka gazetesi Jyllands-Posten da Almanya'nın pozisyonunu sorguluyor:

"Almanya Başbakanı Angela Merkel Avrupa Birliği zirvesinde isteklerine ulaştığını söylüyorsa, buna ancak kendisi inanmak istiyordur. Euro yürürlüğe girerken Almanya'nın kabul ettiremediği maddeler, yakında imzalanacak bir antlaşmayla bağlanacak. Finans piyasaları farklı bir görüşte olabilir. Temmuz ve ekim aylarındaki zirvede sorunlara çözüm bulunmadı. Ayrıca İngiltere'nin tek başına hareket etmesi nedeniyle de Avrupa Birliği içerden hayli sarsıldı. Bu yatırımcılarda endişeye yol açabilir. Ama herşeyden önemlisi inanılmaz sertlikteki 'Alman malı' kriz yönetimine halk desteğinin yıllarca sürüp sürmeyeceğini kimse bilmiyor."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Köylü

Editör: Ercan Coşkun

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız