1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

11.06.2012 - Alman basınından özetler

Suriye’deki durum, İspanya’nın mali istikrar fonundan yardım istemesi ve Fransa’daki meclis seçimleri bugünkü Alman basınından aldığımız yorumların konuları.

Münih’te merkezli Süddeutsche Zeitung ‘Suriye’nin yeni cepheleri’ başlıklı yorumunda şu satırlara yer veriyor:

“İstanbul’da Ulusal Meclis başkanlığına seçilen Kürt Abdul Basset Sayda, Esad’ın Sünni hasımları gibi Suriye Kürtleri arasında da tartışmalı bir isim. Kürt bölgeleri Esad’ın emrindeki PKK tarafından kontrol ediliyor. İsyan bu bölgelere de yayılırsa, Kürtlerin birbirine girmesi önlenemez. Menfadaki asi grupları da, posta kutusundan ibaret şirketleri andırıyor. Asilerin İstanbul’daki Hür Suriye Ordusu’nun komutasına bağlı olduğu şüphe götürür. Asi grupları birbirinden bağımsız ve kendi dini liderlerinin sözüyle hareket ediyor. Dinci direniş güçlenirken Esad’ın milisleri de kendi başına buyruk hareket etmeye başladı. Sadece kendi liderinin sözünü dinleyen gruplaşmaların ülkeyi ne hale getirebileceğini Libya örneğinde görmek mümkündür.”

Frankfurter Allgemeine Zeitung bankaları batık ipotek kredileri yüzünden iflaslın eşiğine gelen İspanya’nın Euro kurtarma şemsiyesi altına sığınmasını şöyle yorumluyor:

“Paranın para doğurabileceği ama bunun mutlaka böyle olmasının gerekmediği tecrübelerle sabittir. Banka sermayesini riske ettiği takdirde tasarruf mevduatına faiz ödeyemez. Bu bakımdan İspanya’da bankalar değil, aralarında çok sayıda yabancının da bulunduğu tasarruf hesabı sahipleri kurtarılıyor. Böylece İspanya’nın Avrupa’daki sistem ve mekanizmalarının yardımıyla kurtarılmasına çok yaklaşmış olunuyor. Ama tek bir ülkenin selameti için Avrupa seferber oluyor ve kurtarma mekanizmaları işletiliyorsa o zaman ticari Avrupa bankalarının da Avrupa denetleme mekanizmasına bağlanması gerekmez mi?”

Süddeutsche Zeitung Euro kurtarma mekanizmasını konu alan yorumunda şu görüşlere yer vermiş:

“Önceleri Avrupa’nın krizle baş edebileceği sanılmıyordu. Lakin mali paktın ihdas edilmesi istikrar ve büyüme politikasına çekidüzen verilmesi ve kurtarma şemsiyesi ile Avrupa güven kazandı. Kullanılan enstrümanlar, felaketi önleyecek geçici çözüm olsa da, Avrupa Birliği elindeki bu tek imkânı ihtiyatla kullanmalı. Madrid de sonunda ortakların baskısına boyun eğdi ve ortak kurallara göre oynamayı kabul etti. İspanya, bankaları uğruna kurtarma şemsiyesinin altına sığınıyor. Biraz geciktiyse de bu adımı iş işten geçmeden atabildi.”

Kieler Nachrichten gazetesi borçları yüzünden krize sürüklenen ortaklarının Almanya’nın tahammül sınırını zorladığını yazıyor:

“Almanya dayanma gücünün sonuna geldi. Mali bakımdan değil. Çünkü Almanya yatırımcının gözünde en güvenli liman olmaktan rant sağlıyor. Psikolojik bakımdan kritik bir noktaya yaklaşmakta olduğumuz ise inkâr edilemez. Almanya'dan sadece istikrar kalesi olması değil, aynı zamanda ortaklarını da ekonomik bakımdan canlandırması bekleniyor. Almanya, işte bunun altından kalkamaz. Bunu ortaklarına anlatabilmek, siyasi bakımdan Almanya Başbakanı Merkel’i bekleyen en zor görev olacaktır.”

Neue Osnabrücker Zeitung, Fransa meclis genel seçimlerinin ilk turuna ayırdığı yorumda, tarihi bir iktidar değişikliğinin eşiğine gelindiğini iddia ediyor:

“Tahminler tutarsa, Sosyalist Cumhurbaşkanı Hollande’nin sol cephesi parlamentonun iki kanadında da çoğunluğu garantileyecek. Senato ve Millet Meclisi’ni aynı anda yönlendirme becerisini solun ilahlı Mitterand bile gösterememişti. Hollande ikinci turda Sosyalist Parti’nin zafere ulaşmasına muhtaç. Halk Hareketi Birliği’nin meclis çoğunluğunu kazanması cumhurbaşkanı için ağır bir darbe olur. Siyasi rakibiyle her konuda uzlaşmak zorunda kalması, Hollande’yi topal ördeğe çevirir. O da bunu önlemek için ayağının tozuyla seçmene bol boncuk dağıttı.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: A. Günaltay

Editör: Beklan Kulaksızoğlu

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız