1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

10.12.2010 - Alman basınından özetler

Nobel Barış Ödülü ile ilgili tartışmalar, Wikileaks krizi ve Avrupa ülkeleri arasındaki mali politikalara dair anlaşmazlık, bugünkü yorum konularımız.

default

Handelsblatt gazetesi, 2010 Nobel Barış Ödülü'nün Çinli rejim aleyhtarı Liu Şiaobo’ya verilmesine Pekin yönetiminin gösterdiği tepkiyi şöyle yorumluyor:

“Oslo’da acemice sahnelenen pazarlama ve insan haklarıyla ilgili güç çekişmesinde kaybeden Liu Şiaobo oldu. Nobel Komitesi bugün onu belki göklere çıkaracak. Ama rejim aleyhtarının serbest kalması ve Çin’de demokrasi denemesi yapılması daha da zorlaştı. Çin yönetimindeki liberal çevreler şahinlerde, çok yumuşadıklarından ve şantaja açık olduklarından Çin’in siyasi istikrarını riske soktukları izlenimini uyandırmamak için artık ellerinden geleni yapacaklardır.”

Rhein-Neckar Zeitung Nobel barış ödülünü konu alan yorumunda şu görüşlere yer vermiş:

“Dünyanın en önemli ödülünün sahibine ayrılan, tören salonundaki koltuk boş kalacak. Pekin yönetiminin alışılagelmiş komplo teorilerine dayalı kınama mesajları kaba bir komedyayı andırıyor. Ama kabahati kendinde arasın. Çin’de katı dikta rejiminin olduğunu dünyaya, Liu Şiaobo ya da Nobel Komitesi bundan daha iyi hatırlatamazdı.”

Ticari şirketlerin, gizli belgeleri internette yayınlayan WikiLeaks sitesine cephe almasını eleştiren Westfalen-Blatt gazetesinde şu satırları okuyoruz:

“Kurallara uymadığı gerekçesiyle WikiLeaks ile olan ticari ilişkilerine son veren Mastercard, Visa, Paypal ve Amazon gibi şirketler internet ortamının alay konusu oldu. Son derece gülünç. 2007 yılında Almanya’daki yüzlerce sübyancı satın aldığı çocuk pornolarını kredi kartıyla ödediğinde hiçbir kredi kartı şirketi sübyancı müşterileriyle ilişkisini kesmemişti. Amerikan şirketlerinin, Washington’un baskı yapmadığı şeklindeki açıklamaları da ciddiye alınmamalı. Amerikan yönetimi bütün çabalarına rağmen şimdiye kadar WikiLeaks’ın ihlal etmiş olabileceği tek bir yasa bulamadı. Şimdi, internet sitesine zarar vermek için başka yolların arandığı izlenimine kapılmamak mümkün değil. Başkalarına demokrasi ve hukuk devleti dersi vermekle övünen bir devlete bu yakışmaz.”

Neue Osnabrücker Zeitung internet sitesi aleyhinde hiçbir mahkeme kararı bulunmamasına rağmen, sitenin özel şirketler tarafından susturulmaya çalışılmasını eleştiriyor ve ekliyor:

“Değerlendirmeye açık olmakla birlikle, Amerikan kriptolarının sızdırılmasıyla ilgili skandal, internetin neler yapabileceğini ve nasıl zarar verebileceğini göstermiştir. WikiLeaks’ın bir ilk olduğundan kimse şüphe duymasın. Hükümetlerin teşhir platformuna yaptıkları muamele, gelecekte toplumun ne hale gelebileceğinin de habercisi olacaktır. Bu bakımdan toplum bu sürece mesafe koyarak ve birlikte şekillendirerek eşlik etmelidir. İnternet özgürlüğü, güçlünün özgürlüğü olduğu müddetçe, yasaların devlet lehine tek taraflı sertleştirilmesi önlenmelidir.”

Süddeutsche Zeitung, ortak Avrupa hazine bonosu çıkarılması konusunda Almanya ve Lüksemburg hükümet başkanları arasında patlak veren anlaşmazlığı şöyle yorumluyor:

“Angela Merkel ile Jean-Claude Juncker arasındaki söz düellosu Avrupa Birliği’nin moralini iyice bozdu. Bütün dünyanın gözü üzerlerinde olmasaydı, tartışmayı bu kadar büyütmeye gerek kalmazdı. Piyasalar, Avrupa’nın, euroyu krizden kurtarmaya muktedir olup olmadığını düşünmeye başladı. Ama izlenim, birlik Avrupa’sının siyasi bakımdan kendinden emin, mali bakımdan da soğukkanlı bir şekilde bu işi becermekten aciz olduğu şeklinde. Siyasi liderleri sorumluluklarının tarihi boyutunu idrak edemedikleri takdirde, Avrupa’yı zor günler bekliyor, demektir. Gerektiğinde susmayı bilmek de bu sorumluluğun bir parçasıdır.”


© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Ahmet Günaltay

Editör: Murat Çelikkafa