1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

10.09.2010 - Alman basınından özetler

Türkiye’deki anayasa referandumu, ABD’de köktendinci bir papazın 11 Eylül saldırılarının yıldönümünde Kur’an yakma etkinliği düzenleme planı bugünün Alman gazetelerinde öne çıkan konular arasında.

default

Süddeutsche Zeitung’da Kai Strittmacher imzalı yorumda Türkiye’de Pazar günü yapılacak anayasa referandumu konu alınıyor. Son yıllarda Türkiye’nin baş döndürücü bir yol kat ettiği, ancak tarihi dönüşümün henüz tamamlanmadığı belirtilen yorumda, “Türkiye hala koltuk değneğiyle yürüyen bir demokrasi ve deli gömleği içindeki bir hukuk devleti. Bu deli gömleği ise anayasa” ifadesine yer veriliyor. Yorumun devamında şu satırlar yer alıyor:

“Türkiye Pazar günü ‘hayır’ diyecek olursa, bu ülkeyi geriye götürür. Kürt sorununda, din özgürlüğünde, yeni bir Anayasa çabalarında ve AB üyelik projesinde. Tüm ülkedeki Erdoğan karşıtları sandıktan çıkacak ‘hayır’ sonucunu coşkuyla kutlayacaktır. Ama asıl coşkuyla kutlayacak olanlar, hükümeti devirme ya da siyasi cinayet planları yaptıkları için yargılanmakta olanlardır, on yıllardır halk tarafından seçilmedikleri halde ülkede ipleri ellerinde bulunduranlardır. Referandum bir güvensizlik oylaması olacaksa o zaman bu karanlık güçlere karşı olması daha iyidir.”

ABD'de köktendinci evanjelist bir papazın 11 Eylül saldırılarının yıldönümünde planladığı Kur'an-ı Kerim yakma etkinliğine tepkiler sürüyor. Neue Osnabrücker Zeitung da bu plana eleştirel bakıyor ve papaz Jones’u Nazilerle karşılaştırıyor:

“Naziler, 1933’te başladıkları kitap yakma eylemleriyle nefret dolu ideolojilerinin yol açacağı olayların ilk kıvılcımını ateşlemişlerdi. Papaz Jones da Kur’an yakma eylemiyle Nazilerle aynı çizgide yer alıyor. Papaz Jones’un Beyaz Saray isterse yakma eylemini iptal edeceği açıklaması uzlaşma eğiliminden çok kendini gösterme hırsıdır. Acı olan, gerçekten de onu durdurmak için Obama’nın devreye girmesi gerektiği. Çünkü bu yoldan çıkmış papazı cezalandırmanın en iyi yolu, en zayıf yerinden vurmak, kendisini kaale almamak olur.”

Rheinische Post gazetesinin yorumunda ise şu satırlar yer alıyor:

“İşte küreselleşen dünyanın getirdikleri: Sapıtmış taşralı bir papaz 11 Eylül saldırılarının yıldönümünde Kur’an yakma eylemini internetten duyuruyor, tek bir kişi ve bir avuç yandaşının İslam’a duyduğu nefret, dünyanın dört bir yanında bir şiddet dalgası doğması tehlikesine neden oluyor. Tüm dinlerden fanatiklerin aynı sapık düşünce yapısına sahip olduğuna hâlâ kanıt gerekiyorsa, Terry Jones’a bakmak yeter. İslam, özellikle de İslam’ın bizim insan hakları anlayışımızla bağdaşmayan yorumları eleştirilebilir. Ancak bir başka dinin kutsal kitabını kasten taciz etmek barbarca bir eylemdir. Bu planın Hrıstiyanlar ve Yahudiler’de de öfke ve çaresizlik hissi yaratması boşuna değil. Nefret saçan vaizlerin hepimizi rehin alması bu kadar kolay görünüyor.”

Frankfurter Allgemeine Zeitung ise son dönemde Batılı ülkelerdeki İslam karşıtı görüşler ve karşısındaki İslamcı söylemleri ele alıyor yorumunda:

“ABD ve Batı ülkelerinin, İran, Pakistan ya da Gazze Şeridi’nden farklı ölçütlere göre değerlendirilmesi gerekir. Ancak galeyana gelmiş İslamcı kitlelerin durumunu zararsız göstermeye çalışmakta da bir nevi ayrımcılık ve Batı’nın üstünlüğü düşüncesinin, “Canım işte bunlar böyle’ düşüncesinin rolü var. Diğer yanda ise, Hrıstiyanların nefret saçan söylemlerinin kınanmasında İslam dünyasında büyük riyakârlık görülüyor. İslam âleminde de önce aynaya bakılması, kendi yanlışlarının düzeltilmesi gerek.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Beklan Kulaksızoğlu

Editör: Ahmet Günaltay