1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

11.10.2011 - Avrupa basınından özetler

Avrupa gazetelerinde bugün ağırlıklı olarak Mısır’da hafta sonu patlak veren şiddet olayları ve Euro Bölgesi’ni tehdit eden borçlanma krizine ilişkin değerlendirmeler dikkat çekiyor.

default

Sol liberal eğilimli İtalyan gazetesi La Repubblica, Mısır'da bir iç savaş tehlikesinin söz konusu olduğu değerlendirmesini yapıyor:

“Ordu ve geçiş hükümeti, umut edilen rejim değişikliğine götürecek siyasal ve kurumsal yolu açmayı başaramadı. Buna eşlik eden dinlerarası çatışma tehlikesiyle birlikte ortalıkta şimdi bir istikrarsızlaştırma planının hayaleti dolaşıyor. Bunu, hükümet ve süregelen güvensizlik duygusu -ki bunlar arasında devrimden beklentileri boşa çıkanlar da var – tetikliyor. Geçiş süreci, doğru yoldan sapma tehlikesiyle karşı karşıya.”

İsveç'de yayımlanan Dagens Nyheter gazetesi de Mısır'daki azınlıkların korunması gerektiğine dikkat çekiyor:

“Mısır’daki sorumlu yetkililerin demokratik süreci ciddiye alma zamanı geldi. Kahire’de yaşanan son şiddet olaylarına yol açanların, polis ya da asker de olsa, bunun hesabını verecekleri vaat edildi. Bütün dinlerin aynı haklara sahip olması gerekiyor. Eğer Mısır Anayasası, İslamî kuralların bir bölümünü içeriyorsa, o zaman Hrıstiyanlar'ı ve diğer azınlıkları koruyan hakları da içermeli. Mısır'da ortaya çıkan sabırsızlığa kimsenin şaşırmaması gerek.”

Polonya gazetesi Rzeczpospolita da Euro Bölgesi'ndeki krizi Polonya ve Almanya açısından değerlendiriyor ve Almanya'nın Avrupa Birliği üyelerinden ticari fayda sağladığına işaret ediyor:

“Ortak Avrupa pazarı büyüyor. Aralarında Polonya'nın da bulunduğu 10 yeni ülke 2004 yılında Avrupa Birliği'ne kabul edilmişti. Almanya bundan ihracatçı bir ülke olarak hayli faydalandı, aynı şekilde Bulgaristan ve Romanya'nın 2007'deki katılımından da… Hırvatistan da yakında Avrupa ticaret ailesine katılacak. Şimdiki haliyle Almanya'nın Avrupa kıtasında ticari üstünlük sağladığı bir Avrupa Birliği'nin yaşaması için mücadele ediliyor. AB fonlarına en fazla ödemeyi Almanya yapıyor. Polonya ise Birlik'in bu yapısal fonlarından en çok yardımı alan ülke. Ancak Brüksel'den Polonya'ya gelen her euronun 85 centinin Almanya'ya geri gittiğini çok az kişi biliyor.”

Hollanda'da yayımlanan de Volkskrant da Euro'nun kurtarılması için alınan kararların hayata geçirilmesi gerektiğini söylüyor:

“Yeni bir girişimde bulunan Sarkozy ve Merkel, bankaların daha yoğun bir şekilde kurtarma şemsiyesine katılmasını istiyor. Ancak paraları böyle dağıtırken biraz dikkatli olmaları gerek, zira kredi derecelendirme kuruluşları ekonomisi güçlü Euro ülkelerinin bütçesini de büyük bir dikkatle izliyor. Bu da paranın cömertçe ortalığa saçılmasını güçleştiriyor. Durumun karmaşıklığı nedeniyle yeni bir antlaşmanın krizin sonunu getirmesi pek olası değil. Ama yine de çıtayı yükseltmek, siyasî açıdan şık bir satranç hamlesi. Sarkozy ve Merkel'in bu adımı, büyük ölçüde diğer politikacıları da tavize zorluyor. Şimdi asıl konu, planların hızlı bir şekilde etkin kararlara dönüştürülmesi.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Köylü

Editör: Beklan Kulaksızoğlu

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız