1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

10.07.2006 - Alman basınından özetler...

Almanya’da bir ay süren futbol coşkusunun ardından Dünya Kupası, İtalya’nın oldu. Bugünkü Alman ve Avrupa basınında yer alan yorumlarda da Dünya Kupası çeşitli boyutlarıyla ele alınıyor, Almanya’nın ev sahipliği övülüyor ve Almanya’da yaşanan değişime dikkat çekiliyor.

Almanya’nın en yüksek tirajlı gazetesi Bild’in yorumu şöyle:

“Teknik direktör Jürgen Klinsmann ve oyuncuları mükemmel oyunlar sundu. Ve biz taraftarlar olarak tüm ülkeyi siyah, kırmızı, sarı renklerden oluşan bir partiye çevirdik. Dünya Kupası ile geçen 31 gün Almanya ve Almanları, siyasetin tüm yasa ve yönetmelikleriyle yıllar boyunca becerebildiğinden çok daha fazla değiştirdi. Ve sonunda tüm dünyada olumlu bir imajımız oldu. Çünkü gönderdiğimiz işaretleri artık yanlış anlamak mümkün değil. Almanya neşeli bir ülke. Almanya, tamamen barışçı bir ülke. Modern, fantezi dolu ve yaratıcı. İyi bir evsahibi olarak kupayı başkalarına bile bıraktık, ama buna karşılık üçüncülük maçını gerçek bir finale dönüştürdük.”

Kölner Stadt-Anzeiger gazetesi de Almanya’da yurtseverlik tartışmalarına değinerek Almanlar’ın Kupa sayesinde sonunda normale döndüğü yorumunda bulunuyor:

“İtalyanlar, Brezilyalılar, İsveç ya da Portekizliler gibi kutlayabilmek, onlar gibi eğlenmeye hakkımız olduğu bilincine varmak, Kupa coşkusunda önemli rol oynadı. Almanya normalleşti, güneş açtı, canayakın ve güleryüzlü güvenlik güçleri şiddet ve terörsüz bir atmosfer yarattı. Dünya Futbol Şampiyonası Almanlar’ı kendi ülkeleriyle ilgili travmalarından kurtardı.”

Fransız L’Alsace gazetesi, Almanya’da yaşanan değişimle ilgili şu yorumda bulunuyor:

“1936 yılında Berlin’de düzenlenen Olimpiyat Oyunları buz gibiydi. Dünya, nasyonal sosyalizmi keşfetti. Bir ömür, 70 yıl sonra aynı Olimpiyat Stadyumu Dünya Futbol Şampiyonası finaline ev sahipliği yaptı. Bu sefer Kupa, bir ay süren coşkulu kutlamalarla taçlandı. Almanya, artık aynı Almanya değil. Tüm Dünya Kupası boyunca, hala üzerine yapışık olan alışıldık klişeleri unutturdu. Soğuk Savaş ve yeniden birleşmenin üzerinden 16 yıl geçerken ülke olgunlaştı, yetişkin hale geldi. Kendisi ve diğerleriyle barıştı ve ille zafer kazanmadan da mutlu olunabileceğini keşfetti.”

Düsseldorf’ta yayımlanan Westdeutsche Zeitung ise yorumunda Alman milli futbol takımı ile ülkedeki ekonomik ve siyasi durumu karşılaştırıyor:

“Milli takımın heyecanlı futboluna duyulan coşkunun, önümüzde duran görevleri artık gölgede bırakacak olmaması iyi. Ama teknik direktör Klinsmann ve ekibinin sunduğu etkileyici örnekten dersler çıkaramazsak kötü olur. Ekonomik ve siyasi durumumuz Alman futbolunun durumu ile oldukça benzeşiyor. Uzun süre zirvede bulunduğumuz sırada bazı alanlarda rekabet, konumumuzu elimizden aldı. Ve şimdi yeniden zirveye ulaşmaya kendimiz bile cesaret edemiyoruz. Şüphesiz Klinsmann görevine devam etmeli. Ama bundan daha da önemlisi, onun başarıya ulaşmak için uyguladığı programı benimsemekten çekinmemeliyiz.”

Hamburg’da yayımlanan Financial Times Deutschland ise Şampiyona’nın ekonomik duruma etkisini ele alıyor:

“Dünya Kupası’nın getirdiklerini euro ve cent cinsinden ölçmek çok zor. Muhtemelen en iyi yönü, ekonomide iyileşme işaretleri ile ilgili tartışmaların gürültü patırtı arasında duyulmamış olması. Meydanlardaki dev ekranların önünde yaşanan hava, konjonktür eğilimlerine daha iyi uyuyor. Konjonktür değerleri Dünya Kupası havası sayesinde son haftalarda biraz daha yükseldi. Dünyanın dört bir yanından gelen konuklar evlerine döndüklerinde bu ufak yükseliş de yok olup gidebilir. Ancak olumlu eğilim fazla değişmeyecektir.”

  • Tarih 10.07.2006
  • Hazırlayan Derleyen: Ahmet Günaltay
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/Ablq
  • Tarih 10.07.2006
  • Hazırlayan Derleyen: Ahmet Günaltay
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/Ablq