1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

10.11.2010 - Avrupa basınından özetler

Avrupa basınında bugün öne çıkan konular, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde reform tartışmaları, İslamcı terör endişesi ve İslam düşmanlığı ile İtalya'daki siyasi gerilim.

default

Hollanda'da yayınlanan NRC Handelsblad Avrupa Birliği'nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde temsiline ilişkin şu ilginç değerlendirmeyi aktarıyor:

“Avrupa Hindistan'ın Güvenlik Konseyi'nde olası daimi üyeliğinin ne sonuçlarını değerlendirmeli. Özellikle Amerikan Yönetimi'nin BM'de reforma ilgi duyduğu bu dönemde yeniden yapılanma konusunda ağırlığını koymalı. Bu süreçte İngiltere ve Fransa'nın daimi üye olduğu ancak Almanya'nın yer almadığı bir konseyin, ekonomik ve siyasi koşulları yansıtıp yansıtmadığı gündeme getirilmeli. Hindistan'ın bekleme odasına alındığı bu dönemde Avrupa Birliği, Avrupa'nın bir sandalyeye sahip olup olmaması gerektiğini düşünmeli.”

Lüksemburger Wort adlı gazete ise ABD Başkanı Barack Obama'nın Endonezya ziyaretini mercek altına alıyor:

“Amerikalı siyaset bilimci Samuel Huntington 1996 yılında yayınladığı Medeniyetler Çatışması teziyle özellikle Batılı ülkelerde siyasi karar alıcıları ve kamuoyunu etkiledi. Düşüncesi basit ve aynı zamanda ürkütücüydü. Zira ona göre Batı ve İslam-Arap Medeniyeti kültürel bir çatışma içerisinde. Bu tehlikeli şablon Endonezya'ya uymuyor. 294 milyonluk nüfusun yüzde 90'ı Müslüman ama Arap değiller. Tıpkı, Farslar, Osmanlılar ve Boşnaklar gibi. Arnavutluk ve Malezya da ağırlıklı olarak Müslüman nüfusa sahipler. İşte tam da bu nedenden dolayı, İslam dünyası çok yönlü ve çetrefil bir yapıya sahip olduğu için hiçbir ülkenin Müslümanlar adına liderlik üstlenmesi kolay olmuyor. Ne Batılı ve laik Türkiye, ne Suudi Arabistan ne de Mısır ya da İran. Yine de dünyada nüfus yoğunluğu bakımından dördüncü sırada yer alan ve G 20 üyesi olan Endonezya'nın özel bir rolü var. Ancak ne ABD ne de Avrupa Birliği Endonezya ile ilişkilerini gerektiği şekilde geliştirmedi. Burayı da Çin'e kaptırma tehlikesiyle karşı karşıyalar.”

Katolik Fransız gazetesi La Croix ise İslamcı terör endişesi ve İslam düşmanlığını yorum sayfasına taşıyor:

“Toplumlarımızda, Hrıstiyanlık değerlerinin yitirilmesi sonucunda oluşan boşluğun İslam tarafından doldurulduğu endişesi yayılıyor. Fransa'da, Hollanda'da, Almanya'da ve İskandinav ülkelerde bu endişeler mevcut. İslam düşmanlığının yıkıcı etkileri var. Çok yönlü direniş gerekiyor. Ancak Müslümanların da İslamcıların şiddet eylemlerini açıkça kınaması ve diğer dine mensup olanlarla dayanışma içerisine girerek güveni yeniden inşa etmesi gerekiyor. Kimlik arayışlarında, yaşadıkları ülkelere uyum sağlamalılar. Müslüman olmayanlar da diyalog kurmalı ve tüm Müslümanları bir kefeye koymaktan kaçınmalı. Nihayetinde de siyasetçiler korkuları suistimal etmekten ve dini cemaatleri birbirine düşürmekten kaçınmalı. İslamcı teröre verilecek yanıt toplumsal dışlama ve nefret olamaz.”

Muhafazakâr İtalyan gazetelerinden Corriere della Sera ise Başbakan Silvio Berlusconi'nin siyasi depreme yol açan seks skandalıyla ilgili olarak şu yorumu aktarıyor:

“Gemideki orkestra sürekli aynı şarkıları çalıyor. Halen dans edebilenler varsa bile oturup partinin bitmesini bekleyenlerin sayısı hızla artıyor. Gemi yavaşladı ve yakında buzdağına çarpıp denize gömülecek. İtalya'da siyasi sistem konusunda yaşanan kriz, Dördüncü Fransız Cumhuriyeti'nin sonunu getiren kurumsal krize çok benziyor. Ancak bu krizi tetikleyen, yani Cezayir ve bu krizi çözmeye başaran De Gaulle İtalya'da yok.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Değer Akal

Editör: Beklan Kulaksızoğlu