1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

12.10.2009 - Alman basınından özetler

Türkiye ile Ermenistan arasında imzalanan protokoller ve Alman Merkez Bankası Yönetim Kurulu Üyesi Sarrazin'in göçmen kökenlileri eleştiren ve tepki çeken açıklamalarıyla ilgili yorumlar Alman basınında ön plana çıkıyor.

default

Basın turumuza, Türkiye-Ermenistan yakınlaşmasıyla ilgili yorumlarla başlıyoruz. Berlin'de yayımlanan Die Tageszeitung birinci sayfadan verdiği haberine, 'Ermenistan ve Türkiye barışmayı istiyor" manşetini atmış. Gazetenin iç sayfalarında Türkiye temsilcisi Jürgen Gottschlich imzali yorumda ise, "Göründüğü kadarıyla Erdoğan hükümeti tarihle gerçek bir yüzleşmeye hazır. Bu durumda belki Ermeniler de sadece kurban olmadıklarını kabullenmeye yanaşırlar" şeklindeki satırlar göze çarpıyor.

Frankfurter Allgemeine Zeitung da aynı konuyla ilgili yorumunda, "Türkiye ve Ermenistan, ilişkilerin normalleşmesi için protokol imzaladı. Karabağ sorunu hala tartışmalı" ifadesine yer veriyor.

Münih'te yayımlanan Süddeutsche Zeitung ise iki ülke arasında protokol imzalanmasını “İki ülke yakınlaşmayı mühürledi” başlığıyla duyuruyor. Gazetenin Türkiye muhabiri Kai Strittmatter'in kaleme aldığı yorumda şu satırlar göze çarpıyor:

"İki ülke hükümetlerinin attığı adım çok cesurca, umarız karşılarında ne kadar zorlu bir ödev olduğunu görüp korkmazlar. Zira her iki hükümet de kendi ülkesinde yakınlaşmaya karşı ciddi bir muhalefetle karşı karşıya, ama muhalefet haksız. Ayrıca Türkiye ile Ermeni soykırımını tanımadan yakınlaşmayı reddeden Ermeniler de haksız. Türkiye günün birinde geçmişiyle elbette yüzleşecektir ve iki ülkenin yakınlaşması bunun gerçeklesmesi yönünde atılmış bir adımdır. Bu nedenle Ermeniler de Türkiye'yle ülkelerinin yakınlaşmasını kutlamalıdır."

Neue Osnabrücker Zeitung'un aynı konuyla ilgili yorumunda ise şu satırları okuyoruz:

"Türkiye ile Ermenistan arasında imzalanan protokol kısa süre içinde değerini yitirecektir. Çünkü iki taraf arasında barışma arzusu şimdiye kadar dile getirilmiş değil. Bundan daha çok başta Avrupa ve Amerikalılar olmak üzere tarafların ekonomik çıkarları sözkonusu. Ermenistan Türkiye'den de geçecek Nabucco boru hattının güvence altına alınmasında kilit rol üstlenebilir. Avrupa'ya gaz taşıyacak proje, Rusya'nın enerji sektöründeki gücünü kırmayı amaçlıyor. Bu proje sadece Ankara ile Erivan arasında barışın sağlanması ise uygulamaya geçirilebilir. Türkiye Ermenistan'la imzaladığı anlaşmanın kendisine AB üyeliği sürecinde artı puan getirmesini, Ermenistan ise Batı ile ticaret yapmasının önünün açılmasını umud ediyor. İki ülke arasındaki onlarca yıldır başarılamayan barışın sağlanmasını şimdi uzmanlar komisyonu sağlayabilir. Ancak bu zorlu ve büyük görevin üstesinden gelinebilmesi için öncelikle iki ülkedeki yetkililerin nefreti körüklemeye son vermesi gerekiyor."

Bugünkü Alman gazetelerinde yer bulan bir başka önemli konu ise Alman Merkez Bankası Yönetim Kurulu Üyesi Thilo Sarrazin'in Almanya'da yaşayan göçmen kökenlileri hedef alan, tepki toplayan sözleri. Westdeutsche Allgemeine Zeitung'da Daniel Freudenreich imzalı yorum şöyle:

"Sarrazin kısmen haklı olabilir, çünkü bazı göçmenler Alman toplumunda yerlerini bulamıyor ya da bazıları uyum sağlamayı reddediyorlar. Ama Sarrazin'in herkesi genelleştiren açıklamaları sadece incitici değil, aynı zamanda yanlış da. Çok sayıda Türk ya da Arap kökenli göçmen, toplumumuzun bir parçası! Genelleştirmeler içeren açıklamalar verimli bir tartışma yaratmıyor, aksine toplumda yabancı düşmanı önyargıları güçlendiriyor. Yapılan istatistikler toplumumuzda bu önyargıların yeterince varolduğunu kanıtlıyor zaten. Bu, halkımızın yarıdan fazlasının Sarrazin'i desteklediğini gösteriyor. Maalesef Sarrazin taşralı bir politikacı değil. Açıklamaları yurtdışında da takip ediliyor. Artık Sarrazin özür dileyip, istifasını vermeli!"


Derleyen: Hülya Topcu

Editör: Ahmet Günaltay