1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

11.01.2007 - Alman basınından özetler...

Alman basınında bugün itibarıyla öne çıkan konular: Rusya ile Belarus arasında petrol boru hatları üzerindeki tartışma ve bununla bağlantılı olarak Avrupa Komisyonu’nun aldığı kararlar. Ayrıca Amerika Birleşik Devletleri’nin teröre karşı savaş stratejisi.

Frankfurter Rundschau gazetesi, Beyaz Rusya ile Rusya arasında petrol satışıyla ilgili kavganın aşıldığını, fakat bunun Beyaz Rusya’nın aleyhine sonuçlandığını belirtiyor ve bunun sonucunda bu ülkenin başkentine demokrasi gelmeyeceğini, ama petrolün yeniden borulardan akmaya başlayacağına işaret ediyor.

Bild gazetesiyse, bu kavganın birşeyi açıkça gösterdiğini anlatıyor ve şunları yazıyor: “Almanya’nın enerji tedariki tamamen başka ülkelerdeki musluklara bağlı. Tamamen ideolojilerden bağımsız ve önkoşulsuz, gelecekteki enerji tedarikimizi tartışmamız lazım. Atom enerjisi de buna dahil. Beğensek de, beğenmesek de. Önemli olan, milyonlarca tüketicinin gerçek fiyat istikrarı ve tedarik güvenliği arzu etmesi. Politikacıların ve tekellerin şeflerinin bunu idrak etmesi gerek.”

Tageszeitung gazetesi ise, Brüksel’in büyük enerji tekellerini dağıtma kararını yorumluyor: “Dün Avrupa Komisyonu bir devrim başlattı. Komisyon Başkanı Jose Manuel Barroso bunun belgisini açıkladı: Enerji tekellerinin mülklerine el koyun! Devrimleri ilan etmek başka, onları yapmak, hatta başarmak başka şeydir. Paris ile Berlin şimdiden karşı devrim çağrısı yaptı. Ama Başbakan Merkel çıkmazda. Almanya’nın Dönem Başkanlığı sırasında iklim korumasında ileri adımlar atılacağını kendisi ilan etti. Şimdi Avrupa Birliği Komisyonu’nun planlarını bozarsa, adı tarihe karşı-devrimci olarak geçecek.”

Avrupa Komisyonu’nun enerji şirketlerine savaş ilan ettiğinden yakınan Die Welt gazetesi ise, “ancak dolaylı bir demokratik meşruiyete sahip Avrupa Komisyonu’nun mülk ilişkilerinde bu kadar ileri giden müdaheleler talep etmesi bile sakıncalı” diyor.

Neues Deutschland gazetesi bugünkü nüshasında Amerika Birleşik Devletleri’nin Somali’de yaptığı askeri harekatı eleştiriyor ve şu görüşü savunuyor: “11 Eylül 2001’den beş yıl sonra bile Amerika Birleşik Devletleri, güvenlik politikasının tek yanlı zorlanmasıyla güvenlik sağlanamayacağını kavramadı. O zamandan beri Amerika Birleşik Devletleri’nin diplomasi ve kalkınma politikası alanlarındaki çabaları, askeri çabalarıyla karşılaştırıldığında bir şaka.”

Tageszeitung gazetesi ise, Başkan George Bush’un yeni Irak stratejisini değerlendiriyor ve bu stratejinin geçtiğimiz Aralık ayında açıklanan Baker Planı’ndan çok farklı olmadığını savunuyor: “Deneyimli politikacılardan oluşan bu grup akıllıca davranarak, Bush’a büyük bir manevra alanı bıraktı. Komisyon asker sayıları ve bunların harekat takvimleri konusunda susuyor. Onların asıl hedefi, siyasi ve diplomatik bir atak. Gerçekten de Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, Ortaddoğu Dörtlüsü’nü yeniden canlandırmak için bu hafta sonu bölgeye gidiyor. Baker Grubu, tam da bunu talep etmişti.