1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

12.01.2012 - Avrupa basınından özetler

Bugünkü Avrupa basını birbirinden farklı konuları ele alıyor. AB içinde siyasi sorun olarak görülen Macaristan, 'Merkozy görüşmesi' ve Mitt Romney'in seçim yarışına dair değerlendirmeler öne çıkan yorum konuları.

default

Paris merkezli Ouest-France bugünkü nüshasında, Avrupa Birliği'nin Macaristan'a yönelik tutumunu değerlendiriyor yorum sütunlarında. Gazete, Birlik içinde siyasi sorun olarak görülen ülkenin, gerekli demokratik kriterlere sahip olmadığını belirtiyor. Yorum şöyle:

"Eğer Macaristan bugün Avrupa Birliği üyeliğine aday olsaydı, üyelik için şart koşulan demokrasi kriterlerini yerine getiremezdi. Bu tespit, aylardır siyasi gözlemcileri rahatsız ediyor. Zira güçlü lider Viktor Orban'ın idaresinde, Tuna kıyılarında temel demokratik prensipler ihlâl ediliyor. AB Komisyonu'nun Macaristan'daki gelişmelere ancak Macar yönetiminin Merkez Bankası'nın bağımsızlığını tehlikeye düşürecek bir yasa çıkarma girişiminde bulunmasının ardından, gecikmeli bir şekilde tepki vermesini eleştirebiliriz. Fakat bu çarşamba günü yapılan uyarıyı memnuniyetle karşılamadığımız anlamına gelmez.”

Bulgaristan'dan 24 Tschassa gazetesi ise Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin geçen pazartesi günü bir araya geldikleri görüşmeye dair bir yoruma yer veriyor:

"Almanya Başbakanı Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy nam-ı diğer Merkozy ikilisi, okul tatiline ara verip hafta başında yeniden Euro Bölgesi'ni kurtarmak için bir araya geldi. Fakat sadece Euro Bölgesi’nin değil, uluslararası durumun da kurtarılacak gibi olmadığı çabuk anlaşıldı. Örneğin, Yunanistan'ı kurtarma planlarını tehlikeye düşürenlerin sadece Yunanlar olmadığı ortaya çıktı. Bu arada İtalyan devlet tahvillerinin faizleri de yeniden yüzde yedinin üzerine çıktı. Bu tahviller artık piyasa araçlarıyla kurtarılamayacak haldeler. Yunanlar ve İtalyanlar şimdi kendilerine şunu soracak: Neden yasal yollarla seçilmiş hükümet başkanlarımızı gönderip, kumandayı Brüksel’e, yatırım bankalarına ve değerli kâğıt tüccarlarına verdik? Londra, her türlü borç senedinin işlem gördüğü piyasanın kalbi olmayı sürdürdükçe, euronun çöküşüne yönelik bu mekanizmanın çarkları da dönmeye devam edecektir, ta ki euro yok olana kadar."

Muhafazakâr İngiliz gazetesi The Times, ABD'deki önseçim yarışına dair bir yoruma yer veriyor. Gazetenin, Cumhuriyetçiler arasındaki en sıkı aday adayının Mitt Romney olduğunu belirttiği yorumu şöyle devam ediyor:

“Mitt Romney gerçekleştirdiği hamleyi, Güney Carolina'ya da taşıyabilirse yarışı neredeyse kazandı demektir. En sıkı rakipleri Newt Gingrich ve Rick Santorum'un da New Hampshire'deki hayal kırıklığı yaratan performansları da dikkate alınacak olursa, onu tutabilecek hemen hiçbir şey yok demektir. Kimileri, rakiplerinin Romney karşısında bir şansı olabilmesi için her önseçimde savaşmak zorunda olduğu görüşünde. Ne var ki Cumhuriyetçiler için en iyi yol karşılıklı çamur atma yarışından vazgeçip, Güney Carolina'yı bir dövüş alanı yerine eski Massachusetts Valisi'nin taç giyme seramonisinin yapılacağı yere dönüşmesine izin vermek.”

İspanyol El Pais gazetesinde, Guantanamo Kampı'na ilişkin bir değerlendirme yer alıyor. Gazete, kampın hâlâ açık olmasını eleştiriyor. Yorum şöyle:

"Guantanamo ilk tutukluların buraya getirilmesinin üzerinden geçen 10 yıla rağmen varlığını hâlâ sürdürüyor, üstelik hiçbir yasal zemine dayanmamasına rağmen.

ABD Başkanı Obama, görevinin birinci yılında kampı kapatacağına söz verdi ancak sözünü yerine getirmedi. Avrupa devletleri özellikle de ABD'deki yasa koyucular, Guantanamo'daki tutukluları kabul etmek konusunda pek de istekli değillerdi. Kampın varlığı, ABD ve Batı dünyası için bir utanç. Sorun sadece Guantanamo ile de sınırlı değil. Zira bu sıralar ABD, Afganistan’da ve dünyanın çeşitli ücra köşelerinde de kamplar kuruyor.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Gezal Acer

Editör: Başak Özay

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız