1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

12.02.2010 - Avrupa basınından özetler

Yunanistan kriziyle ilgili dünkü AB liderler zirvesi, İran'da rejim ile muhalif hareket arasındaki çekişme ve Avrupa Parlamentosu'nun, ABD ile yapılan Swift Anlaşması'nı iptali, bugün Avrupa basınında öne çıkan konular…

default

İspanyol El Pais gazetesi, dünkü AB liderler zirvesiyle ilgili olarak, ‘AB hiçbir üyesini yarı yolda bırakmayacağı mesajı verdi’ diyor yorumunda:

“AB, liderler zirvesinde hiçbir üye ülkenin iflasına izin vermeme yükümlülüğünü üstlendi. Ne Yunanistan ne de bir başka üye ülke. Bu kararın sonuçları kapsamlı olacaktır. Öncelikle euronun karşılaştığı ilk spekülatif kriz aşılacak, euro bölgesi maliye bakanları somut ve etkili önlemler alacak. Bu kararın baş aktörleri Fransa ve Almanya oldu. Dönem Başkanı İspanya’nın sesi bile duyulmadı. Bu, Avrupanın yönetiminde pek de uygun olmayan bir formülün seçildiğini gösteriyor. Diğer yandan Fransa ve Almanya şu an bir kurtarma operasyonu yürütebilecek konumdaki tek iki ülke.”

İsviçre’den Neue Zürcher Zeitung'un yorumu ise şöyle:

“Para Birliği ile güçlü ülkelerin istikrarı diğerlerine taşıyacağı ve böylece Para Birliği’nin disipline ve üye ülkeler arasında mali ve sosyal politikalarda uyuma yol açacağı düşüncesi gerçek dışı. Tam tersine, bir kader birliği içinde bulunulduğu düşüncesi, çoğu yerde muhtemelen ihmalkârlığı daha da teşvik etti. Şimdi Yunanistan diğer AB ülkeleri tarafından ‘kurtarılırsa’, bu beklenti daha da yerleşecektir. Şimdiye kadar resmi olarak kabul edilmeyen şu gerçek de açığa çıkacaktır: Euro bölgesindeki zayıf ülkeler zayıflık ve istikrarsızlıklarını tüm topluluğa ihraç ediyor.”

İtalyan Corriere della Sera gazetesi ise dün İslam Devrimi’nin 31’inci yıldönümünü kutlayan İran’daki muhalif hareketi konu alıyor:

“İnsan haklarının sistematik ihlali ve nükleer programda kaydedilen ilerlemelerle ilgili şaşaalı açıklamalar, Ahmedinejad yönetiminin dünyaya ne kadar güçlü ve kararlı olduğunu göstermek için kullandığı silahlar. Keyfî tutuklamalar ve fizikî tehdit altındaki muhalefetin kararlı protestosu, otoriter ve baskıcı iktidara karşı böyle bir muhalefet dalgası beklemeyenler için nahoş bir manzara. Tahran, rejimin otuz yıllık geçmişinde ilk kez bu tür bir durumu kontol altına alamıyor ve rejim akıbetinden korkmaya başlıyor.”

Avrupa'daki banka verilerinin terörle mücadele kapsamında Amerikan makamlarına iletilmesini öngören Swift Anlaşması’nın Avrupa Parlamentosu vetosuna takılması da bugünkü Avrupa basınında öne çıkan konular arasında. Viyana’da yayımlanan Die Presse gazetesi bu vetoyu, ‘ciddiye alınması gereken bir düzeltme’ olarak nitelendiriyor:

“Bir noktada böyle gitmeyeceği anlaşıldı. Güvenlik makamları giderek daha da doğal karşıladıkları bir süreçte her geçen gün daha fazla kişisel veriye el attı. Terör tehlikesine gönderme yaparak temel haklar eğilip bükülüp, kırıldı. Uçak yolcularının, bankada hesabı olanların, e-posta yazanların ya da internet kullanıcılarının özel alanına girilmesi gerçekten de güvenliği artırdı mı? İnsanlar artık bunu düşünemeyecek hale geldi. Swift Anlaşması’nın Avrupa Parlamentosu tarafından reddedilmesiyle, bu yanlış gidişin nihayet önüne geçildi. Bu karar, veri güvenliği konusunda örnek bir değişim, yanlış bir güvenlik politikası anlayışına yönelik ilk ciddi düzeltmedir.”

Macaristan’ın başkenti Budapeşte’den Magyar Nemzet gazetesi ise ‘Demokrasi ruhu kazandı’ diyor yorumunda:

“Özgürlük ve eşitlik özlemi ruhu, AB’de halk tarafından doğrudan seçilen tek kurum olan Avrupa Parlamentosu tarafından içine tıkıldığı şişeden temelli kurtarıldı. Avrupa halklarının görüşleriyle, Brüksel’den yönetilen bürokrasi çarkı hizmetkârlarının yaptıkları arasında dağlar kadar fark var. Dünya barışını asıl hangi ülkelerin tehdit ettiğinden tutun, vatandaşın durumunun düzeltilmesi için öne sürülen çözümlere, halkla Brüksel arasında büyük ayrılıklar mevcut. Demokrasiyi gerçekten de ciddiye alıyorsak, bu beklenmedik şekilde karşımıza çıkan gelişmeyi memnuniyetle karşılamalıyız.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Beklan Kulaksizoglu

Editör: Ahmet Günaltay

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız