1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

10.05.2012 - Alman basınından özetler

Bugünkü Alman basınından seçtiğimiz yorumlar, Türkiye Başbakanı Erdoğan’ın yargıya yönelik eleştirileri, Almanya’da Selefi tartışması ve Yunanistan’daki hükümet arayışlarını konu ediniyor.

Berlin’de yayımlanan Die Tageszeitung, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yargıya ilişkin eleştirisini yorum sütunlarına çekmiş. Gazetenin yorumunda şu görüşler dile getiriliyor:

“Askerlerin, gazetecilerin ve iş adamlarının hatta Recep Tayyip Erdoğan’ın yakın çalışma arkadaşlarının göz altına alınma olaylarının arkasının bir türlü gelmemesi üzerine Erdoğan artık imdat frenini çekmeye hazırlanıyor. Türkiye Başbakanı, göz altıların artık bir son bulması gerektiğini, aksi takdirde bu durumun ülkeyi ‘bunaltacağını’ söylüyor. Son olarak 1997 yılındaki ‘soğuk’ ve kansız 28 Şubat darbesi çerçevesinde 60’tan fazla kişi gözaltına alındı. O zamanki bu post modern darbe sırasında İslamî eğilimli başbakan Erbakan iktidardan uzaklaştırılmıştı. Erdoğan hükümetinin eski Kemalist yapılarla hesaplaşmak üzere oluşturduğu özel yargı organları kontrolden çıkmak üzere. Bunun ardında ise Fetullah Gülen hareketinin giderek artan etkisi var.”

Ve geçiyoruz Almanya gündeminin son haftalardaki en önemli konularından biri olan Selefîler meselesine. Frankfurter Rundschau gazetesi, Almanya İçişleri Bakanız Hans-Peter Friedrich'in, “Gerekirse Almanya için tehlike oluşturan Selefîleri sınır dışı edebiliriz” şeklindeki açıklaması kapsamında şu yorumu kaleme almış:

“Friedrich ve diğerlerinin savaş çığırtkanlığı yapmaları komik; hatta bunun da ötesinde tehlikeli. Almanya’da yaşayan dört milyonun üzerindeki Müslüman kitle, Alman politikacıların ‘Selefîler’den bahsettiğini, ama Alman halkının bundan genel olarak Müslümanları anladığını biliyor. Müslümanlar, sert önlemler alınması için yapılan çağrıların kendilerine değil, yobaz, kökten dinci tarikatlara yönelik olduğunu da biliyor; ama Alman halkının büyük bir çoğunluğuna böyle bir ayrıştırmanın gereksiz geldiğini de biliyorlar.”

Reutlinger General-Anzeiger gazetesinin AB’nin Yunanistan konusunda bir ikilem içinde olduğunu belirttiği yorumunda şu görüşler göze çarpıyor:

“Eğer Atina tasarruf hedeflerinden şaşacak olursa, o zaman milyarlık transferler durdurulmak zorunda kalır. Yunanistan’ın Euro Bölgesi’nden çıkartılması da mümkün değil. Bunu ancak Atina kendi rızasıyla yapabilir ki, bu da ne Euro’nun, ne de Yunanistan’ın sonu olur. Olsa olsa, 2001 yılında Euro’ya hiç mi hiç hazır olmayan Yunanistan’ın para birliğine alınma kararının düzeltilmesi anlamına gelir.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Çelik Akpınar

Editör: Murat Çelikkafa