1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

11.11.2010 - Alman basınından özetler

Alman gazeteleri bugün Seul'de başlayacak olan G20 Zirvesi ile Alman ekonomisinin gidişatı konusunda dün açıklanan raporla ilgili yorumlara geniş yer ayırıyor.

default

Münih'te yayımlanan Süddeutsche Zeitung, Güney Kore'nin evsahipliği yaptığı G20 Zirvesi'ni şöyle değerlendiriyor:

"G20 ülkeleri felaket yılları 2008 ve 2009'da kendilerini parlak bir şekilde korudular. İkinci bir depresyon engellendi. Ancak şimdi ekonomide uzun vadeli çözümlerin alınması gündeme geldiğinde, kriz ittifakının bölündüğü görülüyor: Amerikalılar, Avrupalılar ve Çinliler... Herbiri kendisi için ve sık sık da birbirine karşı hareket ediyor. Bu belki de kaçınılmaz. Ev yandığında dayanışma içinde olmak, yangın söndükten sonra yeni yangınlardan korunmak için kuralların uygulamaya geçirilmesinden daha kolay. Burada gerekli olan, küçük adımların atıldığı bir stratejinin uygulanması."

Frankfurter Rundschau'nun aynı konuyla ilgili yorumu ise şöyle:

"G20, 21'inci yüzyılda dünya ekonomisinde asgari koordinasyonun sağlanmasının güvence altına alınması için vazgeçilmez. Ancak kulüp kendisini yeniden keşfetmeli, bulmalı. Bu açıdan Seul'deki zirve, bir geçiş dönemi. ABD'nin sorunları, dünya ekonomisi için büyük bir tehlike teşkil ediyor. Elbette ABD, bütçesindeki açığı kontrol altına almakla yükümlü. Ancak diğer ülkeler ticaretteki dengesizlik konusunda kendilerinin sorumluluğunu kabul ederek ABD'ye yardım edebilir. G20 bu tartışmayı sona erdiremez, çünkü ABD ile, Çin ve Almanya gibi ihracat ülkelerinin çıkarları birbirinden çok uzak. Ancak bu sorunun daha da tırmanmasını sadece ve sadece onlar engelleyebilir."

Neue Osnabrücker Zeitung ise Almanya Başbakanı Angela Merkel'ın zirvede kararlı bir tavır sergilemesi gerektiği görüşünü savunuyor:

"ABD'nin Alman ihracat ekonomisine kısıtlamalar getirilmesi yönündeki talepleri, kızgınlık verici olduğu kadar aynı zamanda da şaşırtıcı. Barack Obama yönetiminin böylesine maceraperest bir öneriyi telaffuz edeceğini kim düşünebilirdi ki? Başbakan Merkel ihracatla ilgili hedeflerin belirlenmesine net biçimde karşı çıkmakla, tam desteği hak ediyor. Seul'de Almanya'nın çıkarları korunmalı."

Bugünkü gazetelerin yer verdiği bir başka önemli konu ise federal hükümetin beş iktisat profesöründen oluşan ekonomik danışma heyetinin, Alman ekonomisine yönelik açıkladığı rapor. Raporda olumlu bir tablonun çizilmesine, gazeteler temkinli yaklaşıyor. M ä rkische Allgemeine'nin yorumu şöyle:

"Ekonomideki büyümenin zayıf noktası, bunun büyük oranda ihracata bağımlı olması. Dünya piyasalarında olumlu gelişme olursa, Almanya buna hazırlıksız yakalanacaktır. Bir sonraki krizde muhtemelen bu kadar çok para hazırda olmayacak. Öncelikle kriz nedeniyle oluşan borç dağının ortadan kaldırılması gerekiyor. Alman ekonomisindeki iyileşmenin istikrarlı olup olmaması, nihayetinde vatandaşların daha fazla harcama yapabilmesine bağlı. Bu konudaki kararı da işverenler verecek."

S ä chsische Zeitung'un aynı konuyla ilgili yorumunda ise şu satırları okuyoruz:

"Önümüzdeki yılın sonuna kadar Alman ekonomisinin krizden önceki düzeye gelmesi bekleniyor. Eğer bu olmazsa, sorun yurtdışından kaynaklanıyor olacak, çünkü burası birçok riski barındırıyor. Ancak yurtiçinde de hükümetin dile getirdiği, tam kapasite çalışılması hedefine ulaşılacak gibi görünmüyor. Almanya'nın doğusundaki Görlitz kentinde işsizlik oranı yüzde 14, Leipzig'de ise yüzde 13. Gerçi buralarda da ekonominin iyileşme kaydettiği görülüyor, örneğin Leipzig BMW tesislerinin büyümesine seviniyor. Ancak bu durum, Saksonya eyaletindeki 150 binden fazla uzun süreli işsizin durumunun değişmesine yetmiyor."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Topcu

Editör: Beklan Kulaksızoğlu