1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

12.02.2004 - Alman basınından özetler...

Süddeutsche Zeitung , Irak’taki saldırları konu ediyor.

“ Irak’ta terör, son 24 saat içinde neredeyse 100 can aldı. Kurbanlar ise Irak’ı tekrar egemen bir ülke haline getirmeye çalışan Iraklı güvenlik kuvvetleri. Failler, bu kişileri, sadece işgal güçlerinin işbirlikçisi değil, istenmeyen bir istikrarın da bekçileri olarak görüyor. Ama ABD, Irak’tan çekildiğinde de terör sürecek. Çünkü şiddet, artık, savaşın artçısı değil, olası bir iç savaşın öncüsü haline geldi.”

ABD’de gitgide hızlanan başkanlık yarışı Alman basınına da konu oluyor. Başkan George Bush’un aktif askeri görevini yerine getirmediğine ilişkin iddialar, dün Beyaz saray tarafından yalanlandı. Ancak Bush’un, Demokrat rakibi John Kerry’nin, bir muharip gazi olması işini zorlaştırıyor.

Hamburger Morgenpost’un konuya ilişkin yorumu:

“Bush kendisini büyük savaşçı olarak göstermeye bayılıyor. Amerikan Başkanı geçtiğimiz Nisan sonunda Abraham Lincoln savaş gemisinde, Top Gun filminden bir kılıkla büyük çatışmaların bittiğini duyurmuştu. Kanlı gerçek ise Bush’u yalancı çıkardı. Bush’un gerçek bir savaş kahramanı olmadığı kuşkusu sadece ülkesinde artmıyor. Askerlik görevi sırasında yarım yılı birliğinden uzak geçirdiği iddiaları doğru çıkarsa Vietnam gazisi Kerry için Beyaz Saray yolu açıldı demektir.”

Financial Times Deutschland gazetesi ise Kerry’nin işinin sanıldığı kadar kolay olmadığını öne sürüyor. Gazete Bush‘un gücünü, partisi içindeki rakipsizliğine dayandırıyor.

Gazetedeki bir başka yorumda ise, Almanya’nın 2003 yılında ihracat şampiyonu ülke olması konu ediliyor:

“Almanlar, iki Almanya’nın birleşmesinden bu yana ilk kez ihracatta Amerikalıları geçti. Almanya son yıllarda ücret artışlarında temkinli davranarak 90‘ların ortalarında kaybettiği rekabet gücünü yeniden kazandı. Bu nedenleşu an yüksek ücretlerin ulslararası rekabette sorun yarattığındsan söz edilemez. İhracat açısından asıl sorun, euronun dolar karşısındaki yükselişi. Avrupa Merkez Bakansı bu nedenle ya faizleri indirmeli ya da döviz piyasasına müdahale etmeli.”

Die Tagespost adlı gazete ise Fransız Parlamentosu’nun dini sembolleri okullarda yasaklama kararını ele alıyor. Gazete aynı yasağın Almanya’da da söz konusu olması durumunda, Müslüman kız öğrencilerin kendilerini kısıtlanmış hissedeceklerini savunuyor. Yorumda, diğer kız öğrecilerin bazen derslere, bazen okula yakışmayacak giysilerle katılmasının adaletsizlik yaratacağı belirtiliyor.

Perşembe günleri yayımlanan haftalık “Die Zeit ” gazetesi ise Almanya Başbakanı Gerhard Schröder’in içinde bulunduğu durumu irdeliyor:

“Başbakan krizde. Almanya da öyle. Sağlık ve vergi reformları, henüz üzerinde uzlaşılamayan Göç Yasası, Schröder’in başını ağrıtan konulardan sadece bir kaçı. Başbakan, kabineyi yenileyerek ya da istifa tehditleri ile Sosyal Demokrat-Yeşiller hükümetini kurtaramaz. ... Bir tehlike daha var: Bütün çabaların sonunda, Almanya’nın ne kadar muhafazakar olduğu ve refah yıllarının geride kaldığı da ortaya çıkabilir.“

Mannheimer Morgen gazetesi ise, yazılım devi Microsoft‘un programlarındaki güvenlik açığı eleştiriliyor. Yorum şöyle:

“Anlaşılan sadece, Microsoft gibi devler, müşterilerini sürekli öfkelendirme lüksüne sahipler. Bir otomobil üreticisi bu şeklide davransa büyük sorun yaşar. Microsoft ise hatadan hataya koşuyor ve kullanıcıların, yazılımlardaki güvenlik sorunları ile kendielrinin başetmesini talep ediyor. Ancak son günlerde Beyaz Saray‘da da bu konudaki tedirginlik artıyor. Çünkü söz konusu yazılımlar sacede kişisel bilgisayarlarda kullanılmıyor.”“