1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

11.11.2008 - Alman basınından özetler

Alman gazetelerinde ön plana çıkan konu ABD'nin yeni başkanı. Beyaz Saray'daki Obama - Bush görüşmesine yer veren gazetelerde, AB - Rusya ilişkileri ve küresel finans krizine ilişkin yorumlar da yer alıyor.

default

Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi, ABD’nin görevdeki ve seçilmiş başkanları arasındaki buluşmayı şöyle yorumluyor:

“Seçilmiş başkan Obama’nın Başkan Obama olmasına tam on hafta var. O tarihe kadar yönetim sorumluluğu George Bush’ta olacak. Ekonomik beklentiler son derece kötü. Bu nedenle Obama vakit kaybetmemeli, Başkan Bush da kalan süreyi sorumluluk bilinciyle geçirip Beyaz Saray’daki buluşmanın sadece sembolik anlam taşımadığını göstermeli. Obama selefinin partiler üstü işbirliği önerisini kabul etmeli ve göreve başlar başlamaz tartışmalı kararları iptal yoluna gitmemeli.”

Rhein-Neckar-Zeitung gazetesinde ise gözümüze şu satırlar çarptı:

“Guantanamo esir kampının kapatılması, dünya iklim anlaşmasına ABD’nnin koyduğu rezervin kaldırılması, kürtajın serbestleştirilmesi, zenginlerden daha fazla vergi alınması, askeri birliklerin orta vadede Irak’tan çekilmesi. Bush yönetiminin aldığı ve Obama’nın mutlaka değiştirmek istediği kararlar saymakla bitmez. Değişimin sadece seçim vaadi olmayıp, Obama’nın gerçekten samimiyetle dile getirdiği bir kavram olduğu anlaşılıyor.”

Flensburger Tageblatt gazetesi, NATO - Rusya ilişkilerine ayırdığı yorumunda, karşılıklı bağımlılığın samimi diyalogu kaçınılmaz kıldığını savunuyor:

“Rusya ile Batı arasındaki ilişkileri asıl sınav Beyaz Saray’daki nöbet değişikliğinden sonra bekliyor. Obama döneminde Gürcistan ve Ukrayna’nın NATO üyelikleriyle ilgili somut kararın alınması gerekecek. Batılı ittifakın ‘evet’ demesi soğuk savaş riskini arttırır. Gürcistan ve Ukrayna’nın NATO’ya alınmaması ise Moskova açısından, sertlik politikasının teyit edildiği anlamına gelir. Büyük çözüm daha fazla geciktirilemez. Yeni ABD Başkanı, Kremlin’in Medvedev - Putin ikilisi ve AB ile masaya oturmalı ve Kafkasya, Kosova ve doğu Avrupa’daki füze kalkanı projesi gibi bütün tartışmalı konular ele alınmalıdır.”

Braunschweiger Zeitung gazetesi AB ile Rusya arasında esen soğuk rüzgarlara şu satırlarla değiniyor:

“Avrupa Birliği hep biraz nazlandı, ama hiçbir üyesi Rusya ile ilişkilerini tehlikeye atmayı göze alamadı. Şimdi, Gürcistan anlaşmazlığına rağmen ortaklık anlaşmasının yeniden gündeme gelmesi söz konusu. AB kısa savaş sırasında prestijini sarsan öz çıkarlarını Gürcistan ile dayanışma göstermeye tercih etti. Enerji devi Rusya, Avrupa’daki müşterilerini iyi tanıyor.”

Würzburg’un Mainpost gazetesinde yayınlanan ve 20’ler Grubu zirvesini konu alan yorumla devam ediyoruz:

“Hafta sonunda en büyük 20 sanayi ülkesinin devlet ve hükümet başkanlarını bir araya getirecek olan zirve sıradan bir buluşma olmayacak. 1930’lu yılların dünya ekonomi krizi de borsanın çökmesi ve bankaların krize sürüklenmesiyle başlamıştı. Ama asıl kriz talebin durması ve hükümetlerin selameti himayecilikte aramasıyla patlak vermişti. Kamu yatırımları durmuş, yüksek vergi ve ticari engellemelerle istihdam korunmaya çalışılmıştı. Dünya liderleri hafta sonunda tarihi sıfatına layık olabilecek zirvede buluştuklarında tarihten gereken dersi almış olmalılar.”

Frankfurter Rundschau gazetesinde Çin’in konjonktürü teşvik programına ilişkin yer alan yorum ise şöyle:

“Çin’in dümen kırıp iç talebi teşvik yoluyla dış ticaret fazlasını eritme yoluna gitmesi dünya ekonomisi için bir nimettir. Kaldı ki Çin dünya ekonomisinin üçüncü devidir. Buna karşılık, dünya ihracat şampiyonu Almanya ne yapıyor? Küresel kapitalizmin gerektirdiği adımı hala atamayan Almanya’nın borçlanma yoluyla, vergi indirimiyle tüketimi özendirip altyapı projelerine harcanacak en az 100 milyar euroluk teşvik paketine acilen ihtiyacı var.”