1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

11 Eylül Avrupalı Müslümanların miladı oldu

"Avrupa Medyasında Müslümanlar" başlıklı araştırmaya göre, Müslümanlar 11 Eylül'den bu yana medyada olumsuz bir şekilde yansıtıldığını düşünüyor. Araştırma, Potsdam'da düzenlenen uluslararası konferansta tanıtıldı.

default

Londra’da faaliyet gösteren Stratejik Diyalog Enstitüsü ile Düsseldorf merkezli Vodafone Vakfı’nın yaptırdığı pilot araştırmaya katılan Müslümanların yüzde 55’i, Avrupa medyasında Müslümanların olumsuz bir şekilde yansıtıldığını düşünüyor. "Avrupa Medyasında Müslümanlar" başlığını taşıyan araştırmaya katılan diğer dinlere mensup kişilerin de yüzde 39’u aynı görüşü paylaşıyor. Araştırmanın sonuçları Berlin yakınlarındaki Potsdam kentinde düzenlenen uluslararası medya konferansı ”2009 yılı M100 Sanssouci Kolokyumu”nda tanıtıldı. Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu farklı ülkelerden siyasetçi ve gazetecilerin katıldığı konferansta Müslümanların Avrupa medyasındaki rolü ve imajı tartışıldı.

Müslümanlar kendini dışlanmış hissediyor

Stratejik Diyalog Enstitüsü Genel Müdürü Sasha Havlicek, Almanya, İngiltere ve Fransa’da yürütülen araştırmaya katılan Müslümanların görüşlerini şu sözlerle dile getirdi: "Çoğu; Müslümanların medyada ya yer almadığını ya da Müslümanlarla ilgili haberlerin bir anlamda ayrımcılık içerdiği ve güvenliğe ilişkin konularla ilgili olduğunu düşünüyor. Kanımca, bu açıdan bakınca Müslümanların çoğu kitlesel medyada kendini dışlanmış hissediyor. Ulaştığımız sonuçlardan biri de, kitle iletişim araçlarına güven duyulmuyor."

Almanya’da yaşayan Müslümanların yüzde 63’ünü Türkler oluşturuyor. Araştırmaya göre, Türkler, Alman medyasının yanı sıra Türk televizyon ve gazetelerini de yakından takip ediyor. Havlicek’e göre, medyada ”gettolaşmanın” gözlenmemesi, pilot araştırmada ortaya çıkan çarpıcı sonuçlardan biri.

Müslüman gazeteci olmak zor

Araştırmaya göre Avrupa’daki medya kuruluşlarında yeterince Müslüman gazetecinin çalışmaması da bir sorun olarak görülüyor. İngiltere’de yaşayan Müslüman gazeteci Yasmin Alibhai-Brown ise nitelikli olmalarına rağmen Müslüman gazetecilerin her konuda rahatça yazamadığına dikkati çekerek, "insanlar bana şu soruyu yöneltiyor; ne hakla Noel hakkında bir yazı yazabiliyorsunuz, sadece bir Hristiyan Noel hakkında yazabilir. Bu elbette tam bir saçmalık" şeklinde konuştu.

Esas sorun eğitim

Bu sorunların zamanla çözüleceğine inandığını belirten Mısır kökenli İsviçreli ilahiyatçı Tarık Ramazan ise Avrupa’da yaşayan Müslümanlar açısından iyimser bir tablo ortaya koyuyor. Oxford Üniversitesi Modern İslam Çalışmaları Bölümü Öğretim Üyesi Ramazan, ancak bunun mevcut sorunları çözmeye yetmeyeceğini vurguluyor. Ramazan, esas sorunun internet üzerinden veya farklı kaynaklardan elde edilen bilgilerin değerlendirilmesi olduğunu belirterek, gazetecilerin eğitiminin önemine işaret etti: "Farklılıklar diyorsanız, bu karmaşık bir yapıya işaret ediyor. Karmaşıklık söz konusu olduğunda ise daha çok eğitime, olaylara farklı açılardan yaklaşıma ihtiyaç var. İslamiyet’ten sadece kültür bağlamında söz edilemez. Zira burada söz konusu olan bir din. Ama din de kültürlerden bağımsız olarak görülemez. Farklılıklar bizim bilgi sahibi olmamızı zorunlu kılıyor. Bu bilgiyi nasıl aktaracağımız önemli ve medya da bu bilgiyi aktaran bir araç olmalı."

Ekşi: Özeleştiri yapmaları iyi

Avrupa medyasında özellikle 11 Eylül terör saldırıları sonrasında Müslümanlara yönelik önyargıların arttığına dikkati çeken Hürriyet Gazetesi Başyazarı Oktay Ekşi, bu olumsuzluklara rağmen bunun Batı’da özeleştirisinin yapılmasından etkilendiğini dile getirdi: "Avrupa’da bu tür meseleler ele alınınca bizim nerede yanlışımız var diye bakıldığını görüyorsunuz ki medeni bir dünyanın elbette yapması gereken şeylerden biri bu. Buna karşılık ben İslam dünyası içinde bizim nerede yanlışımız var diye bakıldığını hiç hatırlamıyorum."

Jülide Danışman / Deutsche Welle (Berlin)

Editör: Ahmet Günaltay

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN