1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

11.07.2012 - Alman basınından özetler

Alman Anayasa Mahkemesi'nin Euro kurtarma tedbirleri ile ilgili karar süreci ve Mısır'da Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin orduyla giriştiği iktidar mücadelesi, Alman basınının ağırlıklı yorum konularını oluşturuyor.

Avrupa Birliği ülkelerine daha fazla bütçe disiplini öngören Malî Pakt ve uzun süreli kalıcı kurtarma fonu Avrupa İstikrar Mekanizması (ESM) 29 Haziran'da Alman Parlamentosu'nda büyük bir çoğunlukla kabul edilmişti. Ancak oylama sonrası, kabul edilen yasaların Alman Meclisi'nin bütçeyle ilgili hak ve yetkilerini kısıtladığı ve anayasaya uygun olmadığı gerekçesiyle çeşitli milletvekilleri konuyu Anayasa Mahkemesi'ne götürdü. Mahkeme'deki karar süreci sadece Almanya'da değil, tüm Euro Bölgesi'nde yakından takip ediliyor.

Frankfurter Allgemeine Zeitung konuyla ilgili şu satırlara yer veriyor.

“Milletvekillerini özgürlük ve sorumluluğa zorlamak hiç de kolay bir iş değil. Anayasa Mahkemesi, parlamenterlere anayasal görevlerini yeterince uzun süre hatırlatıp durdu. Bunda başarılı olmadığı da söylenemez. Ama eğer milletvekilleri tartışmalı Euro kurtarma mekanizmalarına onay veriyorsa ve özgürlük alanının hükümet tarafından kısıtlanmasına ses çıkarmıyorsa, bu sonuçta demoktarik bir karardır ve bu noktada Anayasa Mahkemesi’nin yapabileceği pek birşey kalmamıştır. Anayasa Mahkemesi’nde ifade veren, Euro kurtarma tedbirlerine eleştirel bakan milletvekilleri, Avrupa İstikrar Mekanizması (ESM) ve Malî Pakt’ın risklerini tam olarak kestiremediklerini (kim kestirebilir ki?) ama sezdiklerini ve oylamada buna göre karar verdiklerini söylüyor. Anayasa Mahkemesi böylece oyunun dışında mı kalıyor?”


Süddeutsche Zeitung gazetesinin aynı konuya ilgili yorumu ise şöyle:

“Karlsruhe’de verilecek karar, Federal Anayasa Mahkemesi’nin temel yetki alanına giriyor. Zira Mahkeme Euro’yu kurtarma mekanizmalarının demokrasi ile bağdaşıp bağdaşmadığına karar verecek. Karlsruhe’nin bir takım kuşkuları var. Konu, Anayasa'nın özü, can alıcı noktası, Alman devletinin temelleri. Alman Anayasa Mahkemesi, anayasayı korumak için kuruldu. Şimdi bu görevi yerine getirmesi gerekiyor ve Mahkeme de bu konuda son derece ciddi. Bunu hukukî açıdan teorik, önemsiz birşey olarak tanımlayan, neden bahsettiğini ve bununla nelere yol açabileceğini bilmiyor demektir. Bu şekilde konuşanın başına AB'nin yıldızları çarpmış olsa gerek.”

Berliner Zeitung gazatesi ise yorum sütunlarında Mısır’ın yeni Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin Anayasa Mahkemesi kararına meydan okuyarak parlamentoyu yeniden toplanmaya çağırmasını ele alıyor:

"Müslüman Kardeşler’in adayı Muhammed Mursi, daha iktidara gelir gelmez verdiği seçim sözlerini unutmuşa benziyor. Hukuk devleti ilkesi de neymiş! Anayasa Mahkemesi’nin fesih kararını hiçe sayıyor ve Askerî Konsey’in kararına rağmen parlamentoyu yeniden toplanmaya çağırıyor. Gerçi onu harekete geçiren nokta çok açık: Mursi için önemli olan sadece askerlere karşı çıkmak değil, aynı zamanda borçlarını geri ödemek. Selefîler ona seçim kampanyasında yardım etmişti. Ancak parlamentonun feshedilmesiyle koltuklarını kaybettiler. Mursi parlamentoyu yeniden toplanmaya çağırarak başta Selefîlere hizmet ediyor.”

Son olarak Financial Times Deutschland gazetesinin aynı konuyla ilgili yorumuna yer veriyoruz:

“Mısır’daki iktidar mücadelesi tam bir komedi. Ama pek eğlendirici değil. Hem de bu büyüklük ve önemdeki bir ülke için, bölgedeki demokratikleşme çabaları açısından çok tehlikeli. Kahire’de kimin dizginleri elinde tuttuğu, hangi kurum ve hangi görevlinin söz sahibi olduğu belli değil. Nil kıyısındaki politikaları gerçekten de yetki tartışmaları, güç çekişmesi ve verimsizlik belirliyor.”

© Deutsche Welle Türkçe


Derleyen: Başak Demir

Editör: Beklan Kulaksızoğlu

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız