1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

12.07.2010 - Avrupa basınından özetler

İspanya'nın mutlu sona ulaştığı Dünya Futbol Şampiyonası, Fransa’daki yolsuzluk skandalları ile ABD ve Rusya arasındaki ajan takası, Avrupa basınında öne çıkan yorum konuları:

default

İsveç’te yayımlanan liberal eğilimli Dagens Nyheter gazetesi 2010 Dünya Futbol Şampiyonası’nın Afrika için siyasi anlamına değiniyor:

“Dünya Futbol Şampiyonası sona erdi. Bütün kötümser kehanetlere rağmen, turnuva hem Güney Afrika hem de tüm Afirka kıtası için bir halkla ilişkiler başarısı oldu. Kuşkusuz Afrikalı takımlar turnuvada çok etkili olamadılar. Ancak prestij kaynağı olan organizasyon büyük bir başarıyla yürütüldü. Afrika’nın savaşla, kaosla, yoksullukla iç içe geçmiş imajı artık Afrika deyince akla gelen tek şey değil. Afrika'da ekonomik kalkınmanın sürmesi mümkün. Ancak bunun şartı, demokrasi ve piyasa ekonomisi yönündeki gelişmenin devam etmesi. Güney Afrika’da yapılan Dünya Futbol Şampiyonası, kararlı bir tutum benimsendiğinde, ne kadar büyük bir meseafe alınabileceğinin göstergesi.”

Paris’te yayımlanan Liberation gazatesinin yorum sütunlarında ise Fransa’da gündemi alt üst eden yolsuzluk skandalları göze çarpıyor:

“Skandallar Fransa’nın başka bir yüzüne işaret ediyor. Öyle bir ülke ki, bir jigoloya ada armağan edilebiliyor. Bir bakan, vergi mükelleflerinin parasıyla 12 bin euroluk puro içebiliyor. Bu meblağ, normal bir tüketcinin tatil harcamasının tam altı katı. Başka bir bakan, eşinin işvereni olan ve Fransa’nın en zengin kadınının vergi kaçakçılığını organize eden kişiden 7 bin 500 euro alabiliyor. Söz konusu olaylara dar bir hukuki pencereden bakıldığında belki tüm bunların yasa dışı olmadığı görülür. Ancak bunlar, para ile siyaset arasında tehlikeli bir yakınlık olduğunu gözler önüne seriyor.”

Budapeşte’de yayımlanan muhafazakar “ Magyar Nemzet” gazetesinde ise Rusya ile ABD arasında ajan takasına ilişkin satırlar göze çarpıyor:

“ABD'de Rus ajanların utandırıcı bir şekilde göz altına alınmasından sonra, hem Washington hem de Moskova kerhen de olsa birlikte hareket etti. ABD Başkanı Barack Obama’nın Rusya Devlet Başkanı Medevedev ile ‘ikili ilşkilerde yeni bir başlangıç yapıldığını’ açıkladığı görüşmesinden sonra, taraflardan hiç biri yeni bir gerginlik istemiyordu. ABD ve Rusya etle tırnak değilse de birbirlerine hiç olmadıkları kadar yakınlar. Yakalanan ajanların tutuklanması Washington için zaten büyük bir anlam taşımıyordu. Batılı süper güç Afganistan’dan Orta Doğu barışına kadar pek çok büyük sorunla meşgulken, bir de Rusya’yla savaş durumuna gelmek istemiyor.”

Muhafazakar İngiliz gazetesi The Times ise yaklaşık 6 ay önce büyük bir depremle yerle bir olan Haiti’ye değiniyor yorum sütunlarında:

“ABD eski Başkanı Bill Clinton, Haiti'ye söz verilen yardımların yalnızca küçük bir bölümünün yerine getirildiğini açıkladı. Bunun nedeni, ağzından kolaylıkla yardım sözü çıkan, ama parayı göndermekte aynı hızı göstermeyen ülkelerin yüz kızartan ataleti. Ayrıca, paranın kime ödenmesi gerektiğini belirlemeyen resmi mecilerin de bunda payı var. Mevcut durumun kamaşıklığı, Haiti'de yeniden yapılanmanın durma noktasına gelmesinin mazereti olamaz. Haiti’nin hemen ilerlemeye ihtiyacı var, hem de şimdi!”

© Deutsche Welle Türkçe


Derleyen: Başak Özay

Editör: Ayhan Şimşek