1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

10.04.2012 - Avrupa basınından özetler

Suriye’deki gelişmeler, İran’ın nükleer programına ilişkin kriz ve İsrail’in Alman yazar Günter Grass’a tepkisi Avrupa basınında öne çıkan yorum konularını oluşturuyor.

Fransız La Presse de la Manche gazetesi, Suriye'deki gelişmeler ışığında, ülkede baskı altına alınan muhaliflere yönelik bir yoruma yer veriyor. Gazete, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın tutumunun kabul edilemez olduğunu belirtiyor ve şöyle devam ediyor:

“Bunu da aylardır biliyoruz zaten. Bunun ispatı, rejim birliklerinin isyancılara uyguladığı baskı. İsyancıların isteği, tüm halkların yaptığı gibi özgürce yaşamak; inandıkları şeyleri, sonunda tutuklanmadan söyleyebilmek. Özgür seçimlere katılmak ve insan haklarına önem veren bir toplumda yaşamak istiyorlar. Ancak iktidardaki Devlet Başkanı kendi isteği doğrultusunda bir karar verdi ve halkını baskı altına almayı seçti.”

Londra merkezli İngiliz The Times da, Beşar Esad'ın kaçınılmaz sona geldiğini belirterek, Suriye'deki gelişmeleri değerlendiren bir yorum taşıyor sütunlarına:

“Şimdi Esad rejimini destekleyen tek yönetimler, Pekin ve Moskova da kızgın. Çinliler de Suriye ile aralarına mesafe koymaya çalışıyor. Moskova ise Suriye'deki şiddet girdabının, Tartus'daki deniz üssü ve büyük ölçekli silah ticareti gibi ülkedeki kendi yatırımlarını etkilemesinden endişeli. Batı, Rusya'nın Suriye'ye tavrını sertleştirmesi konusunda gizli bir destek sunuyor. Üstelik Esad'ın Annan barış planı konusunda ipe un sermesi, Moskova'yı, Şam'da bir rejim değişikliğine gidilmesinin şart olduğu yönünde ikna edebilir. Esad için karar çoktan verildi. O, kaçınılmaz olarak kendi etrafındakilerin ve ülkesinin yok oluşunu, kendi sonunu seçti.”

İspanyol El Pais gazetesi ise bugünkü yorum köşesine, İsrail'in Alman edebiyatçı Günter Grass'ı “istenmeyen adam” ilan eden tepkisine dair bir yorumu taşıyor sütunlarına. Gazete, Grass'a getirilen seyahat yasağına ilişkin şu değerlendirmeyi yapıyor:

“İsrail, Günter Grass'a seyahat yasağı getirerek, kendisini savunulması pek de mümkün olmayan bir duruma düşürdü. Diğer demokratik ülkeler ifade özgürlüğüne ilişkin benzer olaylarda, farklı kararlar verdi. Günter Grass'ın şiiri, Ortadoğu'da yayılan nükleer silahların dünya barışı önündeki tehlikesini anlatıyor. İsrail, İran'ın bir nükleer mühimmat deposu kurmasını engellemek, kendi nükleer silahlarını ise elinde tutmaya devam etmek istiyor. Böyle bir durumda bu konu üzerine tartışılmalı ve tartışılmak da zorunda. İfade özgürlüğünü kısıtlamak yanlış bir yol.”

Avusturya'nın Liberal Der Standart gazetesi İran'ın tartışmalı nükleer programına ilişkin devam eden krize yönelik bir değerlendirme yapıyor. Yorum şöyle:

“İran'ın uranyum zenginleştirmede yüzde 20'lik bir orandan feragat etmesi, bugün artık yeterli gelmeyecektir. İran’ın nükleer silah üretmediğine dair güvencenin artırılabilmesi için, ki bu ithamdan İran’ın bizzat kendisi sorumludur, sert araştırmaların yürütülmesi ve tüm nükleer faaliyetlerin denetlenmesi gerekli. Örneğin İran’ın hangi nükleer silahlara ilişkin ne tür araştırma faaliyetleri içinde olduğu ve bu araştırmaları ne zaman yaptığının açıklığa kavuşturulması şart. Buna, askerî tesislere girişlerin izin verilmesi de dahil ve bu askerî bir saldırı ile tehdit edilen bir ülke için çok da kolay yerine getirilecek bir talep değil. ABD Başkanı Obama ülkesinin, askerî amaçlar gütmediği tam olarak netlik kazandığı takdirde, İran'ın sivil amaçlara hizmet edecek bir nükleer programını kabul edebileceğinin sinyallerini verdi. Ancak bu konuda daha ayrıntılı bir açıklama yapmadı. Sivil amaçlara yönelik nükleer programın kapsamına uranyum zenginleştirme de dâhil mi? ABD Başkanlık seçimleri öncesinde bunu söylemeyecektir. Ancak tartışmanın seyri ılımlı bir hal alabilir. Tabii eğer İran isterse.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Gezal Acer

Editör: Başak Özay

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız