1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

10.10.2012 - Alman basınından özetler

Bugünkü Alman basınında Almanya Başbakanı Angela Merkel’in Yunanistan ziyareti ve Frankfurt Kitap Fuarı’na ilişkin yorumlar ağırlıkta.

Merkel, Avrupa krizinin başlamasından bu yana ilk kez ziyaret ettiği Yunanistan’da protesto gösterileriyle karşılandı. Frankfurter Allgemeine Zeitung konuya ilişkin şu yoruma yer veriyor:

“Yunanlar, Merkel'in vaat ettiği tünelin ucundaki ışığı ancak içinde bulundukları sefaletten ’Dördüncü İmparatorluk’ yani Almanya Federal Cumhuriyeti'nin sorumlu olmadığını anladıklarında görecek. Ancak Merkel karşıtı gösteriler diğer Avrupa ülkelerini de düşünmeye sevk etmeli. Gösteriler, birlik motorunun yağı olan ’herkes için refah’ durumu bozulduğunda, Avrupa’nın eski düşünce kalıpları ve reflekslerine ne kadar hızlı ve kolay dönebildiğini gösteriyor. Yunanların durumu, alacaklılarının çoğundan çok daha kötü. Ancak borç veren daha zengin ülkelerde de şu soru artık sıklıkla soruluyor: Karşılığında alınan en dikkat çekici yanıtlardan biri hakaretken, niye bu ülkelerle milyarlarca euroluk dayanışmaya girilmesi gerekiyor?“

Süddeutsche Zeitung’ta yer alan yorumda ise Yunanistan’ı harekete geçiren en önemli etkenin iki buçuk yıllık krizden sonra Euro Bölgesi’nden zorunlu olarak ayrılmak durumunda kalma tehlikesi olduğu belirtiliyor. Euro Bölgesi’nin zayıf ve güçlü ülkelerin uzun bir birlikteliğine hazırlandığını yazan gazete, bunun masraflı olacağını, kurallar, anlayış ve Atina’ya bazı ziyaretler gerektireceğini belirtiyor. Neues Deutschland ise şu değerlendirmede bulunuyor:

“Seyahatler eğitir denir. Başbakan Angela Merkel’in tartışmalı Atina ziyaretinde bu durum çok fazla ortaya çıkmıyor. Merkel’in özellikle bu gergin, bir sonraki tasarruf paketi müzakerelerinin şekillendirdiği günlerde, göreve daha haziran sonunda başlamış Yunan hükümetini ziyaret etmesi daha çok bir provokasyon. Merkel, gösteri yasağının olduğu kordon altına alınmış hükümet bölgesinde, devlet yönetimiyle sadece kısa bir süre görüşmelerde bulundu. Muhalefet politikacıları ya da sürekli protesto gösterileri düzenleyen sendikalarla buluşma programda yer almadı. Öte yandan Alman ve Yunan işletmelerin temsilcileri için zamanı vardı… Başbakan sonuçta ‘Yunanlarla’ konuşmak için değil tam aksine Troyka’nın piyonlarını kontrol altında tutmak için gelmişti. Merkel'in ziyaretini, AB’de Yunanistan’ın iflas etmesine izin verilmeyeceği iradesinin bir sembolü olarak nitelendirmek hüsnü tabirden başka bir şey değil.”

Münchner Merkur gazetesinin yorumu şöyle:

“Merkel, Samaras’ın Atina sokaklarını Weimar Cumhuriyeti’ne benzeterek uyardığı durumu, Yunanistan ziyaretinde bizzat yaşadı. Öfkeden gözü dönmüş siyasi sol, gamalı haç sembolleriyle nefret dolu bir karşılama hazırladı. Korku içindeki, umutsuz orta sınıf ise Merkel’in Yunanistan’ı hasta yatağında ziyaretinden bir çeşit mucizevî iyileşme umut etti. İki ülke liderlerinin gergin yüz ifadelerinden anlaşılacağı üzere konuşmaların içeriği bu mucizevî iyileşmeyi yansıtmıyordu. Angela Merkel’in çantasında sadaka değil sadece hoş sözler vardı. Ancak hasta artık istemiyorsa, Cermen Dr. Merkel’in cesaret verici sözleri de muhtemelen artık bir kurtuluş getirmez.”

Frankfurt Kitap Fuarı bugün açılıyor. Tagesspiegel gazetesi fuar kapsamında dijitalleşme konusunu ele alıyor:

“Yüzyıllardır tanıdığımız şekliyle kitap, dijitalleşmeye rağmen, çöküşe mahkum değil. Elektronik okuma araçları ve elektronik kitaplar bunun için yeterli avantajlar sunmuyor. Apple, Sony ya da Amazon gibi farklı firmaların bilinçli bir şekilde göze aldığı uyum sorunu da cabası: Her elektronik kitap her elektronik okuyucuda okunamıyor. Yine de basılı kitap baskı altında. En fazla satanlar piyasasında, kitapların sadece bir bölümü multimedyal alanda değerlendiriliyor. Bilgi toplumu için emsalsiz olma yönündeki ünü de ortadan kayboldu.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Başak Sezen

Editör: Beklan Kulaksızoğlu

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız